top of page

Kirli iş

  • Yazarın fotoğrafı: mutlunecmettin
    mutlunecmettin
  • 18 Haz 2025
  • 8 dakikada okunur

Almanya Başbakanı Merz: Bu, İsrail'in hepimiz için yaptığı kirli iş

Almanya Başbakanı Merz, İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışmaya ilişkin konuştu. Merz, 'İsrail'in bu kirli işi yapmasının cazip olup olmadığı' sorusuna "Bu terim için size minnettarım. Bu, İsrail'in hepimiz için yaptığı kirli iş. Biz de bu rejimden etkileniyoruz" yanıtını verdi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran rejiminin müzakere masasına dönmeye hazır olması durumunda daha fazla askeri müdahaleye gerek duyulmayacağını söyledi. Kanada'da düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'ne katılan Merz, Alman kamu yayıncısı ZDF'ye, İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Şimdi İran'daki durumun nasıl gelişeceğine bakılması gerektiğini vurgulayan Merz, "Rejim müzakere masasına dönmeye hazır olursa daha fazla askeri müdahaleye gerek kalmaz. Aksi takdirde İran'ın nükleer silah programının tamamen yok edilmesi gündeme gelebilir" ifadelerini kullandı. Merz, İsrail'in gerekli silahlara sahip olmadığı için İran'ın nükleer silah programını tamamen yok edemeyeceğini, bu silahların Amerikalılarda olduğunu kaydetti.

"Tahran'daki rejim olmasaydı 7 Ekim olmazdı"

Muhabirin, İsraillilerin bu kirli işi yapmasının çok cazip olup olmadığını sorması üzerine Merz, şunları söyledi: "Kirli iş terimi için size minnettarım. Bu, İsrail'in hepimiz için yaptığı kirli iş. Biz de bu rejimden etkileniyoruz. Bu molla rejimi saldırılarıyla dünyaya ölüm ve yıkım getirdi. Hizbullah ile, 7 Ekim'de İsrail'de Hamas ile. Tahran'daki rejim olmasaydı, bu asla mümkün olmazdı. Rusya'ya Tahran'dan insansız hava aracı tedarik edilmesi. Evet, İsrail'in orada yaptığı kirli iş." İsrail ordusunun ve İsrail devlet yönetiminin, bunu yapma cesaretini göstermesini sadece büyük bir saygıyla karşılayacağını aktaran Merz, "Aksi takdirde bu rejimin terörünü aylarca ve yıllarca görmeye devam edebilirdik. Ve muhtemelen elinde bir nükleer silahla" diye konuştu.

Merz, İran'ın nükleer programını sonlandırmasını ümit edip etmediğine ilişkin soruya ise "Benim varsayımım büyük ölçüde bittiği yönünde. Bu şekilde devam edemez. Daha derinde bulunan bu son zenginleştirme tesisinde ne olacağına bağlı olarak bekleyip görmemiz gerekecek. Yıkımın ne kadar ileri gittiği ancak birkaç gün ya da hafta içinde netleşebilir." yanıtını verdi. Başbakan Merz, Tahran'daki rejimin, İsrail saldırılarının başladığı 13 Haziran öncesindeki gibi devam edemeyeceğini düşündüğünü sözlerine ekledi.

Kaynak: AA


İngiltere ve Fransa'dan Orta Doğu'da diplomasi ve diyalog çağrısı

İngiltere Başbakanı Starmer ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Kanada'daki G7 Liderler Zirvesi'nde bir araya geldi. Orta Doğu'daki durumun ele alındığı görüşmede, her iki liderin de diplomasi ve diyalog yoluyla barışa giden yolun bulunması gerektiği konusunda mutabık kaldıkları belirtildi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

İngiltere ve Fransa'nın, İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışmada diplomasi ve diyalog yoluyla barışa giden yolun bulunması gerektiği konusunda mutabık oldukları bildirildi. Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan yapılan yazılı açıklamada, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Kanada'daki G7 Liderler Zirvesi kapsamında Fransa CumhurbaşkanıEmmanuel Macron ile bir araya geldiği belirtildi.

Liderlerin görüşmede Orta Doğu'daki durumu ele aldıkları ifade edilen açıklamada, her iki liderin de diplomasi ve diyalog yoluyla barışa giden yolun bulunması gerektiği konusunda mutabık kaldıkları vurgulandı. Açıklamada, bu konunun zirve kapsamında G7 ortakları için kilit odak noktası olması gerektiğinin altı çizildi.

Ukrayna ve yasa dışı göç konuları da gündeme geldi

Açıklamada, liderlerin gelecek ay yapılacak İngiltere-Fransa Zirvesi'ni de değerlendirdikleri belirtilerek, Manş Denizi üzerinden yasa dışı göçün ele alınması gereken önemli kilit konu olması gerektiğini teyit ettikleri bilgisi verildi. Ayrıca, bu konuda ilerleme sağlamak için yenilikçi yollar bulmak üzere diğer ortaklarla yakın şekilde çalışmayı sürdürmenin önemine işaret edildi. Açıklamada, tarafların, İngiltere-Fransa Zirvesi'nin iki ülke arasındaki mevcut savunma ve güvenlik işbirliğini daha da geliştirmek için uygun an olduğu konusunda mutabık kaldığı ifade edildi. Her iki liderin de G7 Zirvesi'nde Ukrayna konusunu ele alacakları kaydedilen açıklamada, adil ve kalıcı barışın sağlanması ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin üzerindeki baskının sürdürülmesi yönündeki desteklerini aktardıkları bildirildi.

Kaynak: AA


İsrail basını: ABD Gazze'de 60 günlük ateşkes önerdi, Hamas teklifi kabul etti

Israel Hayom gazetesi, ABD'nin Gazze'de esir takası ve 60 günlük ateşkes önerdiğini yazdı. Gazetenin haberine göre, saldırıların sona ermesi ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşası konusunda katılımcı tarafların tamamını ciddi şekilde garanti eden teklif Hamas tarafından kabul edildi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

İsrail basını,ABD'nin Hamas'la esir takası ve Gazze Şeridi'nde 60 günlük ateşkes teklif ettiğini yazdı. Israel Hayom gazetesinin haberinde, "İsrail'in, ateşkes ve alıkoyduğu Filistinlilerin serbest bırakılması karşılığında Hamas'ın elindeki İsrailli esirlerin bırakılmasını öngören ABD teklifi üzerinde çalıştığı" ifade edildi.

ABD'nin önerdiği ateşkesin 60 gün süreceği, bu sürede saldırıları sonlandırmak için müzakerelerin yapılacağı ve esirlerin serbest bırakılacağı iddia edildi. ABD'nin saldırıların sona ermesi ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşası konusunda katılımcı tarafların tamamını ciddi şekilde garanti eden bir formül önerdiği öne sürüldü. Gazete haberinde Hamas'ın ABD'nin teklifini kabul ettiğini iddia etti. İsrail, Hamas ve ABD'den henüz konuya ilişkin açıklama yapılmadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 10 Haziran'da yaptığı açıklamada Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşması müzakerelerinde "önemli bir ilerleme kaydedildiğini" söylemişti.


Kenya'da 'fenomen' isyanı büyüyor: Nairobi'deki gösterilerde bir protestocu polis kurşunuyla öldürüldü

Kenya'da gözaltında hayatını kaybeden sosyal medya fenomeni Albert Ojwang için protestolar sürüyor. Başkent Nairobi'de düzenlenen gösteriler sırasında bir protestocu, polis tarafından vurularak öldürüldü


ABD donanması üç farklı noktada bekliyor: Uçaklar rotasını değiştirdi, Orta Doğu'ya geliyorlar

İsrail-İran savaşı kızışırken, ABD Orta Doğu ve Avrupa’daki askeri varlığını genişletiyor. Uçak gemisi sevkiyatı, yakıt ikmal uçaklarının konuşlandırılması ve hava savunma sistemlerinin aktif hale gelmesiyle Washington, çatışmanın doğrudan tarafı olmadan sahadaki ağırlığını artırıyor

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

İsrail ile İran arasında büyüyen çatışmalar karşısında Pentagon, Orta Doğu ve Avrupa’daki askeri varlığını genişletiyor. ABD Savunma Bakanlığı, bölgeye bir uçak gemisi daha sevk ederken, onlarca yakıt ikmal uçağını da Avrupa'dan Orta Doğu'ya doğru uçuşa başladı. Flightradar internet sitesindeki görüntülere göre de 17 farklı ABD uçağı doğuya doğru yola çıktı.

Hava gücü hazırlanmaya başladı

Pazar ve pazartesi günleri ABD’nin farklı üslerinden kalkan KC-135 Stratotanker ve KC-46 Pegasus tipi ikmal uçakları ile ağır nakliye uçakları; İspanya, Yunanistan, Almanya, İtalya ve İskoçya’daki hava üslerine indi. ABD’li yetkililer, bu sevkiyatların, çatışmalara yakın Amerikan üslerinin doğrudan tehdit altına girmesi ihtimaline karşı bir hazırlık olduğunu belirtti.

Yetkililer, bu konuşlanmanın, ABD’nin bölgedeki çıkarlarını savunmak için gerekli olması halinde hava operasyonlarını kolaylaştıracağını ifade etti.

Uçak gemisi de geliyor

Öte yandan ABD donanması, Vietnam limanına yapmayı planladığı ziyareti iptal ederek, USS Nimitz uçak gemisi grubunu Orta Doğu’ya yönlendirdi. Gemide yaklaşık 5.000 denizci ve çok sayıda savaş uçağı bulunuyor. Pazartesi günü Malakka Boğazı’ndan geçen gemi, önümüzdeki günlerde Hint Okyanusu’nu aşarak bölgedeki ABD savaş gemilerine katılacak.

ABD’li savunma yetkilileri, bu sevkiyata ek olarak savaş uçaklarının da bölgeye gönderilmesinin değerlendirildiğini açıkladı, ancak ne tür uçakların, nereye konuşlanacağı henüz netlik kazanmadı.

'Savunma amaçlı burdayız'

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, X üzerinden yaptığı açıklamada, “Orta Doğu’daki savunma pozisyonumuzu güçlendirmek amacıyla ilave kabiliyetlerin sevk edilmesini emrettim,” dedi. Hegseth, önceliğin Amerikan personelini korumak olduğunu vurguladı.

Fox News’te katıldığı programda da konuşan Hegseth, ABD’nin bölgede “güçlü, hazır ve tamamen savunma odaklı” olduğunu söyledi.

Amerikan sistemleri İran dron ve füzelerini vurdu

İsrail’in geçen hafta başlattığı saldırılar, İran’ın nükleer programına yönelikti ve karşılık olarak Tahran, İsrail’e füze ve dron saldırıları düzenledi. Bu gelişmelerin ardından ABD’nin bölgedeki hava savunma sistemleri 'Patriot ve THAAD' İran’a ait hava araçlarını etkisiz hale getirmek için devreye girdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazartesi günü yaptığı basın toplantısında, Amerikan pilotlarının da İran dronlarını hedef aldığını söyledi ve Trump’la düzenli temas halinde olduklarını belirtti.

'Katılmadık, destek veriyoruz'

Washington yönetimi, doğrudan saldırıların parçası olmadığını savunsa da, İran saldırılarını püskürtmek ve İsrail’i desteklemek için aktif şekilde müdahil. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) konuya ilişkin yorum taleplerini Beyaz Saray’a yönlendirirken, Pentagon’dan yapılan resmi bir açıklama gelmedi.

ABD Donanması üç bölgede hazır bekliyor

Savunma yetkililerine göre, ABD’nin deniz gücü Orta Doğu’da üç bölgede yoğunlaşmış durumda:

  • Arap Denizi: Uçak gemisi USS Carl Vinson ve beraberindeki USS Princeton kruvazörü ile üç destroyer (USSMilius, USS Sterett ve USS Wayne E. Meyer).

  • Kızıldeniz: USS Truxtun ve USS Forrest Sherman destroyerleri.

  • Akdeniz: USS Sullivans, USS Arleigh Burke ve USS Thomas Hudner destroyerleri. Thomas Hudner, geçen hafta İran saldırılarının başladığı gün batı Akdeniz’deydi ve daha sonra İsrail’e daha yakın olan doğu Akdeniz’e yönlendirildi.

Kongre'de savaş yetkisi tartışması

ABD Kongresi’nde bazı Demokrat üyeler, Başkan Trump’ın Kongre onayı olmadan savaşa girme ihtimalinden endişeli. Virginia Senatörü Tim Kaine, 1973 tarihli Savaş Yetkileri Kararnamesi’ne atıfta bulunarak, Kongre’nin onayı olmadan yeni bir savaş başlatılamayacağını hatırlattı.

Kaine, “İsrail ile İran arasındaki bu son tırmanma, ABD’yi başka bir sonu belirsiz savaşa çekebilir,” diyerek uyardı. Ancak Cumhuriyetçilerin her iki kanadı da kontrol etmesi nedeniyle tasarının akıbeti belirsiz.

Cumhuriyetçi milletvekili Thomas Massie de pazartesi gecesi yaptığı açıklamada, salı günü Temsilciler Meclisi’ne benzer bir yasa teklifi sunacağını ve “ABD’nin İran-İsrail savaşına dahil olmasını yasaklamak” istediğini söyledi.

Kaynak: Gazete Oksijen


İran'da rejim değişikliği mi olacak? ABD ve İsrail karşı karşıya

İsrail’in İran’la savaşında elde ettiği hava üstünlüğü, Tahran’da rejim değişikliği senaryolarını gündeme taşıdı. Netanyahu açık açık “Hamaney’in ölümü savaşı bitirir” derken, ABD yönetimi bu hedefe mesafeli duruyor

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

İsrail’in İran’a yönelik savaşın ilk aşamasında Tahran üzerindeki hava sahasında tam kontrol sağladı. Bu gelişme, Tel Aviv'de rejim değişikliği fikrinin artık yüksek sesle dile getirilmesine yol açtı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, son 48 saat içinde çıktığı bir dizi medya programında rejim değişikliği fikrine güçlü bir şekilde destek verdi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, bu görüşe mesafeli. Amerikalı yetkililere göre, Trump en azından şu ana kadar ikna olmuş değil.

Gerilim noktası: Hamaney

Hafta sonu İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e suikast düzenlemek için bir fırsat doğduğuna inandı. Ancak Trump bu adıma karşı çıktı.

Bir Beyaz Saray yetkilisi bu kararı Axisos'a verdiği demeçte şu sözlerle özetledi:

“Tanıdığın Ayetullah, tanımadığından iyidir.” Aynı yetkili, Trump’ın son dakikada “büyük bir hamleyle” devreye girme ihtimali olduğunu da vurguluyor.

Trump'tan tehdit gibi uyarı

Trump, gece yarısı yaptığı açıklamada Tahran’daki 10 milyon kişilik nüfusa “derhal tahliye edin” çağrısında bulundu. Ardından, katıldığı G7 zirvesinden erken ayrıldığını duyurdu.

Bu gelişme, ABD’nin İran’a büyük bir saldırı hazırlığında olduğu yönünde spekülasyonlara yol açtı. Ancak Beyaz Saray bunu yalanladı, Trump ise bir anlaşma ihtimalini dile getirdi.

İsrail: Resmi hedef değil, ama düşünüyoruz

İsrailli yetkililer Axios’a yaptıkları açıklamada, rejim değiştirmenin savaşın resmi hedefleri arasında yer almadığını söyledi. İsrail Güvenlik Kabinesi’nin savaş öncesi onayladığı hedefler arasında böyle bir madde bulunmuyor. IDF içinde de bu yönde siyasi bir talimatın gelmediği belirtiliyor. Ancak savaş ilerledikçe bu konu artık daha açık şekilde konuşuluyor.

'Zayıflar ve farkındalar'

Netanyahu, pazar günü Fox News’te yaptığı açıklamada, savaşın İran’da rejim değişikliğine yol açabileceğini söyledi. Pazartesi günü ABC News’e verdiği demeçte ise, Hamaney’in öldürülmesinin “savaşı sona erdireceğini” savundu. “Bu çatışmayı tırmandırmaz, bitirir,” diyen Netanyahu, İsrail’in “gerekeni yapacağını” vurguladı. Netanyahu, aynı gün İsrailli gazetecilerle yaptığı basın toplantısında da benzer bir mesaj verdi:“Bu çok zayıf bir rejim. Artık ne kadar zayıf olduğunu fark etti. İran’da büyük değişimler görebiliriz.”

Netanyahu, pazartesi günü İranlı muhaliflerin yayın yaptığı “İran’da Rejim Değişikliği” adlı televizyon programına da katılarak, kimsenin Sovyetler Birliği’nin ya da Esad rejiminin ne zaman çökeceğini öngöremediğini hatırlattı.

Washington çekimser

Beyaz Saray, İsrail’in nükleer ve balistik füze kapasitelerini yok etmeye yönelik hedeflerini destekliyor. Ancak askeri yollarla İran’ı yeniden şekillendirme fikrine mesafeli.

Yine Axios'a konuşan bir Amerikan yetkilisi, “İsrailliler rejim değişikliğine bizden daha sıcak bakıyor olabilir. Hatta ülkeyi yerle bir etmeye bizden daha fazla hazır olabilirler,” dedi. 

İran rejimine karşı halk destek veriyor mu?

Savaşın başlamasından bu yana İran’da rejime karşı kitlesel protesto hareketleri gözlenmedi. İsrailli İran uzmanı Raz Zimmt’e göre, rejim şimdilik iç bütünlüğünü koruyor ve dış tehdide karşı kenetlenmiş durumda.

Zimmt, büyük güvenlik zaaflarının halktaki öfkeyi artırmış olabileceğini kabul ediyor. Ancak sivil yaralılar ve hasar görmüş mahallelerin görüntülerinin, halk arasında “bayrak etrafında birleşme” duygusunu da güçlendirdiğini belirtiyor.

Ancak Zimmt’e göre, savaş devam eder ve İran istihbarat ve iç güvenlik kapasitesini zayıflatmaya başlarsa, rejimin direnci zamanla kırılabilir.

Gözler hedef değişiminde

İsrailli yetkililer, rejim değişikliğinin savaşın resmi hedefi olup olmayacağının net olmadığını söylüyor. Ancak bu fikrin açıkça dillendirilmesinin, Hamaney üzerinde baskıyı artırabileceğini ve onu nükleer programı sona erdirmeye zorlayabileceğini düşünüyorlar.

Kaynak: Gazete Oksijen

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
1710

1️⃣ COGAT ve Gazze Sonrası Plan İsrail’in COGAT birimi (Coordination of Government Activities in the Territories) Gazze sonrası “askeri-sivil geçiş modeli” kuruyor. • COGAT artık sadece “işgal koordin

 
 
 
410

Avrupa’nın aşırı sağcı partileri ekonomide solcu oldu Çünkü daha küçük devlet çağrısı, oylarının büyük bölümünü aldıkları işçi sınıfında...

 
 
 
4010

Trump, Hamas'ın Gazze Ateşkes Teklifine Yanıt Vermesi İçin Pazar Günü Son Tarihi Belirledi Anlaşma sağlanamazsa Trump, 'Daha önce hiç...

 
 
 

Yorumlar


©2023 copyright by MD all rights reserved

bottom of page