Irak Kalkınma Yolu
- mutlunecmettin
- 8 May 2025
- 14 dakikada okunur
Türkiye, Irak, BAE ve Katar iş birliğinde Basra'yı Avrupa'ya bağlayacak milyarlarca dolarlık “Kalkınma Yolu Projesi” çalışmalar, hız kesmeden devam ediyor.
Yeni İpek Yolu olarak tanımlanan projenin ilk ayağı ve Orta Doğu'nun en büyük limanlarından biri olacak Irak'ın Basra kentindeki Büyük Faw Limanı Basra Körfezi'nin Khor Abdullah burnu girişinde yer alıyor.
İnşaatı devam eden Orta Doğu'nun ilk daldırma tüneli aracılığıyla Faw Limanı, ülkenin eski limanı Um Kasr'a bağlanarak otobana açılacak.
Tünelin bloklarının inşasını Türk şirket Tuval İnşaat tarafından yapıldı, blokların suya daldırılması işlemini ise Güney Koreli Daewoo şirketi yürütüyor.
Irak Kalkınma Yolu Projesi ayrıca Çin ile Avrupa arasındaki mesafeyi, Süveyş Kanalı'ndan geçen deniz yoluna göre kısaltarak zamandan ve maliyetten tasarruf sağlayacak. (Haidar Mohammed Ali - Anadolu Ajansı)
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani Ankara'ya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Türkiye ve Irak olarak, 30 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmak, karşılıklı yatırımları artırmak, Kalkınma Yolu Projesi ve yeni sınır kapıları ile bağlantımızı ve ticaretimizi daha da güçlü hale getirmek için yeni adımlar atmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Sudani'yi, Esenboğa Havalimanı'nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat karşıladı. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daveti üzerine Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Irak Başbakanı es-Sudani'yi, Esenboğa Havalimanı'nda karşıladı. Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi davetlisi olarak ülkemizi ziyaret eden Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'yi Esenboğa Havalimanı'nda karşıladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan ile Irak Başbakanı Sayın es-Sudani başkanlıklarında gerçekleşecek ikili ve heyetlerarası toplantıların; son yıllarda siyasi, ekonomik, güvenlik ve ticari alanlarda hızla gelişmekte olan Türkiye-Irak ilişkilerinin daha da ileriye taşınmasına önemli katkılar sağlayacağı inancındayım” dedi.
Bolat Erdoğan ve Sudani’nin yapacağı görüşmenin gündemlerine ilişkin de “Türkiye ve Irak olarak, 30 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmak, karşılıklı yatırımları artırmak, Kalkınma Yolu Projesi ve yeni sınır kapıları ile bağlantımızı ve ticaretimizi daha da güçlü hale getirmek için yeni adımlar atmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bugün eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Irak Cumhuriyeti nezdinde özel temsilci olarak görevlendirilmişti.
'Kalkınma Yolu' projesi nedir?
Basra Körfezi'ni Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlamayı hedefleyen 'Kalkınma Yolu', 2023’te imzalanan ‘Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’nda (IMEC) Türkiye’nin baypas edilmesi sonrasında gündeme getirilmişti. Projeye dair kasım ayında Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar arasında Bağdat’ta bir çerçeve deklarasyon imzalanmıştı. Projeyle yaklaşık 20 milyar dolarlık kara ve demir yolu aracılığıyla Körfez ülkelerine ait ürünlerin 10 saatte Türkiye’ye ulaşması hedefleniyor.
Yol, Türkiye sınırını geçmeden önce tüm Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden (IKBY) geçecek. Projenin uygulanabilirliği, PKK’nin bölgedeki askeri varlığının ortadan kaldırılması koşuluna bağlanıyor. Şubat ayında IKBY Başbakanı Mesrur Barzani ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dubai'de düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesinde projeyi görüşmüştü. (Politika Servisi)
Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak Kalkınma Yolu ile Ovaköy Kapısı’nın inşasında bu hafta önemli gelişmeler olacak. Projenin iki kilit ülkesi Türkiye ve Irak arasında trafik yoğunlaşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Irak Başbakanı Es-Sudani ile bir araya geliyor. Türkiye’den de üst düzey bir heyet Bağdat’a gidecek. Bu görüşmelerin ardından hem yol hem sınır kapısında somut adımlar atılması bekleniyor.
Kalkınma Yolu Projesi’ne ivme kazandıracak Ovaköy Sınır Kapısı için Türkiye ve Irak arasında diplomatik trafik yoğunlaşıyor. Cumhurbaşkan Erdoğan, bugün ülkemize beraberindeki üst düzey heyetle resmi ziyarette bulunacak olan Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek. Irak heyetinin ziyaretinin ardından Türkiye'den de üst düzey bir heyetin Bağdat'a gitmesi planlanıyor. Bu görüşmelerin ardından hem Kalkınma Yolu'nun yapım süreci hem de Ovaköy Sınır Kapısı ile ilgili somut adımların atılması bekleniyor.
TÜRKİYE'NİN ELİNİ GÜÇLENDİRECEK
Avrupa’yı Türkiye üzerinden Basra Körfezi’ne bağlayacak Kalkınma Yolu ile Ovaköy Sınır Kapısı projelerinde bu hafta önemli gelişmeler yaşanacak. Projenin iki ülke arasındaki transit geçişi hızlandıracak Ovaköy ayağında sürecin başlaması hedefleniyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin kontrolündeki Habur Sınır Kapısı’na alternatif planlanan Ovaköy Sınır Kapısı ile Türkiye’nin bölgedeki lojistik etkisinin artması öngörülüyor. Bu kapının açılması ile Türkiye’nin bölgesel ticaretteki rolünün güçleneceği
ifade ediliyor.
YENİ SÜVEYŞ HATTI
Basra Körfezi’nden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nun merkezinde yeralan Ovaköy, projede kritik bir geçiş noktası. 17 milyar dolarlık kara ve demir yolu altyapısını kapsayan proje ile Körfez ülkelerine ait ürünlerin 10 saat gibi kısa bir sürede Türkiye’ye ulaşması hedefleniyor.
FİNANSMAN MODELİ NETLEŞECEK
Avrupa’dan Körfez’e uzanan geniş bir coğrafyayı etkileyecek “Yeni İpek Yolu” denen Kalkınma Yolu’nun finansmanı da bu görüşmelerde ele alınacak. Özel sektör yatırımlarının devreye alınacağı model kapsamında uluslararası finans kuruluşlarının sürece dahil olması bekleniyor. Projenin mali yapısına ilişkin ayrıntıların söz konusu ziyaretlerde netleşeceği belirtiliyor.
İMZALARLA EŞİK AŞILACAK
Geçtiğimiz kasım ayında Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar arasında Bağdat’ta imzalanan çerçeve deklarasyonun ardından bu ziyaretlerle anlaşmanın içeriği doldurulacak. Kalkınma Yolu’nun nihai anlaşmasının imzalanması ile projede kritik bir
eşik aşılmış olacak.
m altyapısının iyileştirilmesi: Kalkınma Yolu Projesi, Irak’ı Batı Asya’da bir çekim noktası haline getirecektir. Proje, Irak’tan geçerek Suriye, İran, Suudi Arabistan ve Ürdün’ü doğudan batıya demiryolu ve kara yolu ile bağlamayı amaçlıyor. Bu bağlamda, sadece ulaşım altyapısını iyileştirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgesel ticaretin artmasına, ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesine ve Irak’ın stratejik öneminin artırılmasına katkıda bulunacaktır.
Büyük Fav Limanı ve sanayi şehri: Irak’ın ilk kez denize açılmasını sağlayacak ve Ortadoğu’nun en büyük limanı olacak Büyük Fav Limanı’nın tamamlanması ve akıllı bir sanayi şehrinin kurulması, projenin temel parçası. Bu limanın, uluslararası ticaretin merkezlerinden biri haline gelmesi planlanıyor. Ayrıca, yol, on beş istasyon aracılığıyla on bir Irak vilayetinin idari sınırlarından geçtiği için bölgesel kalkınma önlemlerinin uygulanmasıyla yerel ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi amaçlıyor.
Enerji güvenliği ve yeni pazarlar: Ukrayna-Rusya savaşı sonrası Rusya, enerji tedarikçisi olarak güvenilirliğini kaybetti. Avrupa, enerji gereksinimlerini karşılamak için planlarını gözden geçirirken, Katar doğal gazının Avrupa’ya taşınması gündeme geldi. Büyük Fav Limanı, Katar gazının Irak toprakları üzerinden Avrupa’ya taşınması için daha ekonomik ve kısa bir yol sunuyor.
Ekonomik dönüşüm ve sanayinin canlanması: Proje, Irak’ın sanayisini yeniden canlandırmayı ve ülke ekonomisinde gerçek bir dönüşüm yaratmayı hedefliyor. Böylece girişim, ülke bütçesine petrol dışı kaynaklar sağlayacak ve ekonomik bağımsızlığı artıracak.
Baltık, Adriyatik ve Karadeniz ülkelerinin başlattığı "Üç Deniz Girişimi
Türkiye, İspanya ile Orta ve Doğu Avrupa'da enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarındaki altyapı eksikliklerinin giderilmesi hedefiyle Baltık, Adriyatik ve Karadeniz ülkelerinin başlattığı "Üç Deniz Girişimi"nin stratejik ortağı oldu.
Haberin Devamı
Play Video
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Varşova'daki Kraliyet Şatosu'nda devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı Üç Deniz Girişimi'nin 10. Zirvesi'nin ana genel oturumunda Türkiye'yi temsil etti.
Burada yaptığı konuşmaya ev sahibi ülke Polonya'ya misafirperverliğinden dolayı şükranlarını sunarak başlayan Uraloğlu, Üç Deniz Girişimi'nin, Doğu ve Orta Avrupa'da kuzey-güney aksında güçlü bir bağlantı kuşağı kurarak bölgesel kalkınmayı önemli ölçüde artıracağını söyledi.
Uraloğlu, Türkiye'nin söz konusu girişimi en başından beri yakından takip ettiğini belirterek, "Üç Deniz Girişimi, 10 yıl içinde iddialı bir fikirden bölgesel kalkınma ve Avrupa bütünleşmesi açısından dönüştürücü bir güç haline gelmiştir. Viya Karpatya ve Rail Reil Baltika gibi projeler, bu ortak vizyonun somut yansımalarıdır." dedi.
Haberin Devamı
Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin Üç Deniz Girişimi'ne yönelik stratejik ortaklık başvurusunun ulaşım, enerji ve dijital altyapılar alanında bağlantısallığı artırmaya yönelik, ülkelerin ortak paydasına dayanan ileri bir görüş üzerine inşa edildiğini dile getirdi.
Uraloğlu, Türkiye'nin, Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında yer alan coğrafyasıyla tarih boyunca bağlantı, ticaret ve enerji açısından önemli bir merkez olduğunu belirterek şöyle devam etti:
"Dünyanın giderek daha fazla bölgesel ortaklıklara yöneldiği bu dönemde Türkiye'nin jeostratejik konumu, ortaklıklara her zamankinden daha fazla değer katan bir seviyeye erişmiştir. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projeleri ile Türkiye, Avrupa'nın küresel pazarlara erişimini genişletmeye hazırdır. Orta Koridor, Güney Kafkasya, Hazar Denizi ve Orta Asya üzerinden Asya ile Avrupa arasında güvenli, verimli ve jeopolitik açıdan istikrarlı bir alternatif sunmaktadır. Kalkınma Yolu projesi ise Basra Körfezi'nden Irak ve Türkiye üzeri Avrupa'ya uzanan bir kuzey-güney hattı oluşturmayı hedeflemektedir. Dolayısıyla, üzerinden Hazar Denizi bağlantılı ulaştırma koridoru geçen ve Basra Körfezi ile koridor bağlantısı projesi yürüten Türkiye'nin stratejik ortaklığı, Basra ve Hazar erişiminde Üç Deniz Girişimi'ne sunacağı bütüncül koridor yönetimi ile girişimi 5 deniz stratejik ortaklığı seviyesine taşımaktadır.”
Haberin Devamı
ASYA VE AVRUPA KITALARI 5 KARA YOLU GEÇİŞİYLE TÜRK BOĞAZLARI ÜZERİNDEN BAĞLANDI
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Türkiye'nin Üç Deniz Girişimi'ne stratejik ortaklık perspektifinin yalnızca coğrafi konumuna değil, aynı zamanda altyapı kapasitesine de dayandığını söyledi.
Uraloğlu, Asya ve Avrupa kıtasının biri Avrasya Tüneli ile boğazın altından ve 3'ü köprü ile boğazın üstünden olmak üzere İstanbul Boğazı'nda 4, dünyanın en büyük açıklığına sahip 1915 Çanakkale Köprüsü de dahil edilirse 5 kara yolu geçişiyle Türk Boğazları üzerinden bağlandığını ifade etti.
Demir yolu ulaşımında ise İstanbul Boğazı'nın altından Marmaray geçişiyle kesintisiz raylı sistem taşımacılığı yapıldığına işaret eden Uraloğlu, şöyle konuştu:
Haberin Devamı
"Ancak ileriye yönelik hedeflerimiz için bunu da yeterli görmüyoruz. Kara yolu taşımacılığı için İstanbul Boğazı üzerinden 3. köprüyü tasarlarken bugünleri düşünerek orta kısmında demir yolu geçişi planladık. Kara yolu taşımacılığı için halihazırda kullanılmakta olan ve dünyanın en geniş köprüsü olan bu köprünün çift hat demir yolu ile de hizmet vermesi için yaklaşık 5 milyar dolar yatırım hazırlığındayız.
Tabii ki bu altyapıları inşa etmek yetmiyor, iyi bir sınır işbirliği de yapmamız gerekiyor. Bu konuda komşumuz Bulgaristan'a teşekkür etmek istiyorum, iyi bir işbirliğimiz mevcut. Bulgaristan ile son olarak yeni bir demir yolu sınır geçişi açmak için mutabakat zaptı imzaladık. Bu yeni geçişle ilerleyen yıllarda demir yolu sınır geçişinde kapasite sorununun önüne geçmeyi hedefliyoruz.
Haberin Devamı
Dünya standartlarındaki altyapımız ve genişleyen yüksek hızlı tren ve otoyol ağımızla, kıtaların kesişim noktasında bir lojistik gücüz. Projelerimiz sayısız ödüle layık görülmektedir. Son olarak, geçen hafta OECD bünyesinde başlatılan Mavi Nokta Ağı girişiminde sertifika almaya hak kazanan ilk proje biraz önce bahsettiğim Avrasya Tüneli olmuştur."
Bakan Uraloğlu, ayrıca Türkiye'nin büyük havaalanları ve otoyol projeleri gibi mega projelerle hayata geçirilen kamu-özel sektör işbirliği konusundaki engin tecrübesiyle Üç Deniz Girişimi Yatırım Fonu'nun dönüştürücü projeler gerçekleştirme kapasitesini artırmaya katkı sunmaya hazır olduğunu dile getirdi.
Haberin Devamı
Türkiye'nin akıllı ulaşım, yeşil lojistik ve dijital altyapıya yönelik ulusal stratejilerinin, Avrupa'nın sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu olduğuna işaret eden Uraloğlu, "Üç Deniz Girişimi'nin yeşil ve dijital hedeflerine de kıymetli katkılar sağlayacaktır." dedi.
Uraloğlu, enerji güvenliğinin Orta ve Doğu Avrupa için ön planda olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Türkiye, değişen enerji dinamiklerine başarıyla uyum sağlamıştır. Kendi enerji güvenliğini temin etmenin yanı sıra başta komşularımız ve ortaklarımız olmak üzere Avrupa'nın enerji arz güvenliğinin korunmasında da aktif rol oynamaktadır. Güçlü altyapımız ve temiz enerji potansiyelimizle, bölgemizin enerji güvenliğine katkı sunmaya devam edeceğiz.
Türkiye, Üç Deniz Girişimi ülkeleriyle birlikte bağlantısallığı artırılmış daha müreffeh bir bölge inşa etmeye hazırdır. Stratejik ortaklık başvurumuzun kabulü için tüm üye ülkelere ülkem adına teşekkürlerimizi iletmek isterim. Stratejik ortaklık ilişkisine sahip olduğumuz ev sahibi Polonya'ya da desteklerinden dolayı ayrıca teşekkür ederim."
Öte yandan, Bakan Uraloğlu, zirveye katılan diğer ülkelerin hükümet yetkilileriyle görüş alışverişinde bulundu.
ÜÇ DENİZ GİRİŞİMİ
Üç Deniz Girişimi'ne Karadağ ve Arnavutluk resmi pozisyonda ortak üye olarak katılırken, Türkiye'nin yanı sıra İspanya girişime stratejik ortak oldu.
Enerji, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörlerindeki altyapıyı birbirine bağlamayı hedefleyen girişim, kuzey-güney eksenindeki ülkeleri entegre etmek amacıyla Avrupa Birliği (AB) desteğiyle 2015'te Polonya ve Hırvatistan'ın öncülüğünde başlatıldı.
Girişim, Orta ve Doğu Avrupa'da enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarındaki altyapı eksikliklerinin giderilmesini hedefliyor.
Girişimin öncelikli projeler listesinde 143 proje yer alıyor. Üç Deniz Girişimi, başlangıçta Avusturya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya olmak üzere 12 AB üye ülkesini bir araya getirmişti.
Söz konusu işbirliğinin Üç Deniz Girişimi olarak adlandırılmasında, 12 ülkenin coğrafi bakımdan Baltık, Adriyatik ve Karadeniz arasında konumlanması ve bu 3 deniz üzerinden dünya pazarlarına erişmeyi hedeflemesi belirleyici oldu.
Girişim, 2023'te Yunanistan'ı da kapsayacak şekilde genişledi.
ABD, Japonya, Avrupa Komisyonu ve Almanya da girişimin stratejik ortakları arasında yer alıyor.
YAKLAŞIK 550 MİLYAR AVROLUK ALTYAPI İHTİYACI
Türkiye, Üç Deniz Girişimi'nin önemli projelerinden biri olan Via Carpatia'da da yer alıyor. Otoyol, Litvanya'nın Klaipeda Limanı'ndan (Polonya, Slovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan'dan sonra) Selanik Limanı'na ve buradan İstanbul'a uzanıyor.
Türkiye'nin söz konusu girişimde daha fazla yer alması, bölge güvenliğine, özellikle Karadeniz havzasına, savunmasına ve ekonomik canlılığına artı ve somut değerler katması bekleniyor.
Öte yandan, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde başta ulaşım olmak üzere altyapı Batı Avrupa ülkelerine kıyasla daha eski ve yetersiz durumda olduğundan 2030'a kadar ulaştırma alanında 290 milyar avro, enerjide 88 milyar avro ve telekomünikasyonda 160 milyar avro tutarında altyapı yatırım ihtiyacı olduğu tahmin ediliyor.
- Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Kalkınma Yolu Projesi'nin ilerleyişini değerlendirmek üzere özel komitenin olağan toplantısına başkanlık etti.
Başbakanlık basın ofisinden yapılan açıklamaya göre, toplantıya Ulaştırma ile Sanayi Bakanları, Irak Yatırım Kurumu Başkanı, Irak Kalkınma Fonu Başkanı, Limanlar Genel Müdürü ve projeye danışmanlık hizmeti veren Oliver Wyman şirketinin temsilcileri katıldı.
Toplantıda, projenin güncel durumu ve ilerleme süreci ele alındı. İşlerin hızlı yürütülmesi ve yapılanların takibi için özel bir şirketin kurulması da görüşüldü. Demiryolu ve karayolu güzergahında yaşanan uyumsuzluklar, kamulaştırma çalışmaları, arkeolojik alanların korunması ve mayın sahalarının temizlenmesi gibi konular masaya yatırıldı.
Ayrıca, Kalkınma Yolu güzergahı boyunca yatırım fırsatlarının belirlenmesi, mali model çerçevesinde ekonomik imkanların düzenlenmesi ve yatırım bölgelerinin planlanması gibi konular toplantının gündeminde yer aldı.
Kalkınma Yolu Projesi nedir?
Kalkınma Yolu Projesi, Basra Körfez’inden kara ve demiryollarıyla Türkiye’ye ve Avrupa’ya uzanıyor. Bu proje için Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında Ortak İşbirliği Mutabakat Zaptı imzalandı.
Kalkınma Yolu Projesi, Irak’ın güneyindeki Basra kentinde başlıyor. İnşası devam eden proje, 14 bin 523 metrelik dünyanın en uzun dalgakıranı unvanıyla Ortadoğu’nun en büyük limanlarından biri olacak Büyük Faw Limanı’ndan başlamış durumda.
Proje aynı zamanda kara ve demiryolu hatlarıyla Irak’ı Türkiye üzerinden Asya ve Avrupa’ya bağlayacak.
Irak ve Türkiye’yi birbirine bağlayacak proje, küresel anlamda da önemli bir ticari koridor olmayı amaçlıyor. Projenin Irak ile Türkiye ve bölgenin ekonomik ve jeopolitik statüsünü güçlendireceği ifade ediliyor
‘Kalkınma Yolu Projesi’ tartışması: Kürdistan Bölgesi neden dahil değil?
28-01-2025
Paylaş
Share on Facebook
Share on Twitter
Share on Messenger
Favori listeme ekle
Foto: Rûdaw Grafik
İlgili içerikler
Ayrıca Irak kategorisinde
A+A-
Haberi dinle
Bağdat (Rûdaw) - Rûdaw Medya Grubu'nun sponsorluğunda Bağdat'ta başlayan "Irak Enerji Konferansı"nda Irak Kalkınma Yolu Projesi de ele alındı. Kürdistan Bölgesi İmar ve İskan Bakanı Dana Abdulkerim, projenin Kürdistan Bölgesi sınırlarından uzak tutulduğunu dolayısyla Kürdistan halkının bundan faydalanmadığını söyledi. Irak Başbakanlık danışmanı Nasır el-Esedi ise bu eleştiriye, “Siz Kürdistan Bölgesi’nden geçmediğini söylüyorsunuz ama BAE’den de geçmiyor” şeklinde yanıt verdi.
Enerji kaynakları, çevre ve ekonomik çeşitlilik gündemi ile düzenlenen Irak Enerji Konferansı, bugün Bağdat'ta başladı.
Medya ortağı ve sponsorluğunu Rûdaw Medya Grubu’nun yaptığı konferans iki gün sürecek.
Konferans kapsamında düzenlenen panele katılan Kürdistan Bölgesi İmar ve İskan Bakanı Dana Abdulkerim, Kalkınma Yolu Projesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Abdulkerim, “Kalkınma Yolu Projesi stratejik bir proje ve Irak devleti tarihinin en büyük projelerinden biri. Çünkü Irak’ı batı ile doğuyu yani Asyayı Ortadoğu ve Avrupa ile birleştiren bir güzergah haline getiriyor. Bu proje Irak’ı yeni bir ufka taşıyor. Bu proje Irak’ta sekiz temel alanı etkiliyor” dedi.
“Maalesef Kalkınma Yolu Projesi Kürdistan Bölgesi’nden uzak”
Projenin ekonomik açıdan Irak’a büyük faydalar sağlayacağını, altyapıyı ve ulaşımı güçlendireceğini belirten Bakan Abdulkerim, Kürdistan Bölgesi’nin bu projeden nasıl yararlanabileceği sorusuna, şu yanıtı verdi:
“Bizim Kürdistan Bölgesi olarak projenin güzergahı hakkında bazı görüşlerimiz var. Bu proje tüm Irak’ındır, bu yüzden tüm bileşenler bundan fayda sağlamalı. Kürdistan Bölgesi Irak devletinin önemli bir parçası. Kürdistan Bölgesi sağlam bir ekonomik altyapıya sahip. Süleymaniye sanayi başkenti olarak görülüyor. Yaklaşık 2000 stratejik imalathane bulunuyor. Yüzlercesi de Erbil’de var. Petrol sanayisi için de iyi bir altyapı mecut. Kürdistan Bölgesi’nde ayrıca turizm var. Ama maalesef Kalkınma Yolu Projesi Kürdistan Bölgesi’nden uzak bir mesafeden geçiyor. Hatta Kerkük gibi önemli bir vileyette bu projenin yararlarından muaf durumda. Bunlar projenin zayıf noktaları.
“Biz bir kaç açıdan projenin güzergahının yenilenmesini istedik”
Biz bir kaç açıdan projenin güzergahının yenilenmesini istedik. Proje Kürdistan Bölgesi’ne yaklaştığı bölgelerde Dicle’nin batısından geçiyor. Nüfusun seyrek olduğu bölgelerden geçiyor. Nüfusun yoğun yaşadığı bölgeler Kerkük, Erbil, Duhok ve oradan kuzeye doğru olan bölgelerdir. Süleymaniye’de 2000 stratejik imalathanenin bulunduğundan bahsettim. Bu nedenle projenin daha aktif olması ve Irak ekonomisi üzerinde daha fazla olumlu etki yaratabilmesi için güzergahının bir kez daha gözden geçirilmesi gerekiyor ki Kürdistan Bölgesi de bu büyük projenin bir parçası olabilsin. Mesele sadece ekonomik de değil, toplumsal açıdan da çok önemli bir proje.
“Projenin gözden geçirilmesi Irak’ın da çıkarına”
Proje Kürdistan Bölgesi’ni kapsadığında toplumsal altyapısı da daha güçlü olur. Aksi taktirde bir toplumsal uzaklaşma oluşur. Dolayısıyla proje Kürdistan Bölgesi’nden geçtiğinde toplumsal açıdan daha fazla kaynaşma, alışveriş olur. Irak’ın farklı bölgeleri ile Kürdistan Bölgesi arasında toplusal kaynaşma daha fazla olur. Dolayısıyla bahsettiğim sekiz konu da göz önünde bulundurulduğunda projenin gözden geçirilmesi Irak’ın da çıkarına olur.”
Ardından söz alan Irak Başbakanlık Ulaştırma İşlerinden Sorumlu Danışmanı Nasır el-Esedi, “Tüm Kürt kardeşlerimiz ve Kürdistan Bölgesi’ndeki tüm vilayetlerle gurur duyuyoruz. Kürdistan Irak’ın, Irak da Kürdistan’ın bir parçası. Biz çok güzel toplumsal bir mozaik olarak birbirimizi tamamlıyoruz” dedi.
“Kürdistan Bölgesi’nin projenin dışında tutulduğu propagandadan ibaret”
El-Esedi, “Doğrusu Kürdistan Bölgesi’nin Kalkınma Yolu projesinin dışında tutulduğu veya planların içinde olmadığı yönündeki söylemler propagandadan ibaret. Siyasi yönden ele almayacağım; bir uzman olarak, dünya çapında farklı projeler hakkında 35 yıllık bir tecrübeye sahip olan biri olarak söylüyorum. Biz bu projede kalabalık yerleşim yerlerinden uzak durmak istiyoruz. Bu yüzden kalabalık şehirlerden uzak olan yolları seçtik ki yeni yerleşim yerlerine fırsatlar tanıyabilelim. Siz Kürdistan Bölgesi’nden geçmediğini söylüyorsunuz ama BAE’den de geçmiyor. Diyala’dan da, Kerkük’ten de Bağdat’tan da geçmiyor. Irak’ın yarısından geçmiyor. Projenin amacı tüm şehirlerden geçmesi değil ki. Aksine biz Irak’ı ekonomik olarak dünyaya bağlayan bir proje olsun istiyoruz. Yeni ekonomik şehirler kurmak istiyoruz. Projenin geçtiği yerlerde yerleşim yerleri kurulacak. Turizm olacak, toplumsal ilişkiler gelişecek. Proje teknik açıdan ele alınmış” ifadelerini kullandı.
Proje üzerinde dört araştırma yaptıklarını beliren el-Esedi, Kürdistan Bölgesi ile görüştüklerini, mühendislik açıdan projenin Dicle’nin doğusundan geçmesinin daha uygun olacağına karar verdiklerini söyledi.
“Projenin bir kısmı Duhok’tan geçiyor”
Projenin amacının mesafeyi kısaltmak olduğunu vurgulayan el-Esedi, yolun Irak üzerinden Türkiye’ye ve oradan da Avrupa’ya uzanacağını dile getirdi.
El-Esedi, “Projeyi tüm siyasi amaçlardan uzak tutuyoruz. Projenin bir kısmı Duhok’tan geçiyor. Projeye başladığımızda Duhok Valisi Sayın Ali Teter ile görüştük. Proje diğer şehirlerden de geçmiyor. Basra’ya 45 kilometre uzaklıkta. Nasıriye’den 35, Necef’ten 12, Bağdat’tan 46, Musul’dan 22 kilometre uzaktan geçiyor. Biz kalabalık şehirlerdeki ekonomik hareketliliği bu güzergaha taşımayı ve tutizm için imkan oluşturmayı amaçlıyoruz” dedi.
Irak Başbakanlık Ulaştırma İşlerinden Sorumlu Danışmanı Nasır el-Esedi, Kürdistan Bölgesi’nin projenin temel bir parçası olduğunu savundu.
“Kürdistan Bölgesi projenin yapımına dahil edilmedi”
Ardından bir kez daha söz alan Bakan Dana Abdulkerim, Kürdistan Bölgesi Hükümetinin kurumları projenin hazırlanması aşamasında kurulan komisyonlara dahil edilmediğini söyledi.
Abdulkerim, “Kürdistan Bölgesi olarak biz bu projenin dışında tutuluyoruz. Biz projenin güzergahının eğri bürü olmasını istemiyoruz. Çünkü bu şekilde daha uzun ve uzak oluyor. Yolun yakınlığı mesele ise, Fırat’ın doğusundan daha kısa olur. Kürdistan Bölgesi’nden geçerse arazi koşulları nedeniyle masrafı daha çok olur denildiğini duyduk. Fırat’ın doğusu ise çöl bir bölge ki o zaman masrafı daha az olur, mesafe kısa olur” dedi.
Dicle’nin doğusundaki nüfus yoğunluğunun da Kürdistan Bölgesi’ndeki bölgelere oranla çok fark etmediğini vurgulayan Abdulkerim, “Biz projenin tüm şehirlerden geçmesini istemedik ama Kürdistan Bölgesi’nden geçmesini ve oradan Türkiye’ye ulaşmasını istedik. Biz Kürdistan Bölgesi’nin projenin yapımına ve komisyonlara dahil edilmemesinin siyasi bir karar olduğunu düşünüyoruz, ekonomik veya teknik değil” ifadelerini kullandı.
Kalkınma Yolu Projesi: Hattın bir bölümü Duhok'tan geçecek
22-03-2025
Paylaş
Share on Facebook
Share on Twitter
Share on Messenger
Favori listeme ekle
Kalkınma Yolu Projesi: Hattın bir bölümü Duhok ilinden geçecek
Etiketler Kalkınma Yolu Projesi Duhok Türkiye Kürdistan Bölgesi
İlgili içerikler
Ayrıca KÜRDİSTAN kategorisinde
A+A-
Haberi dinle
Erbil (Rûdaw) - Irak hükümeti, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında bin 200 kilometrelik dev taşımacılık hattının inşasına hazırlanıyor. Proje, Duhok’tan geçerek Habur sınır kapısı üzerinden Türkiye’ye bağlanacak.
Irak Başbakanı'nın Ulaştırma Danışmanı Dr. Nasır Esedi, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, Kalkınma Yolu Projesi'nin güzergah planlamasının tamamlandığını duyurdu.
Buna göre, hattın 11 kilometrelik bölümü Duhok ilinden geçerek Habur sınır kapısıyla Türkiye’ye bağlanacak.
Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile koordinasyon sağlandı
Proje kapsamında Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile tam bir işbirliği içinde çalıştıklarını belirten Nasır Esedi, Duhok Valisi ile projenin detaylarını görüşmek üzere toplantılar düzenlediklerini ifade etti.
"Gelecek aşamada proje planları detaylı bir şekilde incelenecek ve uygulanmak üzere yönlendirilecek" diyen Esedi, projenin Irak için büyük bir ekonomik dönüşüm sağlayacağını ve binlerce kişiye istihdam yaratacağını vurguladı.
Bin 200 kilometrelik dev taşımacılık hattı
Kalkınma Yolu Projesi, Basra ilindeki Fav Limanı'ndan başlayarak Türkiye sınırına kadar uzanacak. Proje kapsamında yük taşımacılığı, yolcu taşımacılığı ve demiryolu hatları inşa edilecek.
Projenin toplam maliyetinin 17 milyar dolar olacağı öngörülüyor. Bunun 10,5 milyar doları modern elektrikli trenlerin satın alınmasına, 6,5 milyar doları ise demiryolu hattının genişletilmesine ayrılacak.
Tamamlanma takvimi belli oldu
Projenin ilk aşamasının 2028 yılında tamamlanması planlanırken, nihai aşamanın ise 2050 yılında tamamlanacağı açıklandı.
Kalkınma Yolu’nun, Irak’ı küresel ticaret rotalarında daha stratejik bir konuma taşıması hedefleniyor.
Hat bölge için önemli sonuçlar ortaya çıkardı
Demir yolu tamamlandıktan sonra Osmanlı Devleti'nin kısa ömrüne rağmen önemli askeri, siyasi, iktisadi ve sosyal sonuçlar doğurdu.
Demir yolu, 1. Dünya Savaşı ve Hicaz isyanı sırasındaki nakliyat ve askeri operasyonlarda hayati bir ulaşım aracı oldu. Medine'de bulunan mukaddes emanetlerle sivillerin Suriye'ye gönderilmesi yine demir yolu sayesinde gerçekleşti. Bütün cephelerde alınan yenilgilere rağmen Medine'nin 1919 başına kadar teslim olmamasında da hattın önemli payı vardır.
Demir yolu hattının işletmeye açılmasından sonra birçok şehrin ve yerleşim biriminin ekonomisi hızla gelişti. Aynı şekilde imar ve inşa faaliyetlerinin artmasında ve birçok kamu binasının yapımında demir yolunun bölgeye getirdiği değişimin payı vardı. Özel tren seferleri düzenlenmesi turistik seyahatleri de çoğalttı. Hatta bir kısım bedevinin yerleşik hayata geçmeye başladığı, bazı Çerkez göçmenlerin demir yolu yakınlarına yerleştiği görüldü.
Hicaz Demir Yolu, Mühendishane-i Berri-i Hümayun çıkışlı pek çok mühendisin de ilk tecrübe ve yetişme yeri oldu. Böylece ileride Cumhuriyet döneminde demir yollarının yapımı aşamasında gerekecek bilgi ve tecrübe birikiminin temeli atıldı ve azımsanmayacak kadar çok teknik eleman yetişti.
Hicaz Demir Yolu, meydana getirdiği maddi sonuçların yanı sıra dünya Müslümanları arasında ortak bir hedef ve ideal etrafında yardımlaşma ve dayanışma bilincinin oluşmasına da önemli katkı sağladı.
I. Dünya Savaşı'ndan sonra demir yolu dört kısma ayrıldı. Hayfa-Semah hattı Filistin'de, Müdevvere-Medine hattı Hicaz Haşimi Krallığı ve daha sonra Suudi Arabistan'da, Şam-Der'a, Der'a-Semah hattı Suriye'de, Der'a-Müdevvere hattı ise Ürdün'de kaldı. Suriye, Ürdün ve Filistin'deki hatlar İngiliz ve Fransız mandası altındaki hükümetlerce idare edildi. 1948'de Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye demir yolunun yeniden yapımını görüşmek üzere bir komite oluşturdu. Ancak Arap-İsrail anlaşmazlığı hattın Der'a-Hayfa bölümünün kapanmasına sebep oldu. İngiliz hükümeti, Filistin meselesinden dolayı gücendirdiği Arapları memnun edebilmek için tamirat işlerini üstlendi, fakat bu da 1967 Arap-İsrail Savaşı yüzünden gerçekleşmedi. Demir yolunun Suriye ve Ürdün'de kalan kısımlarda bazı yolcu ve eşya taşıma trafiği sürdü. Suudi Arabistan sınırları içinde kalan kısım atıl, istasyonlar ise metruk bir halde kaldı.
Yorumlar