Dijital çöplükler
- mutlunecmettin
- 27 Tem 2024
- 1 dakikada okunur
Felsefeci Jane Bennett 2010’da yayınlanan “Vibrant Matter” kitabında kirlenmiş bir çöp sahasının görüntüsünü aklımıza getirmemizi istiyor. Sadece insanların değil çürüyen çöplerin, kurtların, böceklerin, terk edilmiş makinelerin, kimyasal zehirlerin de aktif bir rol oynadığı bir yer düşünün. Bu biyokütle manzarası tıpkı Gazze’dekine benzer bir spektrumda yer alıyor ancak Gazze’deki daha uç bir vaka. Dünya genelinde, özellikle de gelişmiş Batı’nın dışında “dijital atıkların” atıldığı ve binlerce kişinin karmakarışık yığınlar içinden cam, metal, plastik, cep telefonu ve başka insan yapımı materyalleri ayıkladığı çok sayıda büyük alan var. Gana’nın başkenti Akra’nın merkezine yakın Agbogbloshie varoşları “Sodom ve Gomora” olarak biliniyor.
Böyle ortamlardaki hayat korku filmine benziyor. Bölgede yaşayanlar arasında katı bir hiyerarşi söz konusu. Çocuklar inanılmaz tehlikeli koşullarda en tehlikeli işleri yapmaya zorlanıyor. Ancak bu biyokütle sömürüsü “geri dönüştürme” etiketiyle ekolojik açıdan cazip bir şey gibi sunulduğundan modern teknolojinin taleplerini kusursuz biçimde karşılıyor. Felsefeci Mark Wrathall’a göre, “Teknoloji çağında bizim için her şeyi ‘olabildiğince çok kullanabilmekten’ daha önemli bir şey yok.”
Neticede kaynakları tasarruflu kullanmanın, geri dönüşüm ve benzer eylemlerin tek amacı her şeyin kullanımını azami seviyeye çıkarmak. Kapitalizmin nihai ürünleri çöp yığınları oldu. California’nın Mojave Çölü’nde işe yaramaz bilgisayarlar, arabalar, televizyonlar, videolar ve yüzlerce uçak “ebedi istirahatgahında” dinleniyor. Kapitalizmin en büyük rüyası ise tam geri dönüşüm fikri, yani her kalıntının tekrar kullanılması. Özellikle de dünyanın doğal dengesini sürdürmenin bir yolu olarak sunulmuşsa. Aslında bu da kapitalizmin kendisine karşı görünen ideolojileri kendine mal etme becerisine dair başka bir kanıt.


Yorumlar