top of page

26 Nisan

  • Yazarın fotoğrafı: mutlunecmettin
    mutlunecmettin
  • 26 Nis 2025
  • 11 dakikada okunur

ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ve Ukrayna arasındaki barış planını hayata geçirmek için aceleci davranması Kiev tarafının bazı taleplerinin karşılanmayacağı endişelerini artırıyor. İngiltere merkezli haber ajansı Reuters'ın ulaştığı metinler de bu görüş farklılıklarını ortaya koyuyor.

Reuters'ın haberine göre Ukraynalı ve Avrupalı yetkililer bu hafta ABD'nin Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirmeye yönelik bazı önerilerine karşı çıktı. Avrupalı müttefikleri ve Ukrayna, Washington'a topraktan yaptırımlara kadar çeşitli konularda karşı önerilerde bulundular.

ABD'li, Avrupalı ve Ukraynalı yetkililer arasında 17 Nisan'da Paris'te ve 23 Nisan'da Londra'da yapılan görüşmelerde ortaya çıkan öneriler, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşı hızlı bir şekilde sona erdirmek için yürüttüğü mekik diplomasisinin iç işleyişini gözler önüne serdi. 

İki metin arasındaki temel farklılıklar; toprakla ilgili sorunların çözüm sıralaması, Rusya'ya uygulanan yaptırımların kaldırılması, güvenlik garantileri ve Ukrayna ordusunun büyüklüğü gibi konularda ortaya çıkıyor.

İlk metin, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un Paris’te Avrupalı yetkililere ilettiği ve bu yetkililer aracılığıyla Ukraynalılara aktarıldığı önerileri yansıtıyor. İkinci metin ise bir hafta sonra Londra’daki Ukrayna ve Avrupa yetkilileri arasında yapılan görüşmelerden çıktı ve ABD tarafına iletildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Çarşamba günü Londra’daki görüşmelerden çıkan önerileri içeren belgenin şu anda Trump’ın masasında olduğunu düşündüğünü söyledi. Bu diplomasi trafiği Rusya’nın Şubat 2022’deki işgalinin ilk aylarından bu yana çatışmaları durdurmaya yönelik en yoğun çaba olarak görülüyor. Şu anda Moskova güçleri Ukrayna’nın yaklaşık beşte birini kontrol ediyor.

İlhak edilen bölgeler en büyük ayrım 

Taraflar arasındaki en büyük anlaşmazlık ise Rusya tarafından ilhak edilen topraklar. Trump'ın Özel Temsilcisi Witkoff’un önerileri ABD'nin, 2014’te Moskova’nın el koyarak ilhak ettiği Kırım üzerindeki Rusya kontrolünü resmi olarak tanımasını ve ayrıca Rus kuvvetlerinin kontrol ettiği güney ve doğu Ukrayna bölgeleri üzerindeki fiili Rus hakimiyetini kabul etmesini öngörüyor.

Buna karşılık, Avrupa ve Ukrayna belgesi, toprakla ilgili detaylı tartışmaların bir ateşkes sonrasına bırakılmasını öneriyor ve Ukrayna toprakları üzerindeki Rus kontrolünün tanınmasına dair hiçbir ifade içermiyor.

Ukrayna’nın uzun vadeli güvenliği konusunda Witkoff metni, Avrupa ve diğer dost ülkelerin garantörlüğünde "sağlam bir güvenlik garantisi" sağlanacağını belirtiyor. Ancak daha fazla ayrıntı sunmuyor ve Kiev’in NATO’ya katılma konusunu da rafa kaldırıyor.

Avrupalıların karşı önerilerinde oluşan belgede ise daha net ifadeler var: Ukrayna ordusuna herhangi bir sınırlama ve müttefiklerinin topraklarına asker konuşlandırmasına kısıtlama getirilmeyecek. Bu da Moskova’yı rahatsız edebilir. Ayrıca söz konusu metinde ABD’nin de içinde yer aldığı, NATO’nun karşılıklı savunma yükümlülüğüne (5. Madde) benzer sağlam güvenlik garantileri öneriliyor.

Ekonomik önlemler konusunda Witkoff önerileri, Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhakından bu yana uygulanan yaptırımların anlaşma kapsamında kaldırılacağını belirtiyor. Karşı önerilerde ise, "kalıcı bir barış sağlandıktan sonra yaptırımların kademeli olarak hafifletileceği" ve Rusya’nın barış anlaşmasının şartlarını ihlal etmesi durumunda yaptırımların tekrar uygulanabileceği belirtiliyor.

Avrupa ve Ukrayna belgesi ayrıca, savaşta oluşan zararın tazmini için yurtdışında dondurulmuş Rus varlıklarından Ukrayna’ya mali tazminat ödenmesini öneriyor. Witkoff metni ise yalnızca Ukrayna’nın maddi olarak tazmin edileceğini söylüyor ancak paranın kaynağını belirtmiyor.


İsrailli milletvekili: Gazze sakinlerini aç bırakmak istiyorum, görevimiz onları sürgün etmek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud'un milletvekillerinden Moshe Saada, Gazzelileri sürgün etmenin görevleri olduğunu söyledi. Saada, "Gazze sakinlerini aç bırakacağım, evet kesinlikle. Bu bizim görevimiz. Gazze sakinlerini aç bırakmak, tam bir kuşatma uygulamak istiyorum" dedi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi Milletvekili Moshe Saada, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri "sürgün etmek ve aç bırakmanın görevleri olduğunu" söyleyerek bölgeye yönelik ablukanın devam etmesini istedi. Aşırı sağcı Saada, İsrail'in Kanal 14 televizyonunda katıldığı programda Tel Aviv yönetiminin 2 Mart'tan bu yana insani yardım girişine izin vermediği Gazze'deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Saada, 10 ülkenin Gazze'de yaşayan Filistinlileri kabul etmeyi istediğini iddia ederek, "Görevimiz Gazzelileri sürgün etmek" ifadesini kullandı. Sunucunun sözlerini anımsatması üzerine Saada, "Evet, Gazze sakinlerini aç bırakacağım, evet kesinlikle. Bu bizim görevimiz. Gazze sakinlerini aç bırakmak istiyorum, tam bir kuşatma uygulamak istiyorum." şeklinde konuştu. Gazzelileri aç bırakma ve sürgün etme sözleri nedeniyle uluslararası eleştirilere maruz kalmaktan endişe duyup duymadığı sorulan Saada, "Hadi canım sende bu sıkıcı. Artık Yahudilerle ilgilenmemiz gerekiyor." cevabını verdi.

İsrail 54 gündür Gazze'ye yardım girişini engelliyor

İsrail yönetimi, yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi'nde varılan ateşkes ve esir takası anlaşmasının birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart'ta bölgeye insani yardım girişlerini durdurmuştu.

O tarihten bu yana 54 gündür Gazze'ye bir koli insani yardımın dahi girişine izin verilmedi. Yardım girişlerine izin verilmemesi nedeniyle İsrail saldırıları altındaki Gazze'de gıda, ilaç, suyun yanı sıra yakıt sıkıntısı yaşanıyor. Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP), bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in sınır kapılarını kapatarak sıkı abluka uyguladığı Gazze'de gıda stoklarının tamamen tükendiğini duyurmuştu.

Kaynak: AA


Trump'tan kritik çıkışlar: Putin barışı sağlayacak, Kanada eyalet olmalı

Başkanlık koltuğunda 100. gününe yaklaşan Donald Trump Time dergisine konuştu. Trump, Rusya'nın barış görüşmeleri, Çin'e uygulanan gümrük tarifeleri, Elon Musk ve DOGE gibi konulara değindiği röportajında kritik açıklamalarda bulundu. Trump Rümeysa Öztürk'le ilgili de konuştu

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in kendisini aradığını, Pekin ile aktif müzakere yürütüldüğünü belirtti. ABD Başkanı Trump, görevindeki ilk 100 günüyle ilgili Time dergisine açıklamalarda bulundu.

'Zayıflık göstergesi değil'

ABD ile Çin arasındaki "ticaret savaşlarına" ilişkin Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'nin kendisini aradığını, bir anlaşma yapılması için Pekin'le aktif müzakere yürütüldüğünü kaydetti. Trump, Şi'nin kendisini aramasına ilişkin, "Bence onun açısından bir zayıflık göstergesi değil." değerlendirmesinde bulundu.

Gelecek 3 ya da 4 hafta içinde bir anlaşmanın açıklanmasının beklendiğini belirten Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Kendilerini rahat hissedecekleri bir rakam var ama bizden bir trilyon dolar kazanmalarına izin verilemez. 750 milyar dolar kazanmalarına izin verilemez. Çin bir trilyon dolar kazanırken bizim 2 trilyon dolar kaybımızın olması sürdürülebilir değildir. Bazıları öyle demiyor ama büyük bir kısmı kayıp. 2 trilyon dolarlık bir ticaret açığı varsa ben bunu kayıp olarak görüyorum."

Tarifelere yaklaşımında ise Trump, şu benzetmeyi yaptı:

"Ben, dev bir mağazayım. Devasa, güzel bir mağaza ve herkes oradan alışveriş yapmak istiyor. Amerikan halkı adına mağazanın sahibi benim ve fiyatları ben belirliyorum. 'Buradan alışveriş yapmak istiyorsanız ödemeniz gereken ücret budur.' diyorum."

Tarifelerde "mutlak zafer"

Trump, gelecek yıl da ithalattaki yüksek tarife oranlarının devam etmesi halinde bu durumu "mutlak zafer" olarak değerlendireceğini belirtti. ABD'nin "servet kazanacağını" ve pek çok ülkenin de bu şekilde zenginleştiğini dile getiren Trump, bunlara Çin, Hindistan ve Brezilya'yı örnek gösterdi.

Trump, son 3 ayda ABD'ye 7 trilyon dolarlık yeni tesis, fabrika ve diğer yatırımların geldiğini belirterek, "(Tarife oranları) Sıfır olsaydı kolay olurdu ama o zaman hiçbir firma gelmezdi. Şimdi geliyorlar çünkü tarife ödemek istemiyorlar. Üretimi burada yaparlarsa tarife olmaz." ifadelerini kullandı.

Karşılıklı tarife oranları askıya alındığından beri 200 anlaşmaya varıldığı bilgisini paylaşan Trump, bunların arasında çok sayıda ülke ve şirketin bulunduğunu bildirdi. Trump, tarifeler sayesinde mobilya ve otomotiv firmalarının yanı sıra çip firmalarının da ülkeye geldiğini, Nvidia'nın kurucusu ve patronu Jensen Huang'ın ise 500 milyar dolar harcayacağını kaydetti.

DOGE için "Büyük başarı" değerlendirmesi

Başında kıdemli danışmanı ve Tesla'nın Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk'ın bulunduğu Hükümet Verimliliği Departmanının (DOGE) "büyük bir başarı" olduğunu savunan Trump, yüzlerce milyar dolarlık "israfı, suistimali ve dolandırıcılığı" tespit ettiklerini belirtti.

Trump, DOGE'nin amacının, kamu harcamalarındaki israfı ve kötüye kullanımları tespit etmek olduğunu anlattı. DOGE'nin hükümet veri tabanlarına erişim yetkisi hatırlatılan Trump, bu konuyla ilgili "İsrafı, dolandırıcılığı ve suistimalleri bulmak istiyoruz. Devletten haksız ödeme alan kişileri tespit etmek için çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Trump, DOGE ile sağlanan verilerin, göçmenlerin izlenip sınır dışı edilmeleri için kullanılacağına dair iddialarla ilgili, bu konuda herhangi bir bilgiye sahip olmadığını belirtti.

Trump, Putin'in barışı sağlayabileceği görüşünde

Trump, o dönem başkan olması halinde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın asla başlamamış olacağını savunarak, "Bu, Biden'ın savaşı. Benim savaşım değil. Bununla hiçbir ilgim yok. Bu savaşa asla girmezdim. Bu savaş asla olmazdı. Putin de bunu asla yapmazdı." ifadelerini kullandı.

Savaşı ilk günde bitirebileceğine yönelik açıklamalarını "mecazi anlamda ve abartı olarak" söylediğini kaydeden Trump, bu söylemlerinin basın tarafından çarptırıldığını savundu.

Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in barışı sağlayıp sağlayamayacağı sorusuna karşılık, "Evet, Putin'in bunu sağlayabileceğini düşünüyorum. Bence Putin, bunu farklı şekilde yapmayı tercih ederdi. Bence gidip her şeyi almayı tercih ederdi." yanıtını verdi.

Trump, şimdiye kadar görüşmelerin verimli geçtiğini ve müzakerelerde anlaşmaya çok yaklaşıldığını ancak barışın sağlanması için hala uzun bir yolun olduğunu vurguladı.

"Kırım, Rusya'da kalacak"

Ukrayna'nın hiçbir zaman NATO'ya katılabileceğini düşünmediğini belirten Trump, bu ihtimalin, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın çıkmasına yol açan faktör olduğunun altını çizdi.

Trump, Ukrayna'nın NATO'ya katılma ihtimaline ilişkin, "Gündeme gelmemiş olsaydı savaşın başlamama ihtimali çok daha yüksek olurdu." görüşünü paylaştı. Rusya ile Ukrayna arasındaki Kırım anlaşmazlığına değinen Trump, "Kırım, Rusya'da kalacak." ifadesini kullandı.

Kırım'ın Rusya tarafından yasa dışı ilhak edildiği dönemde Barack Obama yerine kendisinin başkan olması halinde bu olayın yaşanmayacağını savunan Trump, "(Kırım) Benden kolayca alınabilir miydi? Hayır, alınamazdı. Eğer ben başkanken böyle bir şey yaşansaydı Kırım alınamazdı." ifadelerini kullandı.

"Kanada'nın eyalet olması gerektiği" vurgusu

Trump, "Grönland'ı satın almak, Panama Kanalı'nın kontrolüne sahip olmak ya da Kanada'yı 51. eyalet yapmak" gibi söylemlerinin şaka olmadığını belirtti.

Grönland'ın ABD'nin kontrolü altında bulunmasının Ada için daha iyi olacağını savunan Trump, ulusal güvenlik açısından bunun ülkesi için de önemli olduğuna işaret etti.

Trump, "Kanada konusunda trollük yaptığımı düşünüyor olabilirsiniz ama gerçekten bunu yapmıyorum." ifadesini kullandı. Kanada'yı yılda 200 ila 250 milyar dolardan fazla sübvanse ettiklerini anlatan Trump, bunun doğru ve gerekli olmadığını savundu.

Trump, Kanada'dan ithalat yapmaya ihtiyaçlarının olmadığını vurgulayarak, "Kanada'dan hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Bu işin yürümesinin tek yolu Kanada'nın eyalet olmasıdır." ifadelerini kullandı.

Rümeysa Öztürk mesajı

Göçmenlik yetkililerince gözaltına alınan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün davasından haberdar olmadığını belirten Trump, bu konuda Adalet Bakanlığından Öztürk'e karşı ellerindeki her türlü delili açıklamasını talep edebileceğini vurguladı. Trump, "Bu konuda hiçbir sorunum olmaz." ifadesini kullandı.

Başkanlık kampanyasında ifade özgürlüğünü öne çıkarmasına rağmen üniversite kampüslerinde Filistin'e destek verdikleri gerekçesiyle vizeleri iptal edilen yaklaşık 300 öğrenciyle ilgili soru üzerine Trump, bu gösterilerde "muazzam antisemitizm" yapıldığını savundu. Trump, ifade özgürlüğünü desteklediğini fakat bu gösterilere karşı çıktığını anlattı.

"Suudi Arabistan, İbrahim Anlaşmalarına girecek"

İlk döneminde İsrail ve Arap ülkeleriyle barışın ilerletilmesi konusunda gelişme kaydedildiğini belirten Trump, bu konuda daha da gelişim görmek istediğini vurguladı.

"Suudi Arabistan, İbrahim Anlaşmalarına girecek. Bu olacak." görüşünü paylaşan Trump, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İbrahim Anlaşmaları kapsamında hiçbir şey yapmadılar. Orada dört ülke vardı, her şey hazırdı. Her şeyi paketlemiş olurduk. Şimdi tekrar başlayacağız. İbrahim Anlaşmaları, muazzam bir başarıydı ancak Biden sadece oturdu."

Gelecek ay Orta Doğu'ya ilk büyük yurt dışı seyahatini planlayan Trump, Suudi Arabistan-İsrail normalleşmesinin önündeki engelleri değerlendirdi.

Trump, Suudi halkını sevdiğini belirterek, "Veliaht Prens (Muhammed bin Selman) ve Kral'ı (Selman Bin Abdülaziz) da çok seviyorum. Ekonomimize bir trilyon dolar yatırım yapmayı kabul ettiler, 1 trilyon dolar." ifadelerini kullandı.

Orta Doğu ile tüm dünyada çok iyi ilişkilerinin olduğunu savunan Trump, "Bence, bunu akıllı insanlar anlıyor, kredi talep etmeden ya da almadan dünyada birçok sorunu çözdüm." görüşünü paylaştı.

İlk dönemine kıyasla kendinden daha emin ve hırslı olduğunu vurgulayan Trump, "Geçen sefer hayatta kalmak için savaşıyordum, bu sefer dünya için savaşıyorum." ifadesini kullandı.

İsrail'in İran'a ait nükleer tesislere saldırmasını engellemediği mesajı

Trump, İsrail'in İran'a ait nükleer tesislere saldırmasını engellediğine dair iddiaların doğru olmadığını belirtti. Onları önlemediğine ancak saldırıyı da kolaylaştırmadığına işaret eden Trump, saldırı olmadan bir anlaşma yapılabileceğine inandığını belirtti ve "İran'a bombaların atılmasından çok bir anlaşmayı tercih edeceğini" dile getirdi.

İran ile olası nükleer anlaşma ihtimalini iki kez tekrarlayan ABD Başkanı, "Bence İran ile bir anlaşma yapacağız ve bunu kimse beceremez." değerlendirmesinde bulundu. Trump, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney veya Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile müzakerelere açık olduğunu belirtti.

Gazze'deki ateşkesin ihlalinde Biden'ı suçladı

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD'yi savaşa sürükleyeceğinden endişe edip etmediği sorusu üzerine, "Bir savaşa girebilir ama biz sürüklenmiyoruz." cevabını verdi.

İsrail'in savaşa girmesi durumunda ABD'nin bunun dışında kalıp kalmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Trump, "Bir anlaşmaya varamazsak savaşa isteyerek girebilirim. Anlaşmaya varamazsak sürünün başında ben olacağım." ifadelerini kullandı.

Gazze'deki ateşkesin ihlal edilmesinden beri birçok kişinin yaşamını yitirmesinden kimin suçlu olduğu sorusu üzerine Trump, bundan eski Başkan Joe Biden'ın sorumlu bulunduğunu ileri sürdü.

Kendi döneminde İran'ın parasının olmadığını savunan Trump, Biden'ın ise İran'ı zenginleştirdiğini iddia etti. Trump, "Biden yönetimini suçluyorum çünkü onlar anlaşma yapmadan İran'ın söz sahibi olmasına izin verdiler." yorumunda bulundu.


Papa Franciscus'un cenaze töreni: Liderler Vatikan'a geldi, törene iki yüz bin kişi katılıyor

Vatikan'da, 21 Nisan'da hayatını kaybeden Katoliklerin ruhani lideri ve Papa Franciscus'un bugün yapılacak cenaze töreni başladı. Dünya liderlerinin yanı sıra iki yüz bin kişinin katıldığı töreninden ardından Papa, Azize Büyük Meryem Bazilikası'na defnedilecek

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Bir süredir solunum yollarındaki sağlık sorunlarıyla mücadele eden ve 21 Nisan'da hayatını kaybeden Katolik Kilisesi'nin 266. lideri Papa Franciscus için sabah Vatikan'ın ünlü Aziz Petrus Meydanı'nda cenaze merasimi düzenlenecek. TSİ 11:00'da başlayan cenaze törenine birçok dünya lideri katılırken yüzbinlerce kişi de Vatikan'da cenaze törenine katılıyor. 

'Halkın arasında bir Papa oldu'

Katolik Kilisesi'ne mensup 200'den fazla kardinal ve 700'den fazla piskopos ile rahibin hazır bulunduğu Papa'nın cenaze merasimini Kardinaller Meclisi Dekanı Kardinal Giovanni Battista Re yönetti.

Kardinal Re, törende yaptığı konuşmada Papa Franciscus için "Halkın arasında bir Papa oldu." dedi.

Kardinal Re, Papa Franciscus’un papalığı boyunca göç ve göçmenler konusunda hep duyarlı olduğunu ve onlara "sayısız jest yaptığını" ifade ederek, ilk ziyaretini İtalya'nın en çok düzensiz göç alan adası Lampedusa'ya gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Papa Franciscus'un duvarlar değil köprüler kurmaktan yana olduğunu belirten Kardinal Re, "Papa, her zaman barış çağrısı yaptı ve savaşlara diplomatik çözüm bulunmasını istedi ve sık sık savaşların bir yenilgi olduğunu söyledi." ifadelerini kullandı.

Kardinal Re, "Papa Franciscus, her zaman konuşmalarını ‘Benim için dua edin.’ diye tamamlardı, şimdi biz kendisinden bizim için dua etmesini istiyoruz." diye konuştu.

Dünya liderleri Roma'da

Papa Franciscus'un cenaze törenine aralarında devlet, hükümet ve parlamento başkanlarının olduğu 100'ü aşkın delegasyon katılıyor. 

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, Almanya Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, İspanya Kralı 6. Felipe, İngiliz Kraliyet ailesinden Galler Prensi William ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres törende bulunuyor.

İngiliz kraliyet ailesi, Joe ve Jill Biden da törene katılıyor. 

Beyaz Saray yetkilisinin açıklamasına göre, Başkan Donald Trump, Vatikan’daki cenaze töreni öncesinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile "çok verimli bir görüşme" gerçekleştirdi.Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Trump ile Zelenski’nin bugün özel bir görüşme yaptıklarını ve bu görüşmenin "çok verimli geçtiğini" belirterek "Toplantıya dair daha fazla detay daha sonra paylaşılacak" dedi.

Türkiye'yi temsilen Numan Kurtulmuş Roma'da

Kurtulmuş’u, Roma Fiumicino-Leonardo da Vinci Havalimanı'nda Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen ve Türkiye’nin Vatikan Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Neslihan Altay ile diğer ilgililer karşıladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra cenaze töreninin düzenleneceği Aziz Petrus Meydanı’na geçti.

Papa'nın naaşı Roma'da 6 kilometrelik bir kortej eşliğinde taşınacak

Papa Franciscus'un naaşı, vasiyeti üzerine Roma'da Azize Büyük Meryem Bazilikası'na (Santa Maria Maggiore) defnedilecek.

Yarın sabah Aziz Petrus Meydanı'ndaki cenaze ayini sonrasında Papa'nın naaşı buradan alınarak özel bir araçla yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaki Azize Büyük Meryem Bazilikası'na taşınacak.

Cenaze töreni, St. Peter Meydanı'nda açık havada gerçekleşiyor. Hem meydan hem de Papa Francis’in naaşının sergilendiği St. Peter Bazilikası, havari Aziz Petrus'un adını taşıyor. Hristiyan inancına göre, İsa, ilk takipçilerinin liderliğini Petrus’a emanet etti. Katolik Kilisesi, Aziz Petrus'u, Papa Francis’e kadar kesintisiz süren papalık zincirinin ilk halkası olarak kabul ediyor. 

100 yıldan fazla bir süre sonra Vatikan dışına defnedilecek ilk Papa

Papa Franciscus'un naaşı, vasiyeti üzerine Vatikan'da değil Roma'daki dört büyük Papalık Bazilikası'ndan biri olan Azize Büyük Meryem Bazilikası'na (Santa Maria Maggiore) defnedilecek. Aziz Petrus Meydanı'ndaki ayinin ardından Papa'nın cenazesi, özel araçla yaklaşık 5 kilometre mesafedeki Azize Büyük Meryem Bazilikası'na taşınacak. Papa'nın naaşını taşıyacak cenaze nakil aracının, Vatikan'dan çıktıktan sonra sırasıyla Vittorio Emanuele Caddesi, Venedik Meydanı, Kolezyum ve Merulana Caddesi üzerinden Azize Büyük Meryem Bazilikası'na ulaşması bekleniyor.

Azize Büyük Meryem Bazilikası'ndaki defin işleminin tamamlanmasından sonra kabrin pazar günü halkın ziyaretine açılacağı belirtildi. Papa Franciscus'un cenazesinin Aziz Petrus Bazilikası yerine Azize Büyük Meryem Bazilikası'na gömülmesiyle bir asırdan fazla süre sonra bir Papa, Vatikan dışındaki bir yere defnedilmiş olacak. Son olarak Papa 13. Leo'nun naaşı, 1903 yılında öldüğünde Roma'daki San Giovanni in Laterano Bazilikası’na defnedilmişti.

Ne olmuştu?

Şubat ayında geçirdiği şiddetli bronşit nedeniyle 14 Şubat'ta Roma'daki Gemelli Hastanesine kaldırılan, burada çift taraflı zatürre teşhisiyle 38 gün boyunca tedavi gören Papa Franciscus, 23 Mart'ta taburcu edilmişti. Papa'nın taburcu edildikten sonra 2 aylık nekahet döneminde kalması gerektiği belirtilmişti.

Papa Franciscus'un doktorlarından Prof. Sergio Alfieri, 25 Mart'ta Corriere della Sera gazetesine verdiği demeçte, Papa'nın hastanede yattığı dönemde 2 kez ölümden döndüğünü açıklamıştı.

Kardinal Joseph Farrell, 21 Nisan sabahı yaptığı açıklamada, Papa Franciscus'un yerel saatle 07.35'te yaşamını yitirdiğini duyurmuştu. Vatikan, dün akşam Papa Franciscus'un ölüm nedeninin inme geçirme, komaya girme ve geri döndürülemez kalp yetmezliği olduğunu bildirmişti.


Trump'tan Zelenski'ye 'maden anlaşmasını hemen imzala' çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna'nın nadir toprak elementleri anlaşmasına ilişkin nihai belgeleri henüz imzalamadığını belirterek, En az üç hafta gecikti. Umarım bu anlaşma hemen imzalanır" ifadelerini kullandı.

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD BaşkanıDonald Trump, nadir toprak elementleri anlaşmasını bir an önce imzalaması için Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye çağrıda bulundu. ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Ukrayna'nın nadir toprak elementleri anlaşmasını henüz imzalamamasından şikayet etti.

Trump'tan kritik çıkışlar: Putin barışı sağlayacak, Kanada eyalet olmalı

Paylaşımında Trump, "Ukrayna, ABD ile imzalanan çok önemli nadir toprak elementleri anlaşmasına ilişkin nihai belgeleri henüz imzalamadı. En az üç hafta gecikti. Umarım bu anlaşma hemen imzalanır." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca Rusya ile Ukrayna arasındaki barış sürecinin şu ana dek sorunsuz ilerlediğini ve bu konuda çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
1710

1️⃣ COGAT ve Gazze Sonrası Plan İsrail’in COGAT birimi (Coordination of Government Activities in the Territories) Gazze sonrası “askeri-sivil geçiş modeli” kuruyor. • COGAT artık sadece “işgal koordin

 
 
 
410

Avrupa’nın aşırı sağcı partileri ekonomide solcu oldu Çünkü daha küçük devlet çağrısı, oylarının büyük bölümünü aldıkları işçi sınıfında...

 
 
 
4010

Trump, Hamas'ın Gazze Ateşkes Teklifine Yanıt Vermesi İçin Pazar Günü Son Tarihi Belirledi Anlaşma sağlanamazsa Trump, 'Daha önce hiç...

 
 
 

Yorumlar


©2023 copyright by MD all rights reserved

bottom of page