top of page

30

  • Yazarın fotoğrafı: mutlunecmettin
    mutlunecmettin
  • 30 Haz
  • 11 dakikada okunur

Ukrayna mayınların kullanımını yasaklayan Ottawa Antlaşması'ndan çekildi

Ukrayna'nın, antipersonel mayınların kullanımını yasaklayan Ottawa Antlaşması'ndan çekildiği bildirildi


Ukrayna Devlet Başkanlığının resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyinin 29 Haziran 2025 tarihinde ülkenin Ottawa Antlaşması'ndan çekilmesine ilişkin verdiği kararı imzaladı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da Ukrayna'nın 2005'te Ottawa Antlaşması'nı onayladığı ve bugüne kadar anlaşma gereği kendi yükümlülüklerini "sadakatle uyguladığı" ifade edildi.

Rusya'nın ise bu antlaşmanın bir tarafı olmadığı belirtilen açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'ya karşı antipersonel mayınlar kullanmasının onun için sahada bir avantaj haline geldiğinin altı çizildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Devletimizin Ottawa Antlaşması'nı imzaladığı ve onayladığı zaman böyle bir durumun mevcut olmadığını ve öngörülmesinin mümkün olmadığını vurguluyoruz. Ukrayna böylece, BM Şartı'nın 51. maddesi kapsamındaki meşru müdafaa hakkını sınırlayan eşitsiz ve adaletsiz bir durumla karşı karşıya kalmıştır"

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşın Letonya, Litvanya, Estonya, Polonya ve Finlandiya gibi ülkeleri Ottawa Antlaşması'na yönelik bağlılıklarını gözden geçirmek zorunda bıraktığı savunulan açıklamada, bölgedeki güvenlik durumunun önemli ölçüde kötüleştiği vurgulandı.

Anlaşmadan çekilme kararının Ukrayna için "zor" olduğu aktarılan açıklamada, "Bu adımın, tehdit düzeyine uygun ve gerekli olduğuna inanıyoruz çünkü bu, Ukrayna'nın egemen, bağımsız ve özgür bir devlet olarak hayatta kalması ve korunmasıyla ilgilidir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, "Rusya'nın, Ukrayna'yı bir devlet ve Ukraynalıları bir millet olarak yok etme amacıyla soykırım yaptığı bir durumda Ukrayna, vatandaşlarının güvenliğine ve devletinin savunmasına mutlak öncelik vermek zorunda kalıyor" ifadesi kullanıldı.

Ottawa Antlaşması

1 Mart 1999'da yürürlüğe giren Ottawa Antlaşması veya kısaca "Mayın Yasağı Sözleşmesi" adıyla da bilinen "Antipersonel Mayınların Kullanımının, Depolanmasının, Üretiminin ve Devredilmesinin Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme", mayınların üretimini, kullanımını, depolanmasını ve devredilmesini yasaklıyor.

Ottawa Antlaşması'na 164 ülke taraf olurken bunlardan 132'si antlaşmayı imzalayıp onayladı.

Sözleşmeyi imzalayan ülkelerin hiçbiri kara mayını üretmiyor. Sözleşmeye katılmayan 12 ülke (Rusya, Çin, ABD, Küba, Hindistan, Pakistan, İran, Myanmar, Kuzey Kore, Güney Kore, Singapur ve Vietnam) halen "mayın üretme hakkını" saklı tutuyor.


Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov: Birileri başka ülkede iktidar değişikliğini tartışırsa dünya cehenneme dönebilir

Dmitriy Peskov, İsrail'in İran'da iktidar değişikliğiyle ilgili açıklamalarına ilişkin, "Herhangi bir ülke veya ülkelerden oluşan grubun, başka ülkelerde iktidar değişikliğini tartışmaması gerekiyor. Böyle olursa, dünya cehenneme dönüşebilir" dedi


Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, İsrail'in İran'da iktidar değişikliğiyle ilgili açıklamalarına ilişkin, "Herhangi bir ülke veya ülkelerden oluşan grubun, başka ülkelerde iktidar değişikliğini tartışmaması gerekiyor. Böyle olursa, dünya cehenneme dönüşebilir" dedi.

Peskov, "Rossiya-1" televizyon kanalına yaptığı açıklamada, gündemdeki konuları değerlendirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, "Avrupa Birliği'nin (AB) yeni yaptırım paketinin, Rusya'nın müzakere masasına oturmasını sağlayacağı" yönündeki açıklamasını değerlendiren Peskov, "Rusya'yı müzakere masasına oturmaya ancak mantık ve argümanlar itebilir. Rusya'yı baskı veya güç yoluyla ikna etmek imkansız" şeklinde konuştu.

Sözcü Peskov, İsrail'in İran'da iktidarın değiştirilmesi gerektiği yönündeki açıklamasına ilişkin ise "Herhangi bir ülke veya ülkelerden oluşan grubun, başka ülkelerde iktidar değişikliğini tartışmaması gerekiyor. Böyle olursa, dünya cehenneme dönüşebilir" ifadelerini kullandı.


Almanya'da tarihi karar: AfD'nin kapatılması için yapılan talep kabul edildi

SPD kongresinde alınan kararla, aşırı sağcı AfD’nin kapatılması için yasal süreç başlatılması talebi oybirliği ile kabul edildi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Almanya'da iktidar ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD), Berlin’de düzenlenen olağan kongresinde, aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin kapatılmasına yönelik yasal sürecin başlatılmasını talep eden önergeyi oybirliği ile kabul etti.

Çalışma grubu kurulacak

Parti yönetimi tarafından sunulan önergeye göre, AfD’nin Alman Anayasası’na aykırı hareket ettiğini ortaya koyacak delillerin toplanması amacıyla federal ve eyalet düzeyinde bir çalışma grubu oluşturulacak. Gerekli kanıtların elde edilmesi durumunda, SPD, Almanya Anayasa Mahkemesi’nde AfD’ye karşı kapatma davası açılması için girişimlerde bulunacak.

'Açıkça aşırı sağcı'

"Savunan Demokrasi Harekete Geçer: AfD'yi Yasaklama Sürecine Hazırlanın - İnsanları Geri Kazanın" başlığını taşıyan önergede, AfD açık bir şekilde “aşırı sağcı” olarak tanımlandı. Belgede, partinin anayasaya aykırılığını gösteren kanıtların zaten "baskın" olduğu belirtilirken, AfD’nin uzun zamandır “ırkçı kanadın etkisi altında” olduğu vurgulandı. Göçmen ve İslam karşıtı politikalarıyla bilinen AfD, ülke genelinde ikinci, doğu eyaletlerinde ise birinci siyasi parti konumunda.

'Tersine göç insanlık onuruna aykırı'

Önergede ayrıca, AfD’nin göçmen kökenlilerin geldikleri ülkelere zorla gönderilmesini savunan “tersine göç” politikasının, Alman Anayasası’nı ve insanlık onurunu ihlal ettiği kaydedildi. Partinin parlamenter demokrasiye olan güveni sistematik şekilde zayıflatmayı amaçladığı ve özgür demokratik anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalıştığı ifade edildi.

SPD, AfD’nin kapatılması yönünde Anayasa Mahkemesi’nde dava açılması için tüm olanakları kullanacağını belirtirken, böyle bir yasak kararının AfD’nin temsil ettiği ideolojiyle mücadelede yeterli olmayacağının da altını çizdi. Parti, bu nedenle kurulacak çalışma grubunun, AfD’nin politikalarına hem teoride hem de pratikte karşı duracak stratejiler geliştireceğini açıkladı.

Hedef AfD seçmenini tekrar kazanmak

Ayrıca SPD, AfD’ye oy veren seçmenleri kalıcı biçimde geri kazanmayı da temel hedef olarak belirledi. Parti, bu seçmen kitlesinin demokratik değerlere yeniden kazandırılması için çalışmalar yürütecek.

Kaynak: Gazete Oksijen


Netanyahu'nun bu hafta yapılacak duruşmaları ertelendi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bu hafta yapılacak duruşmalarının ertelenmesi talebi kabul edildi. Mahkeme heyeti "gelecek hafta yapılacak duruşmaların iptal edilmesi talebini reddettiklerini" açıkladı


İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bugün planda olmayan gizli bir duruşma için mahkemeye geldi. Duruşmaya Netanyahu'nun talebiyle İsrail dış istihbarat servisi Mossad Direktörü David Barnea ve İsrail ordusu Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) Başkanı Shlomi Binder de katıldı.

Görüşmenin, ABD Başkanı Donald Trump'ın yolsuzluk davalarının kapatılmasına ilişkin çağrısının ardından, duruşmalarının ertelenmesi talebinde bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun söz konusu isteğini 2 kere reddeden hakimleri ikna etmek için yapıldığı aktarıldı.

Mossad Direktörü Barnea ve AMAN Başkanı Binder'in sunduğu bilgilerle mahkeme heyetini ikna ettiği belirtildi.

Mahkeme heyeti, "sunulan bilgiler ışığında, erteleme talebini kısmen kabul ederek Netanyahu'nun yarın ve çarşamba günkü duruşmalarını iptal ettiklerini, fakat gelecek hafta yapılacak duruşmaların iptal edilmesi talebini reddettiklerini" açıkladı.

Davanın ertelenmesi seçeneği değerlendiriliyor

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, istihbarat şeflerinin, Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın talebi üzerine hakimlere "stratejik istihbarat incelemesi" sunduğu belirtildi.

Haberde, hükümet kaynaklarının, Netanyahu'nun davasının iptal edilmesi olasılığının düşük olduğunu ve bu yönde bir yasal sürecin de işletilmeyeceğini söylediği, bu nedenle davanın ertelenmesi seçeneğinin değerlendirildiği aktarıldı.

İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara'nın, "savaş sona erene kadar yargılamanın ertelenmesi" talebini kabul etmeyeceği yönündeki ifadesi hatırlatıldı.

Trump'dan Netanyahu'ya destek

ABD Başkanı Trump, 26 Haziran'da Truth Social sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu'nun 2019'dan bu yana devam eden yolsuzluk davalarının iptal edilmesini talep etmişti.

Ardından İsrail Başbakanı Netanyahu, duruşmalarının 2 haftalığına ertelenmesi talebinde bulunmuş, bu talebi 2 kere reddedilmişti.

Netanyahu'ya desteğini bugün bir kez daha dile getiren Trump, İsrail'e milyarlarca dolar yardımda bulunduklarını belirterek, Netanyahu'ya yapılanları kendisine de yapılan "cadı avına" benzetmiş ve "Buna izin vermeyeceğiz" ifadesini kullanmıştı.

Netanyahu'nun yolsuzluk davaları

Dönemin İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, 21 Kasım 2019'da Netanyahu hakkında 3 ayrı yolsuzluk dosyasında, "rüşvet, emanete ihanet ve kişisel amaçlar için görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla dava açılmasını talep etmişti.

Görevdeyken yargılanan "ilk İsrail Başbakanı" olarak tarihe geçen Netanyahu'nun ilk duruşması 24 Mayıs 2020'de Kudüs Bölge Mahkemesi'nde görülmüştü.

Netanyahu, ifade vermek üzere ilk kez 10 Aralık 2024'te Tel Aviv Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmıştı.

Netanyahu, "1000", "2000" ve "4000" dosya adıyla bilinen üç ayrı yolsuzluk dosyası kapsamında rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanıyor.

AB'de bir ilk: Onur Yürüyüşü'ne katılanlara 500 euro ceza kesildi

Nisan ayında yürürlüğe giren yasaya rağmen, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de on binler Onur Yürüyüşü’ne katıldı. Katılımcılara 500 euro para cezası kesildi


ABD’nin yeni İran planı: 6 ülke para verip, İran'ın nükleer faaliyetlerini durduracak

ABD, İran'ı nükleer silah geliştirmekten vazgeçirmek için 30 milyar dolarlık sivil nükleer enerji teklifi ve yaptırım kolaylıklarını içeren yeni bir plan hazırladı. Körfez ülkelerinin de finansal katkıda bulunması beklenen teklif, uranyum zenginleştirmenin tamamen sona erdirilmesi şartıyla masada

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

İsrail merkezli Israel Hayom gazetesinin haberine göre, Trump yönetimi İran’la yeni bir nükleer anlaşma yapmak amacıyla dikkat çeken bir teklif hazırladı. ABD’nin önerdiği paket kapsamında İran’a 30 milyar dolara (yaklaşık 1,2 trilyon TL) kadar finansal destek, sivil amaçlı nükleer enerji programı kurulumu, yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılması öngörülüyor.

Konuya yakın dört kaynak, görüşmelerin İsrail ve İran arasındaki ateşkesin ardından hız kazandığını doğruladı.

ABD’li yetkililer, masaya birçok teklif geldiğini ancak İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasının "pazarlık konusu olmayan" temel şart olduğunu vurguladı. Bu detaylar, geçtiğimiz cuma günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Körfez ülkelerinden temsilcilerin Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği gizli ve saatler süren toplantıda ele alındı

Parayı ABD mi ödeyecek?

Görüşmelere yakın kaynaklar CNN’e yaptığı açıklamada, ABD’nin İran için zenginleştirme yapmayan, yalnızca sivil enerji üretimine yönelik yeni bir nükleer program kurmayı önerdiğini belirtti. Bu program için 20 ila 30 milyar dolarlık yatırım yapılması öngörülüyor. Ancak kaynaklar, bu paranın doğrudan ABD’den değil, Körfez’deki müttefiklerinden sağlanmasının planlandığını ifade etti.

Beyaz Saray’ın teklif paketinde, İran’a yönelik bazı yaptırımların kaldırılması ve yurtdışındaki 6 milyar dolarlık dondurulmuş İran fonuna erişim sağlanması da bulunuyor. Ayrıca, Fordo Nükleer Tesisi’nin kapatılarak yerine zenginleştirme içermeyen yeni bir program kurulması da gündemde. Ancak bu tesisin kullanım hakkının İran’da kalıp kalmayacağı netleşmiş değil.

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Çarşamba günü CNBC’ye yaptığı açıklamada, ABD’nin “kapsamlı bir barış anlaşması” hedeflediğini söyledi. Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili ise tüm tekliflerin İran’ın nükleer silah sahibi olmasını engellemeyi amaçladığını vurguladı.

Washington, İran’ın sadece sivil amaçlı bir nükleer programa sahip olmasına sıcak bakıyor. Ancak bu programda İran’ın kendi uranyumunu zenginleştirmesi yasaklanacak. ABD, bunun yerine İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu ithal etmesini teklif ediyor. Witkoff, bu modeli Birleşik Arap Emirlikleri’nin nükleer programına benzetti.

Trump: Haberim yok

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD ve İran’ın gelecek hafta bir araya geleceğini duyurdu. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, böyle bir görüşmeden haberdar olmadıklarını söyledi. Sürece yakın kaynaklar ise görüşmenin detaylarının halen netleşmediğini belirtti.

Trump, ateşkesin ardından yeni bir anlaşma için acele etmiyor gibi görünse de, danışmanları uzun vadeli bir anlaşmanın ateşkesi kalıcı hale getireceğine inanıyor.

Katar’ın bu hafta başında İsrail ile İran arasındaki kırılgan ateşkeste kritik bir rol oynadığı ve ABD ile birlikte çatışmanın yeniden başlamaması için çalışacağı da gelen bilgiler arasında.

Trump yönetimi, son iki haftada yaşananların ardından İran’ın nükleer silah geliştirme çabalarını bırakıp ABD’nin şartlarına daha açık hale gelmesini umut ediyor. Ancak bazı İran uzmanları, Tahran yönetiminin tam tersine artık nükleer silah edinmenin gerekliliğine daha fazla inanabileceğini öne sürüyor. Bu iddiaların temelinde, İran Meclisi’nin hafta başında BM Nükleer Denetim Ajansı’yla iş birliğini sona erdiren bir yasa tasarısını onaylaması yatıyor.

İsrail’in yaklaşık iki hafta önce İran’a yönelik askeri harekâtından önce ABD ve İran arasında altı tur olması planlanan görüşmelerin beş turu tamamlanmıştı. Ancak altıncı tur başlamadan önce İsrail’in saldırıları nedeniyle müzakereler askıya alındı.

ABD kanadı İran'ın hiçbir şekilde nükleer gücü olsun istemiyor

Trump, anlaşma ihtimaliyle ilgili yaptığı açıklamada, “Belki bir anlaşma imzalarız, bilmiyorum” dedi. NATO Zirvesi’nde ise, “Nükleer olmayacaklarına dair bir beyan alabilirim, muhtemelen bunu isteyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca, daha önce İran’la yürütülen müzakerelerde talep ettikleri şartların yine geçerli olduğunu belirterek, “Bizim tek istediğimiz, nükleer güçlerinin olmamaları” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio da Çarşamba günü yaptığı açıklamada, olası bir anlaşmanın ancak İran’ın ABD ile doğrudan müzakere etmeye istekli olması halinde mümkün olacağını söyledi. Rubio, “Dünyadaki her ülkeyle barışçıl ilişkiler kurmak isteriz. Bu süreç İran’ın yalnızca barışa değil, ABD ile doğrudan müzakereye hazır olup olmamasına bağlı” diye konuştu.Özel Temsilci Witkoff ise CNBC’ye yaptığı açıklamada, anlaşmaya varılabileceğine dair “işaretler” olduğunu söyledi. “İranlılarla görüşüyoruz. Bize ulaşan birçok aracı var,” diyen Witkoff, “Sanırım hazırlar,” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Gazete Oksijen


İran'da izinsiz İHA uçurana hapis cezası

İran Meclisi, izin almadan askeri alanlar ve güvenlik bölgelerinde, insansız hava araçları (İHA) uçuranlar için hapis cezasını öngören yasa tasarısını kabul etti


ABD Başkanı Trump: İran'a hiçbir şey teklif etmedim

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer tesislere düzenlenen saldırılardan bu yana "Tahran yönetimiyle görüşmediğini" ve İran'a herhangi bir teklifte bulunmadığını belirtti


ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social sosyal medya hesabından İran'ın nükleer tesislerine düzenlenen saldırılar sonrası sürece ilişkin açıklama yaptı. Trump, "Biri şu Demokrat Senatör Chris Coons'a, İran'a hiçbir şey teklif etmediğimi söylesin" ifadesini kullandı.

Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın İran'a milyarlarca dolar ödediğini ve kendisinin bunu yapmayacağına işaret eden Trump, Ortak Kapsamlı Eylem Planı'nın (JCPOA) da geçerliliğini yitirdiğini savundu. Trump, ayrıca İran'ın nükleer tesislerine düzenlenen saldırılardan bu yana "Tahran yönetimiyle görüşmediğini" belirtti.

İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan süreç

İsrail, 13 Haziran'da İran'ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenledi.

İran'da Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda öldü.

İran Sağlık Bakanlığı, son yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarında toplam sivil can kaybının 606, yaralı sayısının da 5 bin 332 olduğunu bildirdi.

İsrail Başbakanlık Ofisi, İran ordusunun yaptığı misillemelerde 28 kişinin öldüğünü, 1272 kişinin yaralandığını açıkladı. İsrail'e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran'da İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisine saldırı düzenledi.

İran ABD'nin saldırısına cevap olarak 23 Haziran'da Katar'daki ABD'nin El-Udeyd Hava Üssü'ne saldırdı. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Haziran'da İran ile İsrail arasında ateşkes sağlandığını duyurmuştu.

Kaynak: AA


Trump’tan New York’a rest: Mamdani seçilirse tek kuruş para yok

Demokratik Sosyalist aday Zohran Mamdani’nin yükselişi ABD siyasetinde tartışma yarattı. Trump’tan fon tehdidi, merkez Demokratlardan ise mesafeli açıklamalar geldi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Başkanı Donald Trump, New York Belediye Başkanlığı yarışında öne çıkan Demokratik Sosyalist aday Zohran Mamdani’yi hedef alarak, “eğer uslu durmazsa” kente verilen federal fonları keseceğini söyledi.

Fox News’te Maria Bartiromo’ya konuşan Trump, Mamdani’nin seçilmesinin “akıl almaz” olduğunu belirterek, onu “tam bir komünist” olarak nitelendirdi. Trump, “Diyelim ki seçildi… Ben başkan olacağım ve doğru olanı yapmak zorunda. Yoksa tek kuruş alamazlar. Parayı ancak doğru olanı yaparsa alırlar” dedi.

New York’un geçen yılki verilere göre federal hükümetten çeşitli programlar ve fonlar aracılığıyla yıllık 100 milyar dolardan fazla kaynak aldığı biliniyor.

Mamdani ise NBC’nin Meet the Press programına katılarak, “Hayır, komünist değilim” dedi. Trump’ın kişisel özelliklerine yönelik yaptığı saldırılara da tepki gösteren Mamdani, “Başkan, nasıl göründüğüm, nasıl konuştuğum ve kim olduğum üzerinden konuşmaya devam edecek. Çünkü neyi savunduğumdan insanları uzaklaştırmak istiyor” ifadelerini kullandı.

'Amacımız daha adil bir düzen kurmak'

Mamdani, sivil haklar aktivisti Martin Luther King’in şu sözlerini hatırlattı: “Buna ister demokrasi, ister demokratik sosyalizm deyin. Bu ülkede Tanrı’nın tüm çocukları için daha adil bir servet dağılımı olmalı.”Seçim kampanyasında New York’un en zenginlerine daha fazla vergi getirme vaadini yineleyen Mamdani, “Bence milyarderler olmamalı. Çünkü bu kadar büyük bir servetin, bu kadar derin bir eşitsizlik döneminde var olması doğru değil. Amacımız, bu şehirde ve ülkede daha adil bir düzen kurmak” dedi.

Vergi planının etnik veya ırksal temelli olmadığına vurgu yapan Mamdani, “Bu, hangi mahallelerin fazla, hangilerinin az vergi ödediğine dair teknik bir değerlendirme. Irksal bir bakış açısından değil, adil bir vergi yapısından bahsediyoruz” dedi.

Mamdani’nin, 24 Haziran’da yapılan Demokrat Parti ön seçimlerinde eski vali Andrew Cuomo’yu mağlup etmesi New York’ta geniş yankı uyandırdı.

Mamdani: Benim vizyonum...

Progressive kanadın önde gelen ismi Alexandria Ocasio-Cortez Mamdani’yi desteklerken, New York Valisi Kathy Hochul gibi birçok merkez Demokrat destek vermekten kaçındı. Hochul, seçim sonrası yaptığı açıklamada, “Elbette bazı konularda farklı düşünüyoruz ama bu konuları konuşmamız gerektiğini de düşünüyorum” dedi.

Mamdani ise Hochul ile görüşmeyi dört gözle beklediğini belirterek, “Benim politika ve vizyonum, şehirde yaşanan gerçeklere dayanıyor” dedi.

Trump ise Mamdani’nin adaylığını değerlendirdiği açıklamasında, “Şok edici. Bu ülkede asla bir sosyalistin seçilmeyeceğini düşünürdüm” dedi.

Netanyahu'yu tutuklayabilir mi? 

Başkan Trump, Mamdani’nin göçmen karşıtı politikalarına karşı çıkma ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun New York’a gelmesi halinde onu tutuklama yönündeki vaadinin ise “çok başarısız” olacağını savundu. Trump, “O radikal solcu bir deli,” ifadelerini kullandı.

Mamdani ise, Demokratların sadece Trump’a karşı değil, aynı zamanda halk için bir vizyon ortaya koyması gerektiğini söyleyerek, “Bizim kampanyamız, çalışan insanlar ve onların onurlu yaşam mücadelesi içindi” dedi.


Trump'tan İran açıklaması: Barışçıl olurlarsa yaptırımlar kaldırılabilir

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın "barışçıl olması ve zarar vermemesi" halinde yaptırımları kaldırabileceğini söyledi


Trump, Fox News kanalına gündemdeki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışmalarda her iki tarafın da çok yorulduğunu ve ABD'nin İran'a gerçekleştirdiği hava saldırılarının başarıyla sonuçlandığını belirten Trump, İran'ın saldırılardan önce zenginleştirilmiş uranyumu başka yere taşıdığı yönündeki iddiaları da reddetti.

Trump, "Yaşamak için kendileri dışında hiçbir şeyi başka bir yere taşımadılar. Bizim yaptığımızın aslında yapılabilir olacağını da düşünmüyorlardı" dedi.

İran'a yaptırımların devam ettiğini hatırlatan Trump, ateşkesten sonra Çin'in İran'dan petrol alabileceğini belirttiği açıklamasına ilişkin "Hayır, ben öyle demedim. Yaptırımlar hala yürürlükte. Ama eğer üzerlerine düşeni yaparlarsa, barışçıl olurlarsa ve bizimle işbirliği yaparlarsa, artık daha fazla zarar vermeyeceklerse, o zaman yaptırımları kaldırırım" ifadelerini kullandı.

Trump, İran ile İsrail ateşkesi sonucunda İbrahim Anlaşmalarına katılmak isteyen ülkeler olup olmadığı sorusuna, "Evet, şu anda orada gerçekten harika ülkeler var ve sanırım onları dahil etmeye başlayacağız çünkü asıl sorun İran'dı." yanıtını verdi.

İran'ın da bir dönem İbrahim Anlaşmalarına katılacağını düşündüğünü söyleyen Trump, Suriye'nin katılıp katılmak istemediğini ise şu an bilmediğini dile getirdi.

Trump, yine Mamdani'yi eleştirdi

Trump, bu hafta New York Demokrat Parti Belediye Başkanı ön seçimlerini kazanan Zohran Mamdani hakkındaki sorulara da "O bir komünist. Bence New York için çok kötü" şeklinde cevap verdi.

Mamdani'nin ön seçimleri kazanmasına çok şaşırdığını yineleyen Trump, "New York'un belediye başkanı kim olursa olsun, kendine hakim olmalı, yoksa federal hükümet onlara mali açıdan çok sert davranacak" diye konuştu.

ABD'nin New York kentinde 24 Haziran'da düzenlenen Demokrat Partinin belediye başkanı ön seçimlerinde, New York Temsilciler Meclisi Üyesi Zohran Mamdani, 4 Kasım'da yapılacak seçimlere girecek adayların arasında resmi olmayan sonuçlara göre sandıktan birinci çıkmıştı.

Demokrat sosyalist kimliğiyle öne çıkan Hint asıllı ve Uganda doğumlu 33 yaşındaki Müslüman aday Mamdani, en önemli rakibi olarak bilinen 67 yaşındaki eski New York Valisi Andrew Cuomo'yu geride bırakıp, geleneksel Demokrat Parti destekçilerini şaşırtmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social sosyal medya hesabından Mamdani'nin ön seçimlerden zaferle çıkmasına tepki göstererek "Demokratlar çizgiyi aştı. Yüzde 100 komünist bir deli olan Mamdani kazandı" ifadelerini kullanmıştı.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
1710

1️⃣ COGAT ve Gazze Sonrası Plan İsrail’in COGAT birimi (Coordination of Government Activities in the Territories) Gazze sonrası “askeri-sivil geçiş modeli” kuruyor. • COGAT artık sadece “işgal koordin

 
 
 
410

Avrupa’nın aşırı sağcı partileri ekonomide solcu oldu Çünkü daha küçük devlet çağrısı, oylarının büyük bölümünü aldıkları işçi sınıfında...

 
 
 
4010

Trump, Hamas'ın Gazze Ateşkes Teklifine Yanıt Vermesi İçin Pazar Günü Son Tarihi Belirledi Anlaşma sağlanamazsa Trump, 'Daha önce hiç...

 
 
 

Yorumlar


©2023 copyright by MD all rights reserved

bottom of page