24-1
- mutlunecmettin
- 24 Mar
- 14 dakikada okunur
İsrail, Batı Şeria’daki 13 Yahudi yerleşimini bağımsız olarak tanıyacak
İsrail'in güvenlik kabinesi, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da bulunan 13 Yahudi yerleşiminin komşu topluluklarından ayrılmasını öngören bir planı onayladı. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Pazar günü yaptığı açıklamada kararı duyurdu
İsrail’in güvenlik kabinesi, Batı Şeria’da bulunan 13 Yahudi yerleşiminin bağlı oldukları topluluklardan ayrılarak bağımsız yerleşimler olarak tanınmasını öngören bir planı onayladı. İsrail Maliye Bakanı aşırı sağcı Bezalel Smotrich, X platformunda yaptığı açıklamada, bu adımın yerleşimlerdeki yönetim sorunlarını gidermeye yönelik önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
ABD Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisini gönderiyor
ABD'nin, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisi gönderme kararıyla, bölgedeki askeri varlığını artırmayı amaçladığı açıklandı
Associated Press'e (AP) konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen ABD'li yetkili, ABD'nin, Yemen'deki Husilere yönelik saldırılarını artırmasıyla birlikte, gelecek ay bölgede iki uçak gemisi bulundurmayı planladığını söyledi.
Yetkili, Hegseth'in, Pasifik Okyanusu'nda görevde olan "USS Carl Vinson" savaş gemisinin Orta Doğu'ya doğru yola çıkarılması talimatı verdiğini, şu an Kızıldeniz'de görevi süren "USS Harry S. Truman" savaş gemisinin de en az bir ay daha Orta Doğu'da tutulması emrini perşembe günü imzaladığını aktardı.
Haberde, ABD'ye ait iki uçak gemisinin birden bölgede bulunmasının, Husilere destek veren İran'a karşı da "açık bir caydırıcılık mesajı" taşıyacağı vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump, 19 Mart'ta Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, Husilerin ABD hava saldırılarıyla "tamamen yok edileceğini" belirtmiş ve İran'ı, onlara askeri teçhizat sağlamayı derhal durdurması konusunda uyarmıştı.
ABD, bu bölgede iki uçak gemisini son 6 ayda ikinci kez aynı anda görevlendirirken, "Vinson"ın gelecek ayın başlarında görev yerine ulaşması bekleniyor.
Kızıldeniz'de Husilere karşı operasyonlarına devam eden "USS Harry S. Truman"ın mart sonunda ABD'nin Virginia eyaletindeki Norfolk kentine doğru yola çıkması planlanıyordu.
Kaynak: AA
Netanyahu İsrail istihbarat şefini mahkeme kararına rağmen görevden alacak
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yüksek Mahkeme'nin dondurma kararına rağmen iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar'ın görevden alınacağını açıkladı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yayınladığı bir video mesajda, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet'in Direktörü Bar'ın görevde kalamayacağını kaydetti. "Ronen Bar, Şin-Bet'in başında kalmayacak, iç savaş olmayacak." diyen Netanyahu, İsrail'in "demokratik bir devlet olarak kalacağını" iddia etti.
Netanyahu daha önce Ronen Bar ile görüşerek hükümetin kendisini bu hafta görevden alacağını bildirmişti. Bar'a güvenmediğini belirten Netanyahu, görevden alma kararını, süregelen ve zaman içinde büyüyen güvensizlikle gerekçelendirmiş, Bar ise Netanyahu'yu "kişisel" davranmakla suçlamıştı.
Bar görevinden alınınca siyaset hareketlenmişti
İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara, Başbakan'ın Şin-Bet Direktörü Bar'ı keyfi olarak görevden alamayacağını ifade etmişti. İsrail hükümeti, Bar'ın görevden alınmasını onaylamış, 10 Nisan ya da yerine yeni biri atanana kadar görevini sürdüreceğini açıklamıştı.
İsrail Yüksek Mahkemesi ise Netanyahu hükümetinin, Bar'ı görevden alma kararını konuya ilişkin itiraz dilekçelerini en geç 8 Nisan'da dinleyeceği duruşmaya kadar dondurmuştu.
Netanyahu'nun Bar'ı görevden alma kararı İsrail siyasetinde hararetli tartışmalara yol açmış, muhalefetin yaptığı çağrılarla İsrail genelinde kitlesel protesto gösterileri başlamıştı.
Netanyahu Şin Bet şefini neden artık istemiyor?
İsrail’in tarihinde hiçbir Şin Bet başkanı bir başbakan tarafından görevden alınmamıştı. Peki şimdi ne değişti? Çünkü Şin Bet ve polis Netanyahu’nun iki sözcüsü ve eski bir stratejik danışmanı hakkında ciddi bir soruşturma başlattı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’de hukukun üstünlüğünün aynı anda çöküşünü ağır çekimde izliyor olabilir miyiz? Bu soruyu yanıtlamak için çok erken ancak soru için hiç de erken değil.
Köşemin okurları bilir, İsrail’deki siyasi eğilimleri yakından takip ediyorum çünkü orada gerçekleşen pek çok şey ABD’de yaşananların bir minyatürü. Bu durum benim için Broadway’deki tiyatrolarla off-Broadway oyunlar arasındaki ilişki gibi bir şey. Bugün off-Broadway’de oynayan oyun tüyler ürpertici. Peki Broadway’in, yani ABD’nin de geleceği böyle mi olacak?
ABD Başkanı Donald Trump’ın karbon kopyası olan İsrail Başbakan Benjamin Netanyahu geçen pazar günü ABD’nin FBI’ına karşılık gelen Şin Bet’in saygın başkanı Ronen Bar‘ı kovma niyetini açıkladı. David Horovitz’in Times of Israel gazetesindeki yazısında ifade ettiği üzere bu karar Netanyahu’nun 2023’ün başlarında iktidara geldikten kısa bir süre sonra başlattığı “yargıyı kısırlaştırma ve hükümetin tüm kollarının kontrolünü kendi elinde toplama çabasının” son hamlesidir. İsrail’in 77 yıllık tarihinde hiçbir Şin Bet başkanı bir başbakan tarafından görevden alınmamıştı. Üstelik Bar İsrail’in en kıdemli rehine müzakerecilerinden biri ve devam eden bir savaşın ortasında…
Güvenini yitirmiş!
Peki şimdi ne değişti? Netanyahu, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki rehine kurtarma operasyonlarına ve yüzlerce başka operasyona komuta eden Bar’a olan “güvenini” kaybettiğini söyledi. Saçma! Haaretz gazetesinin istihbarat uzmanı Yossi Melman birkaç hafta önce “İsrail polisinin Şin Bet’in yardımıyla Netanyahu’nun iki sözcüsü ve eski bir stratejik danışmanı hakkında, Hamas dahil terör örgütlerini destekleyen Katar’la şüpheli ilişkiler ve mali işlemler konusunda ciddi şüpheler olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatmaya karar verdiğini” yazdı. Bu ilişkilere savaş dönemi dahil.
Melman’a göre “Katar-gate diye anılan bu skandal, vatana ihanete varan suçlamalara yol açma potansiyeli taşıyor.” Günümüz Amerika’sının aksine, İsrail’in hem yasal güce hem de ahlaki dürüstlüğe sahip bağımsız bir adalet bakanı var. Bakan Gali Baharav-Miara pazar günü geç saatlerde başbakana “kararınızın altında yatan gerçek ve yasal dayanak ve şu anda konuyu ele alma yetkiniz tam olarak incelenene kadar Bar’ı görevden alamayacağını” söyledi. Çünkü Netanyahu’nun kendisi de yolsuzluktan yargılanıyor. Dolayısıyla kendi davalarına dahil olabilecek kolluk kuvvetlerinde herhangi bir atama yapmaması gerekiyor.
Bu durum İsrail’in daha önce hiç görmediği bir anayasal krize yol açıyor. Size tanıdık geldi mi? The New York Times’ın bir haberine göre Trump yönetimi hükümetin yargı organıyla anayasal bir yüzleşmeye doğru yol alıyor. Çünkü federal bir yargıcın Venezuelalı tutukluları taşıyan uçakların rotalarını değiştirip tutukluları ABD’ye geri göndermelerini emretmesine rağmen uçak El Salvador’a indirildi. Kendimizi kandırmayı bırakmanın zamanı geldi. Şu anda bazı kırmızı çizgiler belirlenmez ve savunulmazsa hem Amerika’da hem de İsrail’de hukukun üstünlüğü tehlikede demektir.
İsrail, Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi'ni vurdu
İsrail, Gazze'de Türkiye'nin bağışlarıyla inşa edilen kanser hastanesini vurdu. Dışişleri Bakanlığı saldırıyı "kasıtlı devlet terörü olarak" tanımlayarak uluslararası toplumu göreve çağırdı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
İsrail ordusu, "Hamas'ın askeri amaçla kullandığı" iddiasıyla Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Filistin-Türkiye Dostluk Hastanesi'ni patlayıcı döşeyerek havaya uçurmuştu. Bu saldırı, uluslararası hukuk gereği tıbbi tesislere yönelik saldırıların yasak olduğunu belirten sert tepkilere yol açtı.
Cuma günü gerçekleşen patlama, Gazze'nin merkezindeki Türk-Filistin Dostluk Hastanesi'ni tamamen yerle bir etti. Bu hastane, Ekim 2023'ten bu yana İsrail hava saldırıları nedeniyle ciddi şekilde hasar almıştı. İnternette paylaşılan görüntüler, İsrail ordusunun hastanenin yıkımını gerçekleştirmesinin ardından büyük bir ateş ve duman topunun yükseldiğini gösterdi.
Hastane, elektrik kesintileri nedeniyle 1 Kasım 2023'te kapanmış, hemen ardından Birleşmiş Milletler 70 hastanın hayatının tehlikede olduğunu bildirmişti.
Türkiye katkısıyla 34 milyon dolara inşa edildi
İsrail ordusunun 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze'de yürüttüğü kara işgali sırasında hastanenin İsrail tarafından askeri amaçlarla kullanıldığı ortaya çıkmıştı. Gazze Şeridi'ni kuzey-güney hattında ikiye bölen Netzarim Koridoru üzerindeki hastanenin içine ve çevresine, İsrail ordusuna ait çok sayıda askeri araç konuşlandırılmıştı.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) 2011-2017 yıllarında Gazze Şeridi'nde inşa ettirdiği Filistin-Türkiye Dostluk Hastanesi, toplam 33 bin 400 metrekarelik kapalı alanda birbiriyle bağlantılı 8 blok, 4 ameliyathane, yoğun bakım üniteleri, laboratuvarlar ve 180 odadan oluşuyordu.
Dışişleri Bakanlığı'ndan 'devlet terörü' açıklaması
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in saldırısını, “Gazze’yi yaşanmaz hale getirme ve Filistin halkını zorla yerinden etme amacı taşıyan İsrail politikasının bir parçası” olarak tanımlayarak kınadı. Bakanlık, uluslararası toplumu, İsrail’in yasa dışı saldırılarına ve sistematik devlet terörizmine karşı somut ve caydırıcı önlemler almaya davet etti.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gazze’de kanser hastalarının tedavisi için tek ihtisas hastanesi olan Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi'nin, İsrail tarafından işgal süresince askeri üs olarak kullanıldığı ve geri çekilirken tamamen yok edildiği belirtildi.
Açıklamada, "Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi'ne saldırı, İsrail'in Gazze'deki sağlık sistemini kasten çökertmeye yönelik sistematik yıkım politikasının bir parçası ve soykırım zincirinin bir halkasıdır." ifadelerine yer verildi.
Gazze'de ölü sayısı artıyor
İsrail ordusunun salı günü yeniden başlattığı Gazze'ye yönelik saldırılar sonucu, Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre toplamda 634 kişi hayatını kaybetti, 1.172 kişi ise yaralandı. Ölü sayısı, son 48 saatte 130 kişi daha arttı.
Gazze’de 7 Ekim 2023'ten bu yana kaydedilen toplam ölü sayısı 49.747'ye, yaralı sayısı ise 113.213'e ulaşmış durumda.
“Tarihi bir dönüm noktası”: Japonya, Güney Kore ve Çin’den bağları güçlendirme hamlesi
Japonya, Çin ve Güney Kore dışişleri bakanları Tokyo'dan işbirliği mesajları verdi. Toplantının ana gündemleri bölgede serbest ticaret ve ithalat yasakları oldu
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Japonya, Güney Kore ve Çin dışişleri bakanları, küresel belirsizlikler karşısında Doğu Asya’daki güvenlik ve ekonomik sorunlara yönelik ortak zemin bulmanın önemini vurguladığı bir basın toplantısı gerçekleştirdi.
Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ve Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Tae-yul, bölgesel iş birliğini güçlendirmek için endişeleri ele alma konusunda mutabakata vardı. Cumartesi günü Tokyo’da düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Iwaya, ortak sorunlarla mücadelede daha kapsamlı bir destek ilişkisi gerektiğini belirtti.
'Tarihi dönüm noktası'
Toplantının açılışında konuşan Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya küresel duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Japon temsilci “Uluslararası sorunlar giderek daha ciddi bir hal alıyor. Tarihi bir dönüm noktasında olduğumuzu söylemek abartı olmaz. Böyle bir ortamda, diyalog ve iş birliği yoluyla bölünme ve çatışmaların üstesinden gelmek her zamankinden daha önemli hale geldi” dedi.
Bu üçlü toplantı, hem Çin hem de Güney Kore ile tarihsel anlaşmazlıkları bulunan Japonya açısından önemli bir diplomatik başarı olarak değerlendiriliyor. Daha önceki üçlü görüşme geçen yıl Güney Kore’de yapılmıştı.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, bu yılın II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 80. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak “Ancak tarihi samimi bir şekilde değerlendirerek geleceği daha iyi inşa edebiliriz” dedi. Wang, Çin’in iş birliğini güçlendirmeyi desteklediğini belirterek, bu sayede ülkelerin “risklere karşı birlikte durabileceğini” ve halkları arasında “karşılıklı anlayışın” teşvik edilebileceğini vurguladı.
“Üç ülkenin toplam nüfusu yaklaşık 1,6 milyar ve ekonomik üretimi 24 trilyon doları aşıyor. Geniş pazarlarımız ve büyük potansiyelimizle önemli bir etki yaratabiliriz” diyen Wang, Çin’in komşularıyla serbest ticaret görüşmelerini yeniden başlatmak ve 15 üyeli Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasının üye sayısını genişletmek istediğini de sözlerine ekledi.
Kuzey Kore sorunu bölge siyasetinde belirleyici
Pekin, Tokyo ve Seul ile Kuzey Kore’ye verdiği destek, Tayvan çevresindeki artan askeri faaliyetleri ve Ukrayna ile savaşındaki Rusya’ya verdiği destek gibi birçok önemli konuda anlaşmazlık yaşıyor. ABD müttefikleri Japonya ve Güney Kore, Çin’in dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olarak bölgesel güvenlik için büyüyen bir tehdit oluşturduğuna dair Washington’la aynı görüşü paylaşıyor.
Japonya Dışişleri Bakanı Iwaya Çinli ve Güney Koreli meslektaşlarıyla ayrı ayrı görüşecek ve Pekin ile altı yıl aradan sonra ilk üst düzey ekonomik diyaloğu gerçekleştirecek. Bu toplantıda Çin’in 2023 yılında Fukushima nükleer santralinden salınan atık suyu nedeniyle uyguladığı Japon deniz ürünleri ithalat yasağının da tartışılacağı bildirildi.
Japonya'dan Trump-Zelenskiy çıkışı: Bu, duyguların çatışması gereken bir konu değil
Japonya Başbakanı İşiba'dan Trump ile Zelenskiy arasındaki tartışmaya ilişkin açıklama geldi. Açıklamada, "Bu, duyguların çatışması gereken bir konu değil. Barışa ulaşmak için şefkat ve azimle desteklenen diplomasi kullanılmalıdır" denildi
Almanya'dan İsrail kınaması
Almanya, Batı Şeria'da gasbedilen 13 yerleşimi bağımsız birim olarak tanıyan İsrail'i kınadı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Almanya, İsrail güvenlik kabinesinin işgal altındaki Batı Şeria'da gasbettiği 13 yerleşimi bağımsız birimler olarak tanıma kararını kınadı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Christian Wagner Berlin'de yaptığı açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'da işgal ettiği 13 yerleşimi bağımsız birimler olarak tanımasına tepki göstererek, "(İsrail) Bu kararı şiddetle kınıyoruz. Bu karar, iki devletli çözüm vizyonunu aktif bir şekilde baltalıyor" dedi.
'Karar geri alınmalı'
Alman hükümetinin İsrail'in yerleşim politikasını uluslararası hukuka aykırı bulduğunu vurgulayan Wagner, "Bu nedenle bu politikanın sona erdirilmesi ve bu kararların geri alınması gerektiği açıktır" diye konuştu. Gazze'deki duruma da değinen Wagner çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini öğrendiklerini belirterek, "Bu durum sadece kalan rehinelerin kaderini tehlikeye attığı için değil, aynı zamanda Gazze'deki insani durumu bir kez daha felakete sürüklediği için de son derece endişe vericidir" dedi.
Wagner ayrıca Filistinli sivillere yönelik bombardıman devam ederken Gazze'nin "tamamen yıkılacağı" tehdidinde bulunan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ı sert bir dille eleştirerek, Katz'ın son açıklamalarının "kabul edilemez" olduğunu kaydetti.
Erişim temini çağrısı
Wagner, İsrail'in Gazze'ye su ve elektriği kesmesi ve mal tedarikini 22 gündür askıya almasının 2 milyondan fazla Filistinliyi ciddi bir insani krizle karşı karşıya bıraktığının altını çizerek, "Bu nedenle İsrail hükümetine, su ve elektrik de dahil olmak üzere insani erişimi yeniden sağlaması ve uluslararası insani hukuka uygun olarak tıbbi bakıma erişimi temin etmesi çağrısında bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
İşgal altındaki Batı Şeria'da, bağımsız yerleşimler olarak tanınan yerleşim birimlerinin Alon, Harasha, Kerem Reim, Neria, Migron, Shvut Rachel, Avnat, Brosh HaBika, Leshem, Nofei Nehemia, Tal Menashe, Ibei HaNahal ve Gevaot olduğu aktarılmıştı.
Kaynak: AA
ABD'li Senatör Sanders: İsrail'e yönelik askeri destek durmalı
ABD'li Senatör Bernie Sanders, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 22 gündür hiçbir yardımın Gazze'ye girmesine izin vermediğini belirterek, İsrail'e askeri yardımların durdurulması çağrısında bulundu
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Sanders, sosyal medya platformu X hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı. Netanyahu'nun 22 gündür hiçbir yardımın Gazze'ye girmesine izin vermediğine işaret eden Sanders, onun ateşkesi bozarak 50 binden fazla insanın ölümüne yol açan "bombalama kampanyasını" yeniden başlattığını vurguladı.
Sanders, "Netanyahu'nun savaş makinesine daha fazla askeri yardım yapılmasın." ifadesini kullandı.
İsrail yardımları engelliyor
Mart ayının başında, Gazze'de 42 gün süren ateşkesin ilk aşaması sona erdi ancak İsrail, ikinci aşamaya geçmeyi reddetti ve savaşı sonlandırmadı.
Ateşkesin sona ermesiyle İsrail, Gazze'ye giriş çıkışları yeniden kapatarak insani yardımları durdurdu. Bunun, Hamas'ı baskı altına almak için açlığı bir silah olarak kullanma stratejisinin bir parçası olduğu belirtiliyor.
Hamas ise İsrail'in ateşkes anlaşmasına uyması gerektiğini vurgulayarak uluslararası toplumdan derhal ikinci aşama müzakerelerine başlanmasını talep ediyor.
Ateşkesi bozan İsrail ordusu, Gazze'ye şiddetli saldırıları yeniden başlattı
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.
İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 670'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, 1200'ü aşkın kişi yaralandı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 82'e, yaralıların sayısı ise 113 bin 408'e yükseldi.
Kaynak: AA,,
Trump döneminde gerçekleştirilecek ilk ziyaret: Dışişleri Bakanı Fidan ve Rubio bir araya gelecek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 25-26 Martta ABD'nin başkenti Washington'a resmi ziyaret düzenleyerek ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve diğer ABD'li yetkililerle görüşecek
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Diplomatik kaynaklardan elde edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD ziyaret sırasında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve diğer ABD'li yetkililerle görüşecek.
Trump döneminde gerçekleştirilecek ilk ziyaret
ABD Başkanı Donald Trump döneminde gerçekleştirilecek olan ilk ziyarette yapılacak görüşmelerde, Türkiye-ABD ikili ilişkilerinde atılabilecek stratejik adımların ve ilerleyen dönemde gerçekleştirilecek devlet başkanı düzeyindeki ziyaretlerin hazırlıklarının ele alınması öngörülüyor. Bunun yanı sıra, görüşmelerde, Ukrayna ve Filistin'deki durum ile Suriye'deki gelişmeler başta olmak üzere iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel gelişmeler ve bağlamdaki işbirliği imkanları değerlendirilecek.
Masada neler olacak?
Bakan Fidan'ın 25-26 Martta, Washington'da yapacağı görüşmelerde, Türkiye'yi ilgilendiren bölgesel meseleler bağlamında Türkiye'nin görüşlerini, beklentilerini iletmesi ve bu çerçevede Türkiye'nin Suriye'nin istikrarına ve bütünlüğüne yönelik desteğini vurgulaması bekleniyor.
Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılmasının önemine değinilmesi ve insani yardımlar ve yeniden inşa konularında Türkiye ile ABD arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğinin kaydedileceği görüşmede, terör örgütü IŞİD'le mücadele ve kampların güvenli yönetimi konusunda eşgüdüm yapılması gerektiğinin ifade edilmesi planlanıyor.
Türkiye'nin, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi yönündeki diplomatik çabaları savaşın en başından beri savunduğu hatırlatılacak görüşmede, ateşkes konusunda ABD'nin öncülüğünde devam eden girişimlerin desteklediğinin ve katkı sağlamaya hazır olunduğunun altı çizilecek.
Görüşmede, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımın bölgeye ulaşması için daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiğini vurgulanacak ve ABD'nin İsrail üzerindeki etkisini kullanmasının önemine değinilecek.
CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde çalışmalara başlanmasının ve Türkiye'nin F-35 programına dönüş sürecinin yeniden ele alınmasının öneminin vurgulanacağı görüşmede, savunma sanayiinde tedarik süreçlerinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiği dile getirilecek.
Görüşmede, savunma sanayisinde iş birliği gibi konuların jeopolitik gerçeklerle uyumlu bir mecraya sokulması gerektiği hatırlatılarak, bu tip adımlar sayesinde ticaret hacminde 100 milyar dolar hedefine ulaşılması için somut ilerleme sağlanabileceğinin belirtilmesi öngörülüyor.
İlk yüz yüze görüşme Almanya'daydı
Dışişleri Bakanı Fidan ile ABD’li mevkidaşı Rubio'nun ilk yüz yüze görüşmesi 61. Münih Güvenlik Konferansı'nda gerçekleşmişti.
Fidan ve Rubio arasında yüz yüze yapılan ilk görüşmede, savunma sanayisi dahil ticari ilişkiler ve diğer ikili konuların yanı sıra Suriye'deki durum, Gazze'deki gelişmeler ve Ukrayna-Rusya Savaşı ile ilgili hususlar ele alınmıştı.
Gazze'de ateşkesin kalıcı olmasının önemine değinen Fidan, bölgesel barışın sağlanması için İsrail-Filistin sorununun çözülmesi gerektiğini ifade etmişti.
Görüşmede ayrıca Ukrayna ve Rusya arasında barışın tesis edilmesi ihtimaliyle ilgili olası gelişmeler etraflıca ele alınmıştı.
Güney Kore'de başbakanlık görevinden uzaklaştırılan Han'ın azline ret
Güney Kore Anayasa Mahkemesi, 2024'teki sıkıyönetim ilanının ardından başlatılan soruşturma kapsamında başbakanlık görevinden uzaklaştırılan Han Duck-soo'nun azil talebini reddetti
Paris'te referandum: 500 cadde ve sokak trafiğe kapatılacak
Fransa'nın başkenti Paris'te, 500 cadde ve sokağın trafiğe kapatılıp yeşillendirilmesi için referandum yapıldı. Belediyenin referanduma sunduğu teklif kabul edilirse Paris'in caddelerinin 10'da biri trafiğe kapatılacak
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Fransa'nın başkenti Paris'te halk sandık başına gitti. Paris'te, 500 cadde ve sokağın trafiğe kapatılmasına ve yeşillendirilmesine ilişkin referandum yapıldı. 500 sokak ve caddenin trafiğe kapatılmasıyla 10 bin park yeri kaldırılacak. Yerine 170 bin ağaç dikilmesi planlanıyor.
Karara destek verenler, trafiğe kapalı alanların daha az gürültülü olduğunu savunuyor. Karşı çıkanlar ise yolların trafiğe kapatılmasının trafik sorununa çözüm olmayacağını düşünüyor.
Kaynak: DHA
Trump, John F. Kennedy suikastının faili Oswald'ın yardım almış olabileceğini söyledi
ABD Başkanı Donald Trump, 1963'te John F. Kennedy suikastının faili olarak yakalanan ve gözaltındayken öldürülen Lee Harvey Oswald'a cinayeti işlerken 'yardım edilmiş' olabileceğini söyledi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
The Hill gazetesinin haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, eski Başkan John F. Kennedy suikastıyla ilgili belgelerin kamuoyunun erişimine açılmasının ardından başkanlık uçağı Air Force One'da konuyla ilgili soruları yanıtladı. Trump, Kennedy'yi Oswald'ın öldürdüğüne inandığını ancak suikast için "yardım almış" olabileceğini düşündüğünü kaydetti.
Başkan Trump'ın, Oswald'ın bir suç ortağı olabileceğine yönelik görüşü yayımlanan belgelerde doğrulanmazken, Trump belgelerin içeriğinin "pek de çarpıcı olmadığını" ve bu durumun "iyi bir şey olabileceğini" ifade etti.
1963'te Kennedy suikastının faili olarak yakalanan Oswald, gözaltındayken Jack Ruby tarafından öldürülmüştü.
Suikast belgelerine ilişkin kararname
ABD Başkanı Donald Trump, Kasım 1963'teki Kennedy suikastına ilişkin gizli dosyaların kamuoyuna açıklanmasını öngören kararnameyi 23 Ocak'ta imzalamıştı. Söz konusu kararname, Kennedy'nin yanı sıra kardeşi Robert F. Kennedy ve Martin Luther King suikastlarıyla ilgili tüm belgelerin kamuoyuna açıklanmasını öngörüyor.
Trump, 18 Mart'ta yaptığı açıklamada, yaklaşık 80 bin sayfa belgenin yayımlanacağı bilgisini paylaşarak, gazetecilere "Kendi değerlendirmenizi yapacaksınız" demişti. Sansür iddialarına cevap veren Trump, "Muazzam miktarda belgemiz var. Hiçbir şeyi sansürleyeceğimizi sanmıyorum. Sansürleyemezsiniz. JFK dosyalarını yayımlayacağız" ifadelerini kullanmıştı.
Bu doğrultuda Kennedy suikastıyla ilgili belgeler, ABD Ulusal Arşiv ve Kayıtlar İdaresinin internet sitesinden halkın erişimine açılmıştı.
Kaynak: AA
ABD ve Rusya Ukrayna'yı görüşüyor
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Ukrayna’daki savaşın çözüm yollarını görüşmek üzere ABD ve Rusya arasında müzakereler başladı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Suudi Arabistan medyasından "Al Arabiya" başta olmak üzere çeşitli kaynaklar, Rusya ve ABD heyetlerinin Riyad’da müzakerelere başladığını bildirdi. Rus haber ajansı TASS, Rus ve ABD heyetlerinin bugün Riyad’da Ukrayna savaşının çözümüne ilişkin görüşmelere başladığını duyurdu.
Görüşmelerde Rus heyetine, Rusya Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Grigoriy Karasin ile Federal Güvenlik Servisi (FSB) Direktör Danışmanı Sergey Beseda liderlik ediyor. Öte yandan, ABD heyetinin, ABD Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama Direktörü Michael Anton’un başkanlığında olacağı ve ek olarak ABD'nin Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg’un yardımcıları ile ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz’un da heyette yer almasının beklendiği ifade edildi.
Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Rusya ile ABD uzmanları arasındaki istişare toplantısının 24 Mart'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gerçekleşeceğini bildirmişti.
Dün de Ukrayna ve ABD heyetleri bir araya gelmişti
Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Riyad'da Ukrayna ile ABD heyetlerinin katıldığı toplantının bittiğini belirtmiş ardından yaptığı açıklamada da görüşmenin verimli geçtiğini kaydederek, toplantıda enerji başta olmak üzere önemli konuları ele aldıklarını vurgulamıştı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin amacının kalıcı ve adil barışın sağlanması olduğuna işaret eden Umerov, "Bu hedefi gerçeğe dönüştürmek için çalışıyoruz" demişti.
Suudi Arabistan'da Ukrayna ile ABD heyetleri arasındaki görüşme sona erdi
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da, Ukrayna ve ABD heyetleri arasında düzenlenen toplantının sona erdiği açıklandı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Riyad'da Ukrayna ile ABD heyetlerinin katıldığı toplantının bittiğini belirtti.
Umerov, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik konuları görüşmek amacıyla yapılan görüşmenin verimli geçtiğini kaydederek, toplantıda enerji başta olmak üzere önemli konuları ele aldıklarını vurguladı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin amacının kalıcı ve adil barışın sağlanması olduğuna işaret eden Umerov, "Bu hedefi gerçeğe dönüştürmek için çalışıyoruz" ifadesini kullandı.,,
Türkiye'nin Suriye'de artan etkisi Netanyahu'yu rahatsız etti
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, yetkililerle Suriye konulu güvenlik toplantısı gerçekleştireceği ve "Türkiye'nin artan etkisini görüşeceği" açıklandı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Netanyahu'nun Suriye'de Baas rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesiyle ülkede "Türkiye'nin artan etkisine" ilişkin güvenlik yetkilileriyle toplantı gerçekleştireceği kaydedildi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde de Başbakan Netanyahu'nun "Suriye'deki yeni yönetim ile Türkiye arasındaki yakınlaşmayı endişeyle takip ettiği" aktarıldı.
Haberde, Netanyahu'nun bu akşamki Suriye konulu güvenlik toplantısında "Türkiye'nin Suriye'de artan hakimiyetini" ele alacağı belirtildi.
Öte yandan Walla haber sitesinde, Suriye yönetiminin ekonomik, askeri ve siyasi yardım alma karşılığında Humus iline bağlı Tedmur (Palmira) ilçesindeki bir askeri üssü Türk ordusuna devretmek için Ankara ile ileri düzeyde görüşmeler yaptığı öne sürüldü.
Haberde, Humus'un doğusunda görülebilecek bir "Türk askeri varlığının" İsrail'i ciddi ölçüde endişelendirdiği kaydedildi. Daha önce yapılan güvenlik toplantılarında "Suriye'de Türkiye ile İsrail'in karşılaşmasının kaçınılmaz olduğu" değerlendirmesinin yapıldığı bildirildi.
Suriye'de 27 Kasım 2024'te şiddetlenen çatışmaların ardından 8 Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin çökmesiyle eş zamanlı, İsrail ordusunun Suriye'ye saldırıları arttı.
Rejim ordusundan kalan askeri altyapı ve imkanları imha etmeye devam eden İsrail ordusu, Suriye toprağı olan Golan Tepeleri'ndeki işgalini de genişletti.
Kaynak: AA
Kiev: Riyad'da Ukrayna ile ABD arasındaki görüşmeler başladı
Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Ukrayna ve ABD'li uzmanlar arasındaki toplantının Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da başladığını duyurdu
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Bakan Umerov, sosyal paylaşım hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Rusya-Ukrayna Savaşı'nı sona erdirmek yönündeki konuları görüşmek üzere Riyad'da Ukrayna ile ABD heyetlerinin katıldığı toplantının başladığını belirtti.
Görüşmede, özellikle enerji tesisleri ve altyapılarının güvenliğine ilişkin önerilerin masaya yatırılacağını aktaran Umerov, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün, bir dizi karmaşık teknik konu üzerinde çalışıyoruz. Heyetimizdeki yetkililer arasında enerji uzmanlarıyla deniz ve hava unsurlarından askeri temsilciler de yer alıyor"
Umerov açıklamasında, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin "adil barışın yakınlaştırılması ve güvenliğin sağlanmasına" yönelik kendilerine verdiği talimatı yerine getirmek için çalıştıklarını kaydetti.
Kaynak: AA
Eski ABD Savcısı Jessica Aber, evinde ölü bulundu
ABD'nin Virginia eyaletinin Doğu Bölgesi’nin eski savcısı Jessica Aber, evinde ölü bulundu
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Eski ABD Başkanı Joe Biden tarafından atanan ve 20 Ocak'ta ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelmesiyle görevinden istifa eden eski federal savcı Jessica D. Aber evinde ölü bulundu. 43 yaşındaki Aber, 2021 ile 2025 yılları arasında Virginia’nın Doğu Bölgesi’nde ABD savcısı olarak görev yaptı.
Virginia’nın Alexandria kentinde yaşayan Jessica Aber, cumartesi sabahı Alexandria Polis Departmanı memurları tarafından evinde hareketsiz halde bulundu. Polis, olayla ilgili incelemenin başlatıldığını ve ölüm sebebinin Virginia Baş Tıbbi Muayene Ofisi tarafından belirleneceğini bildirdi.
ABD’nin yeni savcısı Erik S. Siebert, Aber’in ölüm haberinin ardından yaptığı açıklamada, “Bir lider, akıl hocası ve savcı olarak eşsizdi. Bu dünyada geçirdiği kısa sürede olağanüstü başarılara imza attı. Profesyonelliği, zarafeti ve hukuki zekası hepimize ilham verdi” ifadelerini kullandı.
Yorumlar