25 haziran 2
- mutlunecmettin
- 25 Haz 2025
- 15 dakikada okunur
New York Belediyesi ön seçimlerini 33 yaşındaki Müslüman aday kazandı
33 yaşındaki demokrat sosyalist Zohran Mamdani seçildiği takdirde, New York'un ilk Müslüman ve Hint kökenli Amerikalı belediye başkanı olacak
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD'nin New York kentinde düzenlenen Demokrat Parti'nin belediye başkanlığı ön seçimlerinde, New York Temsilciler Meclisi Üyesi Zohran Mamdani, 4 Kasım'da yapılacak seçimlere girecek adayların yarışında resmi olmayan sonuçlara göre birinci sıraya yerleşti.
New York Times'ın haberine göre New York belediye başkan adaylığı için Demokrat Parti'den 11 kişinin yarıştığı ön seçimlerde sandıkların yüzde 92'si açıldı.
Buna göre Hint asıllı ve Uganda doğumlu Müslüman aday Mamdani, en önemli rakibi olarak bilinen eski New York Valisi Andrew Cuomo'yu da geçip, oyların yüzde 43,5'ini aldı.
Demokrat sosyalist kimliğiyle öne çıkan Mamdani, kampanya sürecinde toplu taşımanın ücretsiz hale getirilmesi, kira artışlarının dondurulması ve yüksek gelirli New Yorklulara daha fazla vergi getirilmesi gibi politikalar vadetti.
Cuomo, sandıkların büyük oranda açılmasının ardından yenilgiyi kabul etti.
Gece geç saatlerde destekçilerine hitap eden 67 yaşındaki Cuomo, "Bu gece bizim gecemiz değildi. Zohran'ın gecesiydi, hak etti ve kazandı." ifadelerini kullandı.
Sandıkların çoğunluğunun açılmasının ardından yaptığı zafer konuşmasında Mamdani, "New Yorklular, bizi temsil eden, bizi öncelikli gören bir lider bulmak için çaba sarf ettiler. Ve defalarca ihanete uğradık. Bu kadar çok hayal kırıklığı yaşadıktan sonra, kalp sertleşir, inanç kaybolur." dedi.
Erken oylama sırasında posta yoluyla gönderilen oyların 1 Temmuz'a kadar beklenecek olması nedeniyle kesin sonuçların açıklanmasının temmuzun ilk haftasını bulabileceği belirtiliyor.
Seçmenlerin beş adaya kadar tercih sırasına göre sıralama yapmalarına olanak tanıyan "sıralı tercih oylaması" yönteminin kullanıldığı ön seçimlerde, eğer birinci aday yüzde 50 barajını geçemezse ikinci tercihler sayıma dahil olacak.
New York Belediye Başkanlığı ön seçimleri
ABD'nin New York kentinde seçmenler, Demokrat Parti belediye başkan aday adayları arasından 4 Kasım'da yapılacak yarışa girecek ismi belirlemek için sandık başına gitti.
11 kişilik aday adayları arasında, eski New York Valisi Andrew Cuomo, New York Temsilciler Meclisi Üyesi Zohran Mamdani ve New York Şehir Denetçisi Brad Lander öne çıkmıştı.
Cumhuriyetçi Parti, belediye başkanlığı için tek aday çıkardığından ön seçimlere gitmedi. Önceki seçimde de Cumhuriyetçi Partiden aday olan, sokak güvenliği için "Koruyucu Melekler" adlı organizasyonun kurucusu ve radyo sunucusu Curtis Sliwa, 4 Kasım’da Cumhuriyetçi aday olarak New York Belediye Başkanlığı için yarışacak.
Kaynak: AA
NATO zirvesine dair her şey: 5. madde, harcamalar ve yaptırımlar
İsrail, Rusya ve İran krizlerinin gölgesinde Lahey’de toplanan NATO zirvesinde liderler, savunma harcamaları ve 5. Madde üzerinde tam mutabakat sağladı. Erdoğan ile Trump’ın kritik görüşmesi dikkat çekerken, Polonya ve Finlandiya’dan da 5. Maddeye güçlü destek geldi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve İran-ABD-İsrail arasındaki gerilimin etrafında Hollanda'nın Lahey kentinde NATO zirvesi düzenleniyor.
Liderler bazında düzenlenen zirvede Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. 45 dakikalık görüşmede Erdoğan, iki ülkenin 100 milyar dolar ikili ticaret hacmi hedefine ulaşmak için enerji ve savunma sanayii alanında yatırımların yapılabileceğini dile getirdi. İki lider ayrıca bölgesel ve küresel sorunları da ele aldı.
Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada Erdoğan, Trump'ın ilk başkanlık dönemi sırasında Türkiye'ye Rusya'dan S-400 savunma sistemleri alması nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasını özellikle gündeme getirdi.
Hollanda'da düzenlenen NATO zirvesinde öne çıkan gelişmeler ise şöyle:
ABD Başkanı Donald Trump, NATO zirvesi için Hollanda'ya seyahat ederken NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'den gelen mesajları sosyal medyada paylaştı. Söz konusu mesajlarda Rutte, ABD'nin İran'ı bombalamasını övdü.
NATO ülkelerinin savunma harcamalarına gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ini harcamasını kabul etmesini de Trump'ın "zaferi" olarak nitelendiriyor.
Mesajın, Trump'ın tarzında, bazı kelimeleri büyük yazarak gönderilmiş olması dikkat çekiyor.
Trump'tan İran-İsrail arasındaki savaşa dair açıklama
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik düzenlenen saldırıyı, İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya’ya atılan atom bombalarına benzetti.
Lahey’de konuşan Trump, “Onlar bu işi başarmak için trilyonlar harcadı ama başaramadılar. Biz ise şu anda onlarla gayet iyi anlaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Trump, sözlerinin devamında İran'ın nükleer tesisine yönelik yapılan saldırıya dair şu dikkat çekici açıklamayı yaptı:
“Eğer o saldırıyı gerçekleştirmeseydik, bu savaş hala devam ediyor olurdu. O saldırı savaşı bitirdi. Savaşı sona erdirdi.
Hiroşima’yı, Nagazaki’yi örnek göstermek istemem ama temelde o savaşı nasıl bitirdiyse, bu da öyle bitirdi. Bu savaş böyle sona erdi. Eğer o hedefi vurmasaydık, şu anda hala çatışıyor olurlardı.”
NATO'nun beşinci maddesi ve harcamalar
Hollanda'daki zirvenin en kritik konularından biri harcama limitleri. ABD kanadı ve özellikle Trump, Avrupa ülkelerinin milli gelirlerinin yüzde 5'ini askeri alanlara ayırmasını istiyor. Kaynaklar, Türkiye'nin bu toplantıyla beraber Trump'ın çağrısına uyacağını belirtiyor.
NATO Genel Sekreteri Rutte yaptığı açıklamada, "Bugün NATO'nun son 10 yılda savunma harcamalarına 1 trilyon dolar (861 milyar euro) daha eklediğini açıklamaktan memnuniyet duyuyorum. "Sayın Başkan, sevgili Donald, bu sizin bizi zorlamanız sayesinde oldu." dedi.
Trump bu yılki zirvenin düzenlendiği Lahey'e giderken gazetecilere, beşinci maddeyle ilgili "Tanımınıza bağlı," dedi ve ekledi:
'Madde 5'in çok sayıda tanımı var. Bunu biliyorsunuz, değil mi? Ama ben onların dostu olmaya kararlıyım'
Daha sonra Air Force One uçağında konuya açıklık getirmesi istenen Trump, "hayat kurtarmaya kararlı olduğunu" ve "yaşam ve güvenliğe bağlı olduğunu" söyledi ancak daha fazla açıklama yapmadı.Başkan Trump ayrıca, Ukrayna lideri Zelenski ile de görüşme yapacağını bildirdi.
Polonya: Beşinci madde konusunda tartışma yok
NATO'nun beşinci maddesi kısaca herhangi bir NATO ülkesine saldırı durumunda birlik ülkelerinin düşman ülkeye yönelik bir olması ve askeri destek sağlamasını içeriyor. Bu madde saldıran ülkeye doğrudan müdahaleyi destekler nitelikte.
Avrupa'da artan Rus tehdidine karşı son yıllarda en fazla silahlanan ve NATO'nun en güçlü ordularından biri haline gelen Polonya'dan da konuyla ilgili açıklamalar geldi.
Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, NATO ülkeleri arasında özellikle savunma harcamalarının artırılması konusunda tam bir birlik olduğunu vurguladı.
Doğu kanadının desteklenmesinin, Avrupa çapında stratejik boru hatlarının genişletilmesinin ve Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesinin önemine dikkat çeken Duda, NATO’nun politika değişikliğinin “Rusya’nın emperyalist politikalarına” karşı bir tepki olduğunu belirtti. Ayrıca savunma bütçelerinin artırılması konusunda uzun süredir savunuculuk yaptığını ifade etti.
Duda, NATO’nun temel iki unsurunun ittifakın birliği ve 5. Madde olduğunu belirterek, “5. Madde konusunda kesinlikle herhangi bir tartışma söz konusu değil” dedi.
Finlandiya'dan 5. maddeye dair açıklama
Geride kalan yıllarda Türkiye'nin onayı ile NATO'ya katılan Finlandiya'dan da beşinci madde ile ilgili açıklama geldi. Finlandiya Başkanı Alexander Stubb zirvenin Rusya'ya karşı tarihi bir savunma sistemi olduğunu belirterek 'Beşinci maddenin uygulanmasıyla ilgili herhangi bir kuşkum yok' ifadelerini kullandı.
Kaynak: Gazete Oksijen
ABD'nin Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası
ABD'nin Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası (İngilizce özgün adıyla: Countering America's Adversaries Through Sanctions Act, CAATSA) İran, Kuzey Kore, Rusya ve Türkiye'ye yaptırımlar uygulayan bir Birleşik Devletler federal yasasıdır. Tasarı, Meclis 419-3 oy oranı ile geçtikten sonra 27 Temmuz 2017'de Senatoda 98–2 oy oranı ile kabul edildi.[1] 2 Ağustos 2017'de Başkan Donald Trump, yasanın "ciddi şekilde kusurlu" olduğuna inandığını belirterek imzaladı.[2]
Tepkiler
Amerika Birleşik Devletleri başkanı
Başkan Donald Trump tasarıyı imzaladığı gün eşzamanlı olarak iki ayrı imza beyannamesi yayınladı.[2][3] Kongre için yapılan açıklamada[4] şöyle dedi: "İran, Kuzey Kore ve Rusya'nın saldırgan ve istikrarsızlaştırıcı davranışlarını cezalandırmak ve caydırmak için sert tedbirlerden yana olsam da, bu yasa önemli ölçüde kusurludur. Kongre, dış politikadaki esnekliğini sınırlayan yürütme organının yetkisine getirilen kısıtlamalar gibi bir dizi açıkça anayasaya aykırı hükümler içeriyordu.
Trump tarafından yapılan diğer açıklamada ise, "Tasarı ciddi şekilde kusurlu olmaya devam ediyor - özellikle yürütme organının müzakere yetkisini ihlal ettiği için. Kongre, yedi yıllık konuşmanın ardından bir sağlık hizmeti tasarısını müzakere bile edemedi. Yürütmenin esnekliğini sınırlayarak, bu yasa tasarısı, Amerika Birleşik Devletleri'nin Amerikan halkı için iyi anlaşmalar yapmasını zorlaştırıyor ve Çin, Rusya ve Kuzey Kore'yi birbirine daha da yaklaştıracak."[5]"
ABD Dışişleri Bakanlığı
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert, "CAATSA yasasının yürürlüğe girmesinden bu yana, yabancı hükümetlerin Rus savunma silahlarının birkaç milyar dolarlık planlı veya açıklanmış satın alımlarının terk edildiğini tahmin ediyoruz. Genellikle büyük savunma anlaşmalarıyla ilişkili uzun zaman dilimleri göz önüne alındığında, sonuçlar bu çabanın miktarı daha yeni ortaya çıkmaya başlıyor."[6]
Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Mısır'ı Rus Suhoy Su-35'i satın almaması konusunda uyardı ve "Bu sistemler satın alınırsa CAATSA tüzüğünün rejime yaptırım gerektireceğini açıkça belirttik" dedi.[7]
İran
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Araqchi 2 Ağustos 2017'de devlet televizyonuna verdiği bir röportajda "Bize göre nükleer anlaşma ihlal edildi ve bu konuya uygun ve orantılı bir tepki göstereceğiz" dedi.[8]
Kuzey Kore
Kuzey Kore dışişleri bakanlığı yetkilileri, "ABD'nin dünyanın dört bir yanındaki farklı ülkelere yaptırım uygulama teklifinin kendi çıkarlarını karşılamak için tamamen çirkin bir kaldıraç olduğunu"[9] ve geçtiğimiz günlerde Kuzey Kore, Rusya ve İran'a karşı "yaptırım tasarısı" olduğunu söyledi. ABD Kongresi, Rusya, Çin, Venezuela, Almanya, Avusturya ve Fransa'nın tepkilerini gerekçe göstererek büyüyen bir uluslararası tepkiye yol açıyor ".
Rusya
Tasarı Senato'dan geçtikten sonra, 28 Temmuz 2017'de Rusya dışişleri bakanlığı, Kongre tarafından kabul edilen tasarıya yanıt olarak kullanılan tedbirleri açıkladı, ancak aynı zamanda 2016 yılı sonunda Barack Obama yönetimi tarafından ABD'deki Rus diplomatik misyonuna uygulanan özel tedbirlere de atıfta bulundu.[10] Rusya, ABD'nin Moskova büyükelçiliği ve Saint Petersburg, Yekaterinburg ve Vladivostok'taki konsolosluklarındaki diplomatik ve teknik personelini 1 Eylül'e kadar - ABD'de görevlendirilen Rus diplomatların sayısıyla aynı - 455 kişiye indirmesini talep etti; Rusya hükümeti ayrıca Moskova'da ABD tarafından kullanılan bir inziva yeri ve depolama tesisinin kullanımını 1 Ağustos'a kadar askıya alacaktır.[11][12] Kısa bir süre sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kararın kendisi tarafından alındığını ve ABD diplomatik misyonunun 755 çalışanının "Rusya Federasyonu'ndaki faaliyetlerine son vermesi" gerektiğini söyledi.[11][13][14]
Tasarı imzalandıktan sonra Rusya Dışişleri Bakanlığı yaptırımları "Russofobik histeriye" bağladı ve karar vermesi halinde harekete geçme hakkını saklı tuttu. Rusya başbakanı Dmitry Medvedev 2 Ağustos'ta yasanın ABD-Rusya ilişkilerini iyileştirme umudunu sona erdirdiğini ve "Rusya ile topyekün bir ticaret savaşı" anlamına geldiğini yazdı.Mesajında ayrıca, "Amerikan düzeni, Trump'a karşı ezici bir zafer kazandı. Başkan yeni yaptırımlardan memnun değildi, ancak tasarıyı imzalamak zorunda kaldı" dedi.[15][16]
Haziran 2020'de ABD Senatosu'ndan John Thune, 2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nda ABD Savunma Bakanlığı'nın ABD Ordusu'nu kullanarak Türkiye'nin Rus yapımı S-400 füze sistemini satın almasına izin verecek bir değişiklik önerdi. Gerekçe, bunun Türkiye'nin CAATSA'ya aykırı bir yabancı askeri sisteme sahip olması sorununu ortadan kaldıracağıdır. Bu, daha sonra ABD'nin Türkiye'yi F-35 Lightning II satın alma ve sahiplik programına yeniden entegre etmesine izin verecektir.[17]
AB ve AB üye ülkeleri
26 Temmuz 2017'de Fransa dışişleri bakanlığı yeni ABD yaptırımlarını sınır ötesi erişim nedeniyle uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak nitelendirdi.[19]
Temmuz 2017 sonunda, önerilen kanunun Rusya yaptırımları, Avrupa Birliği Başkanı Jean-Claude Juncker tarafından sert eleştirilere ve misilleme tedbirleri tehdidine neden oldu.[20] Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Brigitte Zypries yaptırımları uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak nitelendirdi ve Avrupa Birliği'ni uygun karşı önlemler almaya çağırdı.[21]
Türkiye
2017 yılının sonlarında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rus yetkililer, S-400 hava savunma sistemi birimlerinin teslimatı için 2,5 milyar ABD doları tutarında bir anlaşma imzaladı.[22] Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye'nin Rusya ile S-400 anlaşmasıyla ilgili endişelerini dile getirdi,[23] ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer Türk yetkililer, ABD'nin CAATSA'nın S-400 füze sistemlerini satın alması nedeniyle mevcut uluslararası protokolleri ve anlaşmaları gerekçe göstererek yaptırım tehdidini reddettiler. Türkiye ve Rusya arasında karşılıklı olarak imzalanan ve kabul edilen formlar ve Rusya ile S-400 teklifinin ABD'nin sunduğu Patriot Sisteminden daha iyi bir anlaşma olduğu dile getirildi.[24][25]
CAATSA Yaptırımı nedir?
ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA), 2 Ağustos 2017 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın imzasıyla yürürlüğe girmiştir. Yaptırımlar; İran, Rusya ve Kuzey Kore’yi hedef alsa da, bu ülkelere ve sektörlere yapılan doğrudan veya dolaylı destekler de yasa ile hedef alınabiliyor.
Yasa üç bölümden oluşmaktadır. Bunlar:
İran’ın İstikrarsızlaştırma Faaliyetleriyle Mücadele,
Avrupa ve Avrasya’daki Rusya Etkisiyle Mücadele,
Kore’ye Yönelik Yasaklama ve Yaptırımların Modernizasyonu, bölümleridir.
İkinci bölümdeki (Avrupa ve Avrasya’daki Rusya etkisine karşı yasa) yaptırımlar; özellikle siber güvenlik, Rus istihbarat veya savunma sektörleriyle yapılan işlemler, boru hatlarıyla ilgili olan gelişmeler, devlete ait varlıkların Rusya tarafından özelleştirilmesi veya Suriye’ye yapılan silah transferlerinden dolayı uygulanmaktadır.
Yaptırım Maddeleri (12 Madde)
CAATSA, 12 maddelik farklı yaptırım seçeneklerini içermektedir. Başkan bu yaptırımlardan en az 5 tanesini seçmek durumundadır. 12 Madde şunları içermektedir:
İhracat-İthalat Bankası kredileri ve yardımlarının yasaklanması,
İhracat ile ilgili yaptırımlar,
ABD’de bulunan mali kurumlardan kredi alımının yasaklanması,
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası organizasyonlardan alınan kredilerin bloke edilmesi,
Finansal kuruluşlara ilişkin yasaklar,
Mal ve hizmet tedarikine ilişkin yaptırımlar
Kambiyo yasakları (döviz),
Bankacılık işlemlerine ilişkin yasaklar,
Mülkiyet işlemlerine ilişkin yasaklar,
ABD’deki kişi ve kurumların, yaptırım uygulanan kişi veya kurumlarla sermaye ve borç alışverişi ya da yatırım yapmasına ilişkin yaptırımlar,
Yaptırım kapsamına alınan kurumlarda çalışan yetkililere vize yasağı uygulanması,
Yaptırım kapsamına alınan kuruluşların üst düzey yetkililerine yaptırım uygulanmasıdır.
Türkiye ve CAATSA
ABD yönetimi, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze sistemi alması halinde bu yaptırımları uygulayacağını açıklamış fakat uzun bir süre uygulamamıştır.
ABD Senatosu; 740 milyar dolar savunma bütçesi, Türkiye’ye yönelik yaptırımlar ve Türkiye’nin almış olduğu 6 adet F-35 savaş uçağının ABD Hava Kuvvetleri’ne verilmesini de içeren 2021 yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasasını (NDAA) onayladı.
ABD’den Türkiye’ye CAATSA yaptırım kararı açıklandı
ABD Hazine Bakanlığı, Türkiye’ye yönelik yaptırım kararını açıkladı. Karara göre, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir yaptırım listesine alındı.
Açıklanan yaptırım listesine ayrıca, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı ve Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit ile Savunma Sanayii Deniz Şube Müdürü Mustafa Deniz Alper ve Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanı Serhat Gençoğlu da eklendi.
Açıklanan yaptırım kararına göre Savunma Sanayii Başkanlığı’na yukarıda belirtilen 12 maddelik yaptırım maddelerinden; İhracat yaptırımları, Uluslararası Finans Kuruluşları ile ABD’de bulunan finans kuruluşlarından kredi alma yasağı getirildi.
Dışişleri Bakanlığı’ndan Yaptırım Kararına Kınama
Dışişleri Bakanlığı, yaptırım kararının açıklanmasının ardından şu açıklamayı yaptı:
”ABD’nin, S-400 hava savunma sistemlerini tedariğimiz nedeniyle bugün açıkladığı ve Türkiye’ye karşı tek taraflı yaptırımlar içeren kararını kınıyor ve reddediyoruz.”
”Türkiye, ilişkilerimizi olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmaz olan bu karara karşı gerekli adımları atacak, uygun gördüğü şekilde ve zamanlamayla mukabelede bulunacaktır. Türkiye, ulusal güvenliğini sağlamak için gerekli gördüğü tedbirleri almaktan da imtina etmeyecektir.”
”Bu anlayışla, ABD’yi, bugün açıklanan bu haksız yaptırım kararını gözden geçirmeye ve bu vahim yanlıştan bir an evvel geri dönmeye davet ediyor, Türkiye olarak meseleyi müttefiklik ruhuna uygun şekilde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele almaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.”
Ocak
1 Ocak - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İngiltere kaynaklı mutasyon geçirmiş COVID-19'un Türkiye'de de tespit edildiğini açıkladı.[1]
4 Ocak - 2021 Boğaziçi Üniversitesi protestoları: Melih Bulu'nun Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanması öğrenciler tarafından protesto edildi.[2]
8 Ocak - Türksat 5A uydusu, millî imkanlarla Türkiye'de birleştirilip, Falcon 9 roketiyle Cape Canaveral'den Türkiye saati ile 05.15'te uzaya gönderildi.[3]
10 Ocak - Ankara'nın Kalecik ilçesinde saat 22.53'te Richter ölçeği'ne göre 4,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.[4]
13 Ocak - İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Çin aşısı CoronaVac'a acil kullanım onayı verdi. İlk aşı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya yapıldı.[5]
14 Ocak - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CoronaVac aşısı oldu.[6][7]
Şubat
9 Şubat - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Uzay Programı'nı açıkladı.[8]
10 Şubat - Pençe-Kartal 2 Operasyonu: Günün ilk saatlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Türkiye sınırına 40 kilometre uzaklıktaki Gara bölgesinde bulunan Siyana'ya hava indirme yapılarak PKK'ya karşı Pençe Kartal-2 Operasyonu başlatıldı.[9]
13 Şubat - Gara Katliamı: Pençe-Kartal 2 Operasyonu'nun başlaması üzerine, PKK, mağarada alıkoyduğu 13 kişiyi öldürdü.[10][11][12]
Mart
1 Mart - Tedbirli normalleşme, risk değerlendirme kriterlerine göre 4'e ayrılmış illerde kademeli olarak başladı.[13]
2 Mart - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı.[14]
4 Mart - Bingöl'den Tatvan'a gitmek için kalkan bir Eurocopter Cougar tipi askerî bir helikopter düştü. Helikopterin içinde bulunan 8. Kolordu Komutanı Osman Erbaş'ın da aralarında bulunduğu 11 asker öldü.[15]
10 Mart - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya devlet başkanı Vladimir Putin'in video konferans yöntemiyle katıldığı törende Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde 3. reaktörün temeli atıldı.[16]
12 Mart - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ekonomi Reform paketini açıkladı.[17][18]
20 Mart - Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye bakımından feshedilmesine karar verildi.[19][20]
Nisan
4 Nisan - 104 Emekli Amiral Bildirisi: Türk Deniz Kuvvetleri'nden emekli olmuş 104 amiral tarafından Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Kanal İstanbul projesi ve Atatürk ilke ve devrimlerine ikaz ve atıfta bulunulan bir bildiri yayınlandı.[21][22]
7 Nisan - Konya'nın Karatay ilçesinde Türk Yıldızları'na ait bir NF-5 uçağı eğitim uçuşu sırasında bilinmeyen bir nedenle düştü. Uçağın pilotu Hava Pilot Yüzbaşı Burak Gençcelep kazada öldü.[23]
14 Nisan - 19.00'dan itibaren uygulanmak üzere 2 haftalık kısmi kapanma uygulamasına geçildi. Hafta içi 19.00-05.00 saatleri arasında hafta sonunun ise tamamını kapsayacak şekilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulaması başta olmak üzere birçok alanda artan vaka sayıları sonucunda sınırlama getirildi.[24]
29 Nisan - 19.00'dan itibaren uygulanmak üzere 17 Mayıs 05.00'e kadar tam kapanma ilan edildi. Tüm kademelerde eğitime ara verildi ve sınavlar ertelendi. Şehirler arası toplu taşıma araçlarının %50 kapasiteyle çalışacağı duyuruldu. Zincir Marketlerin pazar günü kapalı olacağı açıklandı[25]
Mayıs
28 Mayıs - Taksim Camii ibadete açıldı.
Haziran
4 Haziran - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Karadeniz'de 135 milyar m3 doğalgaz bulunduğunu açıkladı.[26]
Temmuz
14 Temmuz tarihinde Rize'de sel gerçekleşti, 6 kişi öldü.
28 Temmuz - 12 Ağustos tarihleri arasında 49 ilde çıkan 299 orman yangınında 9 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı ve yüzbinlerce hektar orman arazisi küle döndü.
Ağustos
5 Ağustos - millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk görevinden affını istedi. Selçuk'un yerine Mahmut Özer atandı.
10 Ağustos - 1 Türk gencin Suriyeli mülteci grup tarafından öldürülmesi sonucu Altındağ Olayları çıktı.
11 Ağustos - Batı Karadeniz bölgesindeki Kastamonu, Sinop ve Bartın'daki sel, su baskını ve heyelanlarda 97 kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralandı.
14 Ağustos - Orman Genel Müdürlüğü Rusya'dan kiralanan yangın söndürme uçağının Kahramanmaraş'ta düştüğünü açıkladı 3'ü Türk, 5'i Rus vatandaşı olmak üzere toplam 8 kişiden oluşan tüm mürettebat öldü.[27][28]
Eylül
21 Eylül, 26 Eylül - Teknofest 2021 Atatürk Havalimanı'nda düzenlendi.[29]
Ekim
6 Ekim - Paris İklim Anlaşması, TBMM'de onaylandı.[30]
29 Ekim - Atatürk Kültür Merkezi yenilenerek hizmete açıldı.[31]
Kasım
29-30 Kasım - Marmara, Ege ve Batı Karadeniz bölgesinde meydana gelen şiddetli fırtına nedeniyle toplam 7 kişi hayatını kaybederken, 50'den fazla kişi yaralandı.
Aralık
10 Aralık - Expo 2021 Hatay, Hatay il merkezinde gerçekleşecek ve 30 Mayıs 2022'ye kadar devam edecek.[32]
2021 FIVB Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonası 15-19 Aralık 2021 tarihleri arasında Ankara'da düzenlendi.[33]
19 Aralık - Türksat 5B uydusu Falcon 9 roketiyle Cape Canaveral'den Türkiye saati ile 06.58'de uzaya fırlatıldı.[34]
22 Aralık - Yerli koronavirüs aşısı TURKOVAC acil kullanım onayı aldı.[35]
29 Aralık - Erzurum ve Artvin'i birbirine bağlayan aynı zamanda Türkiye'yi Gürcistan üzerinden Kafkaslara bağlayan Pirinkayalar Tüneli açıldı.[36]
İngiltere nükleer bomba taşıyabilen savaş uçakları alıyor
İngiltere, Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez nükleer başlık taşıyabilen savaş uçakları satın alıyor. ABD’den alınacak F-35A jetleri, Rusya’nın artan nükleer tehdidine karşı NATO’nun hava tabanlı caydırıcılık misyonunda görev alacak
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
İngiltere, Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez savaş uçaklarına nükleer bomba taşıma yeteneği kazandırıyor. Başbakan Keir Starmer, Çarşamba günü Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenecek NATO zirvesinde, ABD’den 12 adet F-35A savaş uçağı satın alınacağını resmen açıklayacak. İngiltere’nin halihazırda sahip olduğu F-35B modellerinin aksine, F-35A tipi uçaklar nükleer silah taşıyabiliyor.
Başbakan Starmer, “Radikal belirsizlik çağında artık barışı garanti olarak göremeyiz. Bu nedenle hükümetim, ulusal güvenliğimize yatırım yapıyor. Silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu donanıma sahip olmasını sağlarken, savunma harcamalarımızın ülke genelindeki toplumlara fayda sağlamasını da hedefliyoruz,” dedi.
27 yıl sonra bir ilk
Bu anlaşma, 1998’de Tornado jetlerinin emekli edilmesinden bu yana, İngiltere’nin ilk kez taktik nükleer silah taşıyabilen hava araçlarına sahip olması anlamına geliyor.
Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu karar, Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından hava kuvvetlerinin nükleer rolünün sona erdiği dönemden sonra Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin yeniden nükleer bir rol üstlenmesi anlamına geliyor,” denildi.
Açıklama, İngiltere’nin ulusal güvenlik stratejisi raporuyla birlikte geldi. Raporda, “Yıllar sonra ilk kez, İngiltere anakarasının doğrudan tehdit altına girebileceği ve hatta savaş senaryolarına hazırlanması gerektiği” uyarısı yapıldı.
Aynı rapor, nükleer tehditlerin arttığını ve nükleer ile yıkıcı teknolojilerin yayılmasının, İngiltere’nin ulusal güvenlik yaklaşımını yeniden gözden geçirmesini zorunlu kıldığını vurguladı.
NATO'da tarihi zirve
NATO’nun 32 üye ülkesi Çarşamba günü, savunma harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 5’ine çıkarılması hedefini resmi olarak onaylayacak.
ABD Başkanı Donald Trump da zirveye katılacak. Trump, zirve öncesinde İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırı düzenlemiş ve ardından İsrail’i ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle sert şekilde eleştirmişti. Trump, “Bu iki taraf da ne yaptığını bilmiyor,” diyerek İsrail’e savaş uçaklarını geri çağırma çağrısında bulundu.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise Trump’a gönderdiği özel mesajda, “Avrupa’yı büyük ölçüde ödeme yapmaya zorladığınız için sizi kutluyorum. Bu, on yıllardır hiçbir ABD başkanının başaramadığı bir şeydi,” ifadelerini kullandı. Bu mesaj, ABD Başkanı tarafından sosyal medyada da paylaşıldı.
Trump buna rağmen, NATO’nun meşhur 5. Madde’sine olan desteği konusunda muğlak ifadeler kullandı. “5. Madde’nin birçok tanımı var, biliyorsunuz, değil mi? Ama dost kalmaya kararlıyım,” dedi.
'Düşmanlarımız korkmalı'
Bir Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) yetkilisi, The Telegraph’a yaptığı açıklamada, “Bu anlaşma, mevcut tehditlere karşı duruşumuzu değiştirdiğimizin göstergesi. Düşmanlarımız, artık bizim taktik nükleer silahlara sahip olmamızdan korkmalı,” dedi.
Taktik nükleer silahlar, İngiltere’nin Trident denizaltılarındaki şehirleri yok edecek kapasitedeki stratejik başlıklardan farklı olarak, savaş alanındaki birliklere karşı kullanılmak üzere tasarlanıyor. Bu silahlar, tam ölçekli bir nükleer savaşa dönüşmeden önce caydırıcılık amacıyla devreye sokulabiliyor.
İngiltere bu bombaları nerede depolayacak?
Yeni uçaklar, Norfolk’taki RAF Marham üssüne konuşlandırılacak ve deniz kuvvetlerine ait uçak gemilerinden kalkamayacak. İngiltere, ABD’den satın alınacak B61-12 tipi termonükleer bombaların nerede depolanacağı konusuna ise açıklık getirmedi.
İngiltere, bu uçakları NATO’nun “çift kapasiteli nükleer hava misyonu” kapsamında kullanacak. Fransa’nın aksine, kendi ürettiği hava tabanlı nükleer silah geliştirme planı bulunmuyor.
Pentagon belgelerine göre, ABD 15 yıl aradan sonra İngiltere’ye yeniden nükleer silah konuşlandırmayı planlıyor. Suffolk’taki RAF Lakenheath üssünde, Hiroşima’ya atılan bombanın üç katı gücünde başlıklar depolanacak.
'Rusya'ya karşı esneklik'
Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü’nden (RUSI) hava gücü uzmanı Justin Bronk, “Bu kararın iki nedeni var. İlki, Rusya’nın taktik nükleer silah kullanımını caydırmak. Trident denizaltılarındaki stratejik başlıklar bu durumda fazla tırmandırıcı olabilir. İkincisi ise F-35A’nın daha ucuz ve daha uzun menzilli olması. Ayrıca F-35B’ye sığmayan Rus hava savunma sistemlerini yok etmeye yönelik daha fazla konvansiyonel silah seçeneğine sahip,” dedi.
ABD Savunma Bakanlığı’na göre, bir F-35A’nın maliyeti 118 milyon dolar (yaklaşık 86 milyon sterlin). Bu, dikey kalkış ve iniş yapabilen F-35B’ye kıyasla 25-30 milyon dolar daha ucuz.
Almanlar İngiltere'yi geçti
Zirve öncesi Almanya, NATO’nun yüzde 5 savunma harcaması hedefini 2029 yılına kadar tutturacağını duyurdu. Bu, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez İngiltere’den daha fazla savunma harcaması yapacağı anlamına geliyor.
Başbakan Starmer ise 2027’ye kadar savunma harcamalarını GSYH’nin yüzde 4,1’ine çıkaracaklarını, 2035 yılına kadar ise yüzde 5 hedefine ulaşacaklarını açıkladı.
NATO Genel Sekreteri Rutte, “İngiltere uzun süredir nükleer caydırıcılığını NATO’ya tahsis ediyor. Bugün alınan karar ise NATO’nun nükleer misyonuna güçlü bir katkı daha,” dedi.
Savunma Bakanı John Healey ise, “Nükleer riskler artıyor. Bazı devletler nükleer envanterlerini modernize ediyor ve çeşitlendiriyor. Bu yüzden kolektif savunma ve caydırıcılık için NATO öncelikli yeni bir yaklaşım benimsiyoruz,” ifadelerini kullandı.
Körfez’de bir ilk: Umman kişisel gelir vergisi getirdi
Petrol gelirine bağımlılığı azaltmak isteyen Umman, Körfez’de kişisel gelir vergisi uygulayan ilk ülke oldu. Vergi, nüfusun sadece yüzde 1’ini kapsayacak ve sosyal muafiyetler içerecek
Yorumlar