26
- mutlunecmettin
- 26 Haz 2025
- 14 dakikada okunur
Mahkeme referanduma yeşil ışık yaktı: Berlin'de 'araba yasağı' için dev adım
Berlin Anayasa Mahkemesi, şehrin önemli bir bölümünde araba yasağı öngören kanun teklifinin anayasayla uyumlu olduğuna ve referanduma götürülebileceğine hükmetti. 2022'de yargıya intikal eden yasa teklifi, 170 bin imza toplanması durumunda referanduma sunulabilecek
ABD bombardımanı sonrası İran'ın yeni kalesi: 400 kilogram uranyumun taşındığı üs
ABD ve İsrail’in Fordo ve Natanz’ı hedef alan saldırılarının ardından gözler, İran’ın Kazma Dağı’nın derinliklerinde inşa ettiği gizli nükleer üsse çevrildi. Uydu görüntüleri ve istihbarat raporları, bu dev yer altı tesisinin varlığını gösteriyor
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’nin İran’a yönelttiği soru netti: Kazma Dağı'nın derinliklerinde ne oluyor? Ancak Tahran’ın yanıtı kısa ve sertti: "Sizi ilgilendirmez."
Grossi'nin bu sorusu, ABD’ye ait B-2 tipi hayalet bombardıman uçaklarının Fordo ve Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesislerini 30 bin librelik sığınak delici bombalarla vurmasının ardından daha da aciliyet kazandı. Eski ABD Başkanı Donald Trump, bu saldırının "İran'ın nükleer programını yok ettiğini" iddia etti.
Ancak saldırıdan hemen önce Fordow tesisi önünde sıraya dizilen 16 kamyon dikkat çekti. İran'ın nükleer programı üzerine çalışan uzmanlar, rejimin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun büyük bir kısmını bu bombardımandan önce gizli bir bölgeye taşıdığını söylüyor.
İsrail askeri istihbaratında 30 yıl görev yapmış Sima Shine, "Tahran, nükleer silah üretiminde kullanılabilecek seviyede uranyum üreten yüzlerce, belki de binlerce ileri seviye santrifüjü sakladı," dedi. Bu saklanan yerlerden biri ise Kazma Dağı olabilir.
Dağın altında dev bir tesis
İsfahan eyaletindeki Natanz tesisine yalnızca dakikalar mesafede bulunan ve Fordow’un 145 kilometre güneyinde yer alan 'Küh-e Kolang Gaz Lā' yani Kazma Dağı son dört yılda sessiz sedasız güçlendirilip genişletildi.
Grossi, Nisan ayında yaptığı açıklamada, "Bu tesisin nükleer programla ilgili çok önemli faaliyetler yürüttüğü açık. 'Bu nedir?' diye sorduğumuzda ise 'Sizi ilgilendirmez' yanıtını alıyoruz," ifadelerini kullanmış ve tünellerin beyan edilmemiş nükleer materyal depolamak için kullanılıyor olabileceğini söylemişti.
Pazartesi günü UAEA, İran’ın nükleer tesislerinin denetlenmesine acil olarak izin verilmesi çağrısını yineledi. Ertesi gün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İran’ın gizli zenginleştirme faaliyetlerine başlama riskinin iki katına çıktığını vurguladı.
Macron, “Son yaşananlarla birlikte risk ciddi şekilde arttı. İran’ın bu yola girmesini mutlaka engellemeliyiz,” dedi.
Fordo yok edildi, Kazma Dağı devreye girecek mi?
Uzmanlar, İran’ın Kazma Dağı’ndaki bu yeni süper korunaklı tesiste uranyum zenginleştirmeyi hızlandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Foundation for Defense of Democracies adlı düşünce kuruluşundan Ben Taleblu, Financial Times’a yaptığı açıklamada, "Ana soru şu: İran, nükleer silah üretiminde kullanılacak fisil materyali Kazma’ya mı taşıdı veya daha kötüsü bunu zaten yaptı mı?" ifadelerini kullandı.
Uydu görüntüleri, dağın altında devasa yeni tüneller ve çevresine çekilen güvenlik çitleriyle tesisin hızla faaliyete geçtiğini gösteriyor. Fordo tesisinde iki ana tünel varken, Kazma Dağı’nda doğu ve batı cephelerinde en az dört giriş bulunuyor. Daha da önemlisi, bu tesis yerin 100 metreden daha fazla derinliğine iniyor. Fordo’un derinliği ise 60 ila 90 metre arasında kalıyor.
Kolang Gaz Lā'nın 1.608 metre yüksekliğindeki zirvesi, Fordo’un 960 metrelik zirvesinden %50 daha yüksek. Bu, daha büyük ve daha iyi korunmuş yer altı odaları anlamına geliyor.
ABD’nin Fordo gibi tesisleri vurmak için geliştirdiği GBU-57 tipi bombalar bile 60 metreyi delme kapasitesine sahip. Ancak Kazma Dağı’nın derinlikleri bu kapasitenin çok daha üzerinde.
'ABD bile yok edemez'
Foundation for Defense of Democracies uzmanı Reuel Marc Gerecht, “Kazma Dağı kompleksi, İran rejimine ABD Hava Kuvvetleri’nin en büyük geleneksel bombalarıyla bile yok edilemeyecek bir nükleer üs sağlıyor,” diyor.
Tesisin etrafındaki yeni güvenlik önlemleri, Tahran’ın burada kısa süre içinde nükleer faaliyetlere başlamayı planladığını gösteriyor.
Tahran’ın nükleer programı geçmişte de benzer gizlilik stratejileri izlemişti. 2009 yılında Batılı istihbarat servisleri Fordow’un varlığını dünyaya duyurduğunda İran bu tesisi yıllardır gizlice işletiyordu.
2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma, Fordow’un araştırma merkezine dönüştürülmesini ve zenginleştirmenin durdurulmasını zorunlu kıldı. Ancak 2018'de Trump’ın anlaşmadan çekilmesiyle İran yeniden uranyum zenginleştirmeye başladı.
2021 yılında Natanz’da gerçekleşen ve İran’ın İsrail’i sorumlu tuttuğu patlamanın ardından, Tahran uranyumu %60 saflığa kadar zenginleştirmeye başladı. Bu durum nükleer silah yapımına yalnızca bir adım mesafede.
400 kilogram uranyum kayıp
UAEA’nın son raporuna göre, İran şu anda %60 saflıkta 408,6 kilogram zenginleştirilmiş uranyuma sahip. Bu miktar, Şubat ayından bu yana 133 kilogram artış anlamına geliyor.
Analistlere göre, İran’ın bu dağıtım stratejisi, saldırılar sonrasında bile nükleer programını sürdürebilmesine olanak sağlıyor.
Institute for Science and International Security (ISIS), İran’ın Kazma Dağı'nın altına birkaç bin gelişmiş santrifüj yerleştirmiş olabileceğini bildiriyor.
Bu kapasite, İran’a bilinen tüm tesisler yok edilse bile nükleer faaliyetlerini devam ettirme imkanı sunuyor.Tahran’daki üst düzey yetkili Ali Shamkhani, “Tesislerin tamamen yok edilmesi durumunda bile oyun bitmiş değil. Çünkü zenginleştirilmiş materyaller, yerli bilgi birikimi ve siyasi irade hala elimizde,” dedi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Takht-Ravanci ise Alman ARD televizyonuna yaptığı açıklamada, “Kimse bize ne yapacağımızı veya yapmayacağımızı dikte edemez,” diye konuştu.
Erdoğan, Macron, Starmer ve Merz ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere geldiği Hollanda'nın Lahey kentinde ikili temaslarda bulundu
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde liderler diplomatik temaslar kurmaya devam ediyor.
Erdoğan-Starmer görüşmesi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Zirve kapsamında İngiltere Başbakanı Starmer ile görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı. Buna göre görüşmede, Türkiye ile İngiltere ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile İngiltere arasındaki ticaret hacmini 30 milyar dolar seviyesine çıkartma hedefiyle ilişkileri geliştirmeye devam edeceklerini, savunma sanayii başta olmak üzere her alanda işbirliğini artırmak için çalıştıklarını belirtti.
Erdoğan, Türkiye'nin Ukrayna ile Rusya arasında adil ve kalıcı barışın sağlanması için girişimlerine devam edeceğini, İran ve İsrail'in sağlanan ateşkese uymalarını temenni ettiğini, bu gerilimin Gazze'de felaket boyutuna ulaşan insani krizi unutturmasına izin verilemeyeceğini, Netanyahu hükümetinin Filistin'deki hukuk ihlallerinin kabul edilemeyeceğini, Türkiye'nin önceliğinin Gazze'de kalıcı ateşkesin tesisi ve engelsiz insani yardım erişimi olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini koruyarak istikrara kavuşmasını desteklemeyi sürdüreceğini, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının kendi güvenliklerini de tehlikeye atacağını, sosyal ve ekonomik refah artışının Suriye'ye mültecilerin geniş çaplı geri dönüşlerini sağlayacağını ifade etti.
Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan da eşlik etti.
Merz ile görüşme
Erdoğan, ikili temasları kapsamında Almanya Başbakanı Merz ile zirvenin yapıldığı World Forum'da basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Almanya ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan da eşlik etti.
Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin Ukrayna-Rusya savaşının adil bir barışla sona ermesi için gayretlerini sürdürdüğünü, İsrail ile İran arasında sağlanan sükûnetin kalıcı olmasını temenni ettiklerini, Gazze’de insani krizin derinleştiğini buna bir çözüm bulunması gerektiğini, Suriye’de mültecilerin vatanlarına dönüşleri için sosyal ve ekonomik refahın artırılmasının şart olduğunu ifade etti.
Merz görüşmeden sonra yaptığı açıklamada "Ukrayna'daki üç buçuk yıllık bu korkunç savaş ve kanlı olaylardan sonra nihayet barışçıl bir çözüm bulunabilmesi adına, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, Rusya üzerinde nüfuzunu kullanarak Rusya Devlet Başkanı'nı müzakere masasına getirmesini istedim" ifadelerini kullandı.
Merz, ayrıca Ukrayna-Rusya arasında olası müzakereler için Türkiye'nin arabuluculuk rolünü üstlenmeye hazır olduğunu, İstanbul veya Ankara'yı bu tür bir toplantı için mekan olarak sunmaya hazır olduğu için de Erdoğan'a teşekkür ettiğini kaydetti.
Macron ile görüşme
Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştü. Erdoğan, ikili temasları kapsamında Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile zirvenin yapıldığı World Forum Binası'nda baş başa bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme, basına kapalı yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Fransa ikili ilişkilerini daha ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Erdoğan, İsrail ve İran arasında sağlanan ateşkesin memnuniyetle karşılandığını, fiili durumun bir an önce kalıcı sükunete dönüşmesi gerektiğini, Gazze'de ise insani krizin artarak sürdüğünü, orada da bir an önce kalıcı ateşkese ulaşılmasının ehemmiyetini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'nın yeni güvenlik ve savunma mimarisinde Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan müttefiklerin de dahil edilmesinin fayda sağlayacağını, Türkiye-AB ilişkilerinin uzun vadeli ve stratejik bakış açısıyla ele alınmasının yararlı olacağını belirtti.
Erdoğan, Suriye'nin bölgesel çatışmaların dışında kalma konusunda dikkatli hareket ettiğini, İsrail'in kendi güvenliğini sağlamasının yolunun ise komşularının istikrarından geçtiğini anlamasının önemli olduğunu dile getirdi.
Haber Giriş: 25.06.2025 18:10 | Son Güncelleme: 25.06.2025 19:05
Paylaş
Sonra Oku
Makaleyi sesli dinle• 2:28
Trump'a göre 'savaş bitti': Artık birbirlerine saldıracaklarını sanmıyorum
ABD Başkanı Trump, NATO Zirvesi'nin ardından basın toplantısı düzenledi. İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan çatışmalar ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine saldırısını değerlendiren Trump, "Savaşın bittiğini düşünüyoruz. Artık birbirlerine saldıracaklarını sanmıyorum" dedi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Başkanı Donald Trump, NATO savunma harcaması hedefiyle yılda 1 trilyon dolardan fazla artış olacağını söyledi. Hollanda'nın Lahey kentinde yapılan NATO Zirvesi'ne ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla katılan Trump, NATO ülkelerinin "hemen hemen hepsinin" çok hızlı bir şekilde yüzde 5'e ulaşma planlarını hızlandırdığını belirtti. "(NATO bütçe hedefiyle) Yılda 1 trilyon dolardan fazla artış olack." ifadesini kullanan Trump, NATO savunma bütçesinde ABD'nin payının diğer müttefiklere göre daha fazla olduğunu, bunun da "haksızlık" olduğunu söyledi. Trump, planlanan artışın ülkesi için oldukça "önemli bir kazanç" olacağını belirtti.
İran'ın uranyumu taşıdığı iddiasına dair nükleer materyallerin hala tesislerde olduğunu düşündüğünü belirten Trump, "O kadar sert ve hızlı vurduğumuzu düşünüyoruz ki dışarı taşıyamadılar." dedi.
"ABD'nin caydırıcılığının ciddiyetini hatırlattık"
ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine saldırısını değerlendiren Trump, "(Savaşın) Bittiğini düşünüyoruz. Artık birbirlerine saldıracaklarını sanmıyorum" ifadesini kullandı. Trump, söz konusu saldırının "çok başarılı" olduğunu belirterek, "Dünyada başka hiçbir ordu yapamazdı" dedi. 15 yıldır İran'ın nükleer silahlara sahip olamayacağını söylediğini vurgulayan Trump, "Yalnızca İran'ın nükleer tehdidini bitirmedik, ayrıca ABD'nin caydırıcılığının ciddiyetini hatırlatmış olduk" ifadesini kullandı. İsrail Atom Enerjisi Komisyonu'ndan mektup aldığını belirten Trump, "(Saldırıların) İran'ın nükleer silah geliştirme kabiliyetini uzun yıllar geriye attığını değerlendiriyoruz. İran nükleer malzemeye erişemezse bu devam edebilir" diye konuştu.
"Fed Başkanı'nın zeka seviyesi yaptığı iş için düşük"
Trump, ülkede enflasyon olmadığını savunarak, "Harika bir ekonomiye sahibiz, gümrük tarifelerinden milyarlarca dolar kazanıyoruz." dedi. Gümrük tarifesi ödemek istemeyenlerin fabrikalar inşa ettiğini vurgulayan Trump, gelen yatırımların ülke tarihinde görülmemiş olduğunu kaydetti. Trump, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'a da eleştirilerini yineleyerek, "Zeka olarak ortalama bir insan. Zeka seviyesinin yaptığı iş için düşük olduğunu söyleyebilirim" ifadesini kullandı. Powell hakkında eleştirilerini sürdüren Trump, "Çok aptal bir insan olduğunu düşünüyorum." dedi.
Kaynak: AA
İstihbarat raporu tartışması: FBI, krize yol açan sızıntıyla ilgili soruşturma başlattı
FBI, İran'ın üç nükleer tesisine düzenlenen hava saldırılarının, İran'ın nükleer programının temel yapısını yok etmediği yönünde değerlendirmelerin yer aldığı istihbarat raporunun basına sızdırılmasıyla ilgili soruşturma başlattı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'un istihbarat kolu Savunma İstihbarat Ajansı tarafından ABD'nin İran'a saldırılarıyla ilgili hazırlanan ön raporun medyaya sızmasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını belirtti. Hegseth, NATO Zirvesi'ne katılmak için bulunduğu Lahey'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD'nin İran'a gerçekleştirdiği hava saldırılarının ülkenin nükleer kapasitesini yerle bir ettiğini tekrarlayan Hegseth, "çok gizli" olarak nitelediği raporun sızdırılması konusunda ise medyada çıkan haberlerin "siyasi amaçlı" olduğunu öne sürdü.
Hegseth, "Şu an Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile birlikte bu raporun sızdırılması hakkında inceleme başlattık. Bu değerlendirme iç amaçlıydı ve CNN ile diğerleri çok başarılı Başkanı karalamaya çalıştı" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın basın toplantısında da konuşan Hegseth, bombaların hedeflerine tam isabet ederek beklenen hasarı verdiğini savunarak, "Bunu İran da biliyor" dedi. Hegseth, tekrar raporu haberleştiren medyayı eleştirerek, "Fordo'da yaşananları değerlendirmek istiyorsanız, büyük bir kürek alıp derinlemesine kazmanız gerekir çünkü İran'ın nükleer programı yok edildi." diye konuştu.
Beyaz Saray: Sızıntıyı yapan kişi hapse atılmalı
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt ise basın mensuplarına, FBI'ın "yasa dışı olan sızıntının kaynağını" araştırdığını belirterek, CNN’nin yazdıklarının İran’ın nükleer tesislerin “tamamen yok edildiği gerçeğini” değiştirmeyeceğini savundu. Leavitt, raporu ilk yazan CNN ve New York Times’ın Trump ve ordu mensuplarına karşı “iğrenç” bir iş yaptığını belirterek, sızıntıyı yapan kişinin bulunması durumunda “hapse atılması gerektiği” değerlendirmesinde bulundu.
İlk önce CNN'in gündeme getirdiği, ABD'de hazırlanan bir ön istihbarat değerlendirmesinde, ABD'nin hafta sonu İran'ın 3 nükleer tesisine düzenlediği hava saldırılarının, İran'ın nükleer programının temel yapısını yok etmediği, muhtemelen sadece aylarca geriye götürdüğü belirtilmişti. ABD Başkanı Donald Trump, 21 Haziran'da ABD B-2 uçaklarının İran'ın Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine hava saldırısı düzenlediğini duyurmuş, saldırıların İran'ın nükleer zenginleştirme tesislerini "tamamen ve bütünüyle yok ettiğini" öne sürmüştü.
Kaynak: AA
Trump'tan Mamdani tepkisi: Yüzde yüz komünist bir deli, Demokratlar onu seçerek çizgiyi aştı
ABD Başkanı Trump, New York'ta belediye başkan adayı ön seçiminde Mamdani'nin kazanmasına tepki gösterdi. Trump, 'yüzde yüz komünist bir deli' diye tanımladığı Mamdani'yi seçen Demokratların 'çizgiyi aştığını' savundu
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Başkanı Donald Trump, dün New York kentinde düzenlenen Demokrat Parti'nin belediye başkan adayı ön seçimlerinden Müslüman aday Zohran Mamdani'nin zaferle çıkmasına tepki göstererek, "Demokratlar çizgiyi aştı. Yüzde 100 komünist bir deli olan Mamdani kazandı" ifadelerini kullandı. Trump, Truth Social sosyal medya hesabından New York’taki ön seçim sonuçlarına ilişkin paylaşım yaptı.
"Sonunda oldu, Demokratlar çizgiyi aştı. Yüzde 100 komünist bir deli olan Zohran Mamdani, Demokrat ön seçimini kazandı ve Belediye Başkanı olma yolunda" ifadelerine yer veren Trump, partide daha önce de "radikal solcular" bulunduğunu ancak Mamdani'nin kazanmasının "biraz saçma" olduğunu savundu. Mamdani için "Korkunç görünüyor, sesi tiz, pek zeki değil." ifadesini kullanan Trump, "Tüm aptallar onu destekliyor" yorumunu yaptı.
"Ülkemiz gerçekten sıkıntı içinde"
Konuyla ilgili yaptığı diğer bir paylaşımda da Trump, Demokratları tekrar "oyuna" sokmak için bir fikri olduğunu kaydederek, Teksas'ın Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Jasmine Crockett'in gelecek seçimlerde ABD başkan adayı olması, New York Temsilciler Meclisi Demokrat üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ve Mamdani'nin de üst düzeyden kabineye alınması önerisinde bulundu. Trump, "Ülkemiz gerçekten sıkıntı içinde" ifadesini kullandı.
Mamdani kimdir?
Uganda'nın başkenti Kampala'da Hint kökenli bir ailenin çocuğu olarak 1991'de doğan Mamdani, 7 yaşında ailesiyle New York'a taşındı ve 2018'de ABD vatandaşı oldu. Bronx Fen Lisesi'ni bitirdikten sonra Mamdani, Maine eyaletindeki Bowdoin Üniversitesinde Afrika Çalışmaları bölümünde eğitim gördü. Mamdani, üniversite eğitimi sırasında "Filistin'de Adaleti Destekleyen Öğrenciler" adlı topluluğu kurdu.
Seçilmesi halinde New York'un ilk Müslüman ve Güney Asya kökenli belediye başkanı olacak Mamdani, İspanyolca da konuşabiliyor. Annesi Mira Nair film yönetmeni, babası Mahmud Mamdani ise Columbia Üniversitesi’nde antropoloji profesörü olarak görev yapıyor. Hint asıllı Müslüman Mamdani bu yıl Suriyeli sanatçı Rama Duwaji ile evlendi.
Mamdani, siyasete atılmadan önce düşük gelirli ev sahipleri için konut danışmanlığı yaptığını ve seçim kampanyası süresince "ABD'nin en pahalı şehrinde" seçmenlerin Demokrat Partinin uygun maliyete odaklanmasını istediğini belirtti. Demokrat sosyalist kimliğiyle öne çıkan Mamdani, kampanya sürecinde toplu taşımanın ücretsiz hale getirilmesi, kira artışlarının dondurulması ve yüksek gelirlilerden daha fazla vergi alınması gibi politikalar vadetti.
Zohran Mamdani, katıldığı bir programdan 5 Haziran'da paylaştığı videoda, Trump yönetiminin düzensiz göçmen politikasını da eleştirdi. "Şehrimiz, otoriter Trump yönetiminin saldırısı altında." diye konuşan Mamdani, bir yetkilinin, kendisinin de bir göçmen olarak sınır dışı edilmesi çağrısı yaptığını söyledi.
Üniversite yıllarından beri İsrail'e boykot çağrıları yapıyor
Üniversitedeki son yılında Mamdani, İsrailli akademik ve kültürel kuruluşlara yönelik boykot çağrısında bulundu. O dönemde üniversite rektörünün tepkisini çeken Mamdani, 2014 tarihli üniversite dergisinde yayımlanan yazısında okulun İsrail ile olan bağlarını kesmesini talep etti. Mamdani, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başlamasının ardından 8 Ekim 2023’te yaptığı açıklamada, "Netanyahu’nun savaş ilanı, İsrail hükümetinin Gazze’nin elektriğini kesme kararı ve Knesset üyelerinin yeni bir Nekbe çağrıları, önümüzdeki günlerde ve haftalarda daha fazla şiddet ve acıya yol açacaktır." ifadeleriyle Tel Aviv hükümetini sert şekilde eleştirmişti.
Hint asıllı Müslüman aday Mamdani, Boykot, Tecrit ve Yaptırım Hareketini (BDS) de desteklediğini belirtmekten kaçınmıyor. X hesabından Mayıs 2021'de yaptığı paylaşımda Mamdani, "Vergilerimizle maaşlarını ödediğimiz seçilmiş yetkililer, bizi temsil etmek yerine İsrail'e ücretli gezilere gidiyorlar." ifadeleriyle ABD'li siyasileri eleştirmişti. Aynı zamanda Mamdani, daha önce İsrail'in kuruluşunun 77. yıldönümünü tanıyan eyalet meclis kararına imza atmayı reddetmişti.
"Netanyahu New York’a gelirse tutuklanmalı"
Mamdani, 2024’te katıldığı bir televizyon programında, Netanyahu’nun New York’a gelmesi halinde tutuklanıp tutuklanmayacağına ilişkin soruya, “Belediye Başkanı olsaydım, New York şehri Netanyahu’yu tutuklardı. Bu, uluslararası hukukla tutarlı değerlere sahip bir şehir. Artık davranışlarımızın da bu değerlere uygun olması gerekiyor." ifadeleriyle yanıt verdi. Sunucunun, "ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) taraf olmasa bile mi?" sorusuna Mamdani, "Bu adımı atarak federal yönetimde eksik olan liderliği göstermenin zamanı geldiğini açıkça ifade etmeliyiz." diye karşılık verdi.
Annesi ve eşi de Filistin'e destek veriyor
The Guardian'ın haberine göre Mamdani'nin annesi, Nair, 2013'te X'teki paylaşımında, "onur konuğu olarak davet edildiği" İsrail'deki Hayfa Uluslararası Film Festivaline katılmayı reddettiğini, "ancak duvarlar yıkıldığında" İsrail'i ziyaret edeceğini belirtmişti. Eşi Duwaji de Instagram sosyal medya hesabında çizimleriyle Filistin'e desteğini gösteriyor. Washington Post için çizdiği bir resmi paylaşan Duwaji'nin görselde İsrail'in Gazze'ye saldırılarında ailesiyle enkaz altında kalan 25 yaşındaki Reem Ahmed'in deneyimlerini resmettiği görülüyor. Diğer taraftan Mamdani, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin aksine, LGBT bireylere New York'ta "bakım, fırsat ve koruma sağlama" planı olduğunu ve kentin bu kişiler için "sığınak" olması gerektiğini belirtti.
New York Belediye Başkanlığı ön seçimleri
ABD'nin New York kentinde seçmenler, Demokrat Parti belediye başkan aday adayları arasından 4 Kasım'da yapılacak yarışa girecek ismi belirlemek için sandık başına gitti. 11 kişilik aday adayları arasında, eski New York Valisi Andrew Cuomo, New York Temsilciler Meclisi Üyesi Zohran Mamdani ve New York Şehir Denetçisi Brad Lander öne çıkmıştı. Demokrat Parti'nin belediye başkanlığı için düzenlenen ön seçimlerinde Mamdani, en önemli rakibi Cuomo'yu da geçip, oyların yüzde 43,5'ini alarak birinci olmuştu.
Cumhuriyetçi Parti, belediye başkanlığı için tek aday çıkardığından ön seçimlere gitmedi. Önceki seçimde de Cumhuriyetçi Partiden aday olan, sokak güvenliği için "Koruyucu Melekler" adlı organizasyonun kurucusu ve radyo sunucusu Curtis Sliwa, 4 Kasım’da Cumhuriyetçi aday olarak New York Belediye Başkanlığı için yarışacak.
Kaynak: AA
CIA: İstihbaratımız İran'ın nükleer programının ciddi zarar gördüğünü teyit ediyor
CIA Direktörü Ratcliffe, İran'daki üç nükleer tesise gerçekleştirilen saldırılarla ilgili açıklama yaptı. Ratcliffe, "CIA, bir dizi güvenilir istihbaratın, İran'ın nükleer programının son dönemdeki saldırılar sonucu ciddi şekilde zarar gördüğünü ortaya koyduğunu teyit ediyor" ifadesini kullandı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe, ellerindeki güvenilir istihbaratın, İran’ın nükleer programının son dönemdeki saldırılar sonucunda ciddi şekilde zarar gördüğünü teyit ettiğini bildirdi. Ratcliffe, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. CIA'in ilgili karar vericileri ve denetim organlarını tam olarak bilgilendirmek amacıyla güvenilir kaynaklardan yeni bilgiler toplamaya devam ettiğini belirten Ratcliffe, konunun ulusal önemi ve şeffaflık ilkesi nedeniyle gerekli güncellemelerin Amerikan kamuoyuyla paylaşılacağını vurguladı.
Ratcliffe, "CIA, bir dizi güvenilir istihbaratın, İran'ın nükleer programının son dönemdeki hedefli saldırılar sonucu ciddi şekilde zarar gördüğünü ortaya koyduğunu teyit ediyor" ifadesine yer verdi. Geçmişte güvenilirliği ve doğruluğu kanıtlanmış bir yöntemden elde edilen istihbaratın buna dahil olduğunu aktaran Ratcliffe, "Bu bilgilere göre, İran'a ait birkaç önemli nükleer tesis imha edildi ve bu tesislerin yeniden inşası yıllar sürecek" ifadesini kullandı.
ABD, 22 Haziran'da İran'ın Fordo, İsfahan ve Natanz'daki 3 nükleer tesisine hava saldırısı düzenlemişti. ABD'de hazırlanan ve CNN televizyonunda yayımlanan bir istihbarat değerlendirmesine göre, ABD'nin hafta sonu İran'ın 3 nükleer tesisine düzenlediği hava saldırılarının, İran'ın nükleer programının temel yapısını yok etmediği, muhtemelen sadece aylarca geriye attığı belirtilmişti. İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, saldırılarda İran'ın nükleer programına "verilen zararı saptamak için henüz erken olduğunu ancak Tahran'ın nükleer programının yıllarca geriye gittiğini" iddia etmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılar sonucu ülkesinin nükleer tesislerinde "ciddi hasar oluştuğunu" belirtmişti.
Kaynak: AA
Trump: CNN muhabiri köpek gibi kovulmalı
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar hakkında yalan haber yapmakla suçladığı CNN muhabiri Natasha Bertrand için, "Derhal uyarılmalı ve ardından bir köpek gibi kovulmalı" ifadesini kullandı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Başkanı Donald Trump, CNN muhabiri Natasha Bertrand'ın ABD'nin İran nükleer tesislerine yönelik saldırılarına ilişkin haberleri nedeniyle kovulmasını istedi. Trump, Truth Social hesabından paylaştığı mesajında, "Natasha Bertrand, üç gündür CNN ekranlarında tamamen gerçek dışı haberler yaptı. Derhal uyarılmalı ve ardından bir köpek gibi kovulmalı" ifadelerini kullandı. Trump, CNN'i "sahte haber" yapmakla suçlayarak, "Bertrand derhal kovulmalı" sözlerini yineledi.
Trump'ın Özel Temsilcisi Witkoff: Abraham Anlaşmaları'na taraf ülkelerle ilgili büyük bir duyuru yapacağız
ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, yakın zamanda Abraham Anlaşmaları'na taraf olan ülkelerle ilgili büyük bir duyuru yapacaklarını belirterek, "Birçok ülkede normalleşme bekliyoruz" dedi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, konuk olduğu CNBC televizyonunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Witkoff, ateşkesin sağlanmasıyla İsrail'in İran'a saldırması sonucu başlayan çatışmanın sona erdiğini ve bu çatışmaların sonu gelmeyen bir savaşa dönüşmesinin önüne geçildiğini kaydetti. Taraflar arasında kapsamlı bir barış anlaşmasına varılması konusunda umutlu olduklarını ifade eden Witkoff, böylesine kapsamlı bir anlaşmanın mümkün olduğuna dair güçlü sinyaller aldıklarını ve İran'ın buna hazır olduğuna yönelik şahsi bir kanaatinin oluştuğunu söyledi.
Witkoff, yakın zamanda Abraham Anlaşmaları'na taraf olan ülkelerle ilgili büyük bir duyuru yapacaklarını belirterek, "Birçok ülkede normalleşme bekliyoruz" dedi. İran'ın nükleer zenginleştirme çalışmalarına yeniden başlamasının "kırmızı çizgi" olduğunu ifade eden Witkoff, bunun yanı sıra İran'ın silahlanmaktan kaçınmasının da önemli bir sınır olduğunu ifade etti. Witkoff, "Nükleer zenginleştirmenin ötesinde, silahlanma kırmızı çizgimizdir. Silahlanmaya asla izin veremeyiz. Bu, tüm bölgeyi istikrarsızlığa sürükler" diye konuştu.
Kaynak: AA
Trump: Netanyahu’nun davası derhal iptal edilmeli
ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun yolsuzluk davasının iptal edilmesini talep etti. Trump, "İsrail’i kurtaran ABD'ydi ve şimdi Netanyahu’yu kurtaracak olan da ABD olacak. Bu sözde adalet rezaleti kabul edilemez" ifadelerini kullandı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik yolsuzluk davasını "cadı avı" olarak nitelendirerek, davanın derhal iptal edilmesini talep etti. Trump, Truth Social hesabından bir mesaj paylaştı. Netanyahu ve kendisinin "birlikte cehennemi" yaşadığını ve İsrail'in ezeli düşmanı İran'a karşı büyük zafer kaydettiklerini savunan Trump, İsrail'in "hayatta kalması" için savaştıklarını ifade etti.
Trump, İsrail tarihinde kimsenin "Netanyahu kadar kararlı savaşmadığını" savunarak, Netanyahu'nun pazartesi günü mahkemeye çağrılmasını "cadı avı" olarak nitelendirdi. Netanyahu'nun "çok daha iyisini" layık ettiğini iddia eden ve İsrail Başbakanı için övgü dolu sözler kullanan Trump, "Binyamin Netanyahu’nun davası derhal iptal edilmeli ya da devlet için bu kadar çok şey yapmış büyük bir kahramana af verilmelidir" ifadelerine yer verdi. Trump, kimsenin kendisiyle Netanyahu kadar iyi çalışamayacağını da belirterek, "İsrail’i kurtaran ABD'ydi ve şimdi Binyamin Netanyahu’yu kurtaracak olan da ABD olacak. Bu sözde adalet rezaleti kabul edilemez!" açıklamasını yaptı.
Kaynak: AA
Yorumlar