top of page

30 Mayıs 2

  • Yazarın fotoğrafı: mutlunecmettin
    mutlunecmettin
  • 30 May
  • 19 dakikada okunur

ABD'de Temsilciler Meclisi Üyesi Steube'den Washington metro hattı için "Trump Treni" ismi önerisi

ABD'de, Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Greg Steube, başkent Washington DC'deki metro sistemine Başkan Donald Trump'ın adının verilmesini öngören bir yasa tasarısı sundu

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

The Hill'in haberine göre Steube, Washington DC'deki metro sisteminin adının "Trump Treni" olarak değiştirilmesi için yasa tasarısı sundu.

Steube, tasarıda ayrıca Washington Metropolitan Bölgesi Ulaşım İdaresi (Washington Metropolitan Area Transit Authority-WMATA) kurumunun adının, Trump'ın seçim sloganında kullanılan "Amerika'yı Tekrar Büyük Yap (MAGA)" sloganına atıfla "Washington Metropolitan İdaresi Büyük Ulaşımı (Washington Metropolitan Authority for Greater Access)" olarak değiştirilmesini önerdi.

Kurumun yıllarca federal yardımdan faydalandığını ancak hala operasyonel, güvenlik ve mali sorunlarla karşılaştığını ifade eden Steube, yasa tasarısının yalnızca isim değişikliğini değil, kurumda performans ve güven odaklı bir dönüşüm çağrısını temsil ettiğini belirtti.

Steube, zor durumda olan her kurum gibi WMATA'nın da verimlilik, hizmet kalitesi ve halkın yeniden güven duyabileceği bir kimlik arayışında olduğunu vurgulayarak, önerilen yeni isimlerin, gerekli reformlar için "cesur bir toplama noktası" olduğunu savundu.

Daha önce de Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Addison McDowell, Washington'daki Dulles Uluslararası Havalimanı'na Trump'ın adının verilmesini, bir diğer Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson da 250 dolarlık banknotlara Trump'ın portresinin basılmasını öngören bir tasarı sunmuştu.

Kaynak: AA


Rusya: ABD, İsrail'in Filistin devletinin kurulmasını engelleyen eylemlerini destekliyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD'nin, İsrail'in Filistin devletinin kurulmasını engelleyen eylemlerini desteklediğini belirterek, "Gazze'de yaşananlar akıl almaz boyutlara ulaştı. İsrail'in aldığı önlemleri kınıyoruz" dedi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Lavrov, Rusya'nın Perm kentinde düzenlenen Avrasya Uluslararası Sosyal Siyasi Forumu'na katıldı.

Burada konuşan Lavrov, ABD'nin Güney Kore ve Japonya ile nükleer silah konusunda işbirliğini güçlendirdiğini ve Kuzey Kore'ye baskı kurduğunu belirterek, "Kore Yarımadası'nda ve genel olarak Avrasya bölgesinin doğusunda güvenlik alanındaki durum gittikçe zorlaşıyor" ifadelerini kullandı.

Orta Doğu'daki duruma da dikkati çeken Lavrov, "Stratejik açıdan önemli bölge, Batı tarafından istikrarsızlığın eşiğine getirildi. ABD, zaman zaman İsrail'i eleştirse de İsrail'in, Birleşmiş Milletler'in kararlarına aykırı olarak Filistin devletinin kurulmasına ilişkin umut ve imkanların ortadan kaldırılmasına yönelik eylemlerini koşulsuz destekliyor" diye konuştu.

Rus Bakan Lavrov, Gazze Şeridi'nde akan kanın derhal durdurulması gerektiğini vurgulayarak, "Gazze'de yaşananlar akıl almaz boyutlara ulaştı. İsrail'in aldığı önlemleri kınıyoruz. Bunlar, uluslararası insancıl hukuku ihlal ediyor. Bu, bölgenin en büyük trajedisidir" dedi.

Arktika bölgesindeki duruma işaret eden Lavrov, Batı'nın söz konusu bölgeyi askerileştirmeye ve buraya NATO'nun altyapısını konuşlandırmaya çalıştığını belirtti.

Bakan Lavrov, buna tepki verilmesi gerektiğini dile getirerek, "Tüm devletlerin güvenliği ve istikrarın garanti altına alınmasından ve eşit kalkınma koşullarının sağlanmasından yanayız" ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA


ABD Dışişleri Bakanlığı: Çin'in Amerikan üniversitelerini 'sömürmesini' tolere etmeyeceğiz

ABD Dışişleri Sözcüsü Bruce, Çinli öğrencilerin vizelerinin iptal edilmesi sürecine ilişkin, "ÇKP'nin askeri gücünü artırmak, istihbarat toplamak veya muhalefeti bastırmak için ABD üniversitelerini sömürmesini veya araştırma, fikri mülkiyet veya teknolojilerini çalmasını tolere etmeyeceğiz" dedi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, Çin'in 'ABD üniversitelerini sömürmesini' artık tolere etmeyeceklerini belirtti. Bruce, düzenlediği basın brifinginde, ABD'deki üniversitelerdeki Çinli öğrencilerin vizelerinin iptal edilmesi sürecine ilişkin konuştu. ABD'li sözcü, ABD yönetiminin bu kararının titizlikle uygulanacağını ve Pekin yönetiminin Çinli öğrenciler üstünden Amerikan üniversitelerini 'sömürmesine' izin vermeyeceklerini söyledi.

Bruce, "Çin Komünist Partisi'nin askeri gücünü artırmak, istihbarat toplamak veya muhalefeti bastırmak için ABD üniversitelerini sömürmesini veya ABD'nin araştırma, fikri mülkiyet veya teknolojilerini çalmasını tolere etmeyeceğiz" dedi. Çinli öğrencilerle ilgili her vize kararının 'ulusal güvenlik' kararı olarak değerlendirildiğini vurgulayan Bruce, bu süreci oldukça ciddiye aldıklarını ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, önceki gün yaptığı açıklamada, Bakanlığının, İç Güvenlik Bakanlığı ile birlikte Çin Komünist Partisi'yle (ÇKP) bağlantılı ve kritik araştırma alanlarında çalışan Çinli öğrencilerin vizelerini 'agresif şekilde' iptal etmeye başlayacağını, ayrıca Çin ana karası ve Hong Kong'dan yapılan vize başvurularının daha sıkı inceleneceğini belirtmişti.

Kaynak: AA


Rusya: Ukrayna'nın yeni tur müzakerelerle ilgili pozisyonu net değil

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Ukrayna'nın yeni tur müzakerelere ilişkin pozisyonunun net olmadığını belirterek, "(Ukrayna) Öbür tarafta histeri var" dedi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Zaharova, "Rossiya-1" televizyon kanalında katıldığı bir programda, Rusya-Ukrayna barış müzakerelerine dair açıklamalarda bulundu.

Ukrayna'nın yeni tur müzakerelere katılıp katılmayacağını henüz açıklamadığına işaret eden Zaharova, "Pozisyonlarında netlik yok. Müzakerelerin tarihi, formatı, heyetin içeriği karşı tarafa iletildi. Rus heyet başkanı planlarını sürekli açıklıyor. (Ukrayna) Öbür tarafta histeri var." diye konuştu.

Sözcü Zaharova, Ukrayna ile yapılacak müzakerelerde Rusya'yı temsil edecek heyetin, İstanbul'daki müzakerelerdekiyle aynı olacağını söyledi.

Rusya-Ukrayna müzakereleri

Rusya ile Ukrayna arasında, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da 16 Mayıs'ta müzakereler yapılmıştı.

Rus heyetine, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Müşaviri Vladimir Medinskiy başkanlık etmişti.

Heyete Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, Genelkurmay Başkanlığı Ana Müdürlüğü Başkanı İgor Kostyukov ve Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Fomin katılmıştı.

Heyetteki uzmanlar listesinde ise Rusya Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksandr Zorin ve Devlet Başkanlığı İnsani Devlet Politikası Dairesi Başkan Yardımcısı Yevgeniya Podobreyevskaya'nın yanı sıra Dışişleri Bakanlığı Bağımsız Devletler Topluluğu İkinci Dairesi Müdürü Aleksandr Polişçyuk ile Savunma Bakanlığı Uluslararası Askeri İşbirliği Ana Müdürlüğü Başkan Yardımcısı Vladimir Şevtsov yer almıştı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, dün, Ukrayna'ya yeni tur müzakereleri 2 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirmeyi teklif ettiklerini açıklamıştı.

Kaynak: AA


Al Arabiya: Hamas ile İsrail ABD'nin ateşkes teklifini kabul etti

Suudi Arabistan'ın Al Arabiya televizyonu, İsrail ile Hamas'ın Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un esir takası ve Gazze Şeridi'nde geçici ateşkese varılması için sunduğu son öneriyi kabul ettiğini iddia etti

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Suudi Arabistan'ın Al Arabiya televizyonu, İsrail ile Hamas'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un esir takası veGazze Şeridi'nde geçici ateşkese varılması için sunduğu son öneriyi kabul ettiğini, Trump'ın anlaşmayı "ilerleyen saatlerde duyuracağını" iddia etti. Al Arabiya'nın adı açıklanmayan kaynaklara dayandırılan haberinde, İsrail ile Hamas'ın esir takası ve Gazze'de geçici ateşkes için sunduğu son taslağı kabul ettiklerini Witkoff'a ilettiği ileri sürüldü.

Hamas'ın İsrail'in savaşı tekrar başlatmasını önlemek için ABD'nin 'kalıcı ateşkes' garantisi vermesi konusunda ısrarcı olduğu belirtiliyordu. Metinde, 'kalıcı ateşkes' için müzakerelerin 'geçici ateşkes' süresince devam edeceği belirtilmesine karşın savaşın bitirilmesi ve "ateşkesin kalıcı hale getirilmesi" konusunda bir garanti verilmemesi dikkati çekti.

Al Arabiya'nın haberine göre, söz konusu teklifin maddeleri şu şekilde:

  • 1. Ateşkes süresi: Ateşkes 60 gün süreyle uygulanacak. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in bu süreye uyacağını garanti edecek.



  • 2. Esirlerin serbest bırakılması: İsrailli 58 esirden, 10 canlı ve 18 ölmüş İsrailli esir 2 aşamada serbest bırakılacak. Birinci gün, canlı 5 ve ölü 9 esir teslim edilecek. Kalan 5 canlı ve 9 ölü ise 7'nci gün serbest bırakılacak.



  • 3. İnsani yardım erişimi: Hamas'ın ateşkesi kabul etmesinin hemen ardından Gazze'ye insani yardım akışı başlayacak. Sivillere yönelik tüm yardım taahhütleri ateşkes boyunca yerine getirilecek, Birleşmiş Milletler (BM) ve Kızılay gibi yerleşik kanallar aracılığıyla ulaştırılacak.



  • 4. İsrail askeri saldırıları durdurulacak: İsrail, anlaşma yürürlüğe girdiğinde Gazze'deki tüm saldırıları durduracak. Gazze üzerindeki askeri ve gözetleme uçuşlarına günde 10 saat ara verilecek, bu süre esir değişimi günlerinde 12 saate çıkarılacak.



  • 5. İsrail ordusu yeniden konuşlanacak:

a) 1. gün: İlk grup esirlerin serbest bırakılmasının ardından İsrail ordusu, insani yardım planları ve önceden kararlaştırılmış haritalar doğrultusunda Gazze'nin kuzeyinde ve Netzarim Koridoru'nda yeniden konumlanacak.

b) 7. gün: İkinci grubun (esirlerin) serbest bırakılmasının ardından Gazze'nin güneyinde benzer bir yeniden konuşlanma gerçekleşecek.

c) Nihai Sınırlar: Teknik ekipler görüşerek yeniden konuşlanma bölgelerine son şeklini verecek.

  • 6. Kalıcı ateşkes görüşmelerinin başlaması: Görüşmeler ilk gün garantör arabulucuların gözetiminde başlayacak ve aşağıdaki konular ele alınacak:

a) Filistinli tutuklular karşılığında kalan esirlerin serbest bırakılması için şartlar.

b) Gazze'deki İsrail askerlerinin geri çekilmesi ve uzun vadeli güvenlik düzenlemeleri.

c) Gazze'de çatışma sonrası yönetim ve düzenlemelere ilişkin öneriler.

d) Kalıcı ateşkesin resmi olarak ilan edilmesi.

  • 7.⁠ ⁠Başkanlık taahhüdü: Başkan (Trump), anlaşmaya tam olarak bağlı ve 60 günlük sürede yapılacak başarılı müzakerelerin kalıcı bir çözüme yol açmasını bekliyor.



  • 8.⁠ ⁠Filistinli esirlerin serbest bırakılması: Gazze'de tutulan İsrailli 10 sağ esirin serbest bırakılması karşılığında İsrail, müebbet hapis cezası almış 125 Filistinli esir ve 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze'de alıkonulan bin 111 kişiyi serbest bırakacak. Ayrıca, 18 İsrailli esirin cenazesine karşılık İsrail, Gazze'den 180 Filistinlinin naaşını teslim edecek. Söz konusu takaslar, ateşkesin yürürlüğe girdiği ilk ve onu izleyen 7'nci gün iki seferde gerçekleştirilecek, törensiz yapılacak.



  • 9.⁠ ⁠Bilgi paylaşımı ve kalan esirler:

a) Hamas, 10. gün kalan tüm esirlerin durumu hakkında ayrıntılı bilgi verecek, sağlık durumu veya ölüm teyitlerini sağlayacak.

b) Buna karşılık İsrail, 7 Ekim'den bu yana alıkonulan Gazzeli esirlere ve gözaltında ölen Filistinlilere dair bilgileri paylaşacak.

c) Hamas, ateşkes boyunca esirlerin güvenliğini ve sağlık durumlarını garanti edecek.

  • 10. Eğer 60 gün içinde kalıcı bir ateşkes üzerinde anlaşmaya varılırsa, hayatta olan İsrailli esirler serbest bırakılacak ve yaşamını yitirmiş tüm esirlerin cenazesi teslim edilecek. Aksi halde, yapıcı müzakereler devam ettiği sürece, tarafların karşılıklı mutabakatı ile ateşkes süresi uzatılabilecek.



  • 11. ABD, Mısır ve Katar, 60 gün boyunca ve muhtemel uzatmada ateşkesi sağlamak üzere garantör olarak görev alacak.



  • 12. Bu ülkeler, kalıcı ateşkes anlaşmasına yönelik ciddi müzakerelerin sürdürülmesini denetleyecek ve gerekli düzenlemelerin tamamlanmasına yardımcı olacak.



  • 13. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, sahada yürütülecek müzakerelere liderlik edecek ve anlaşmayı sonuçlandıracak.

Kaynak: AA


Fransa'da sigara yasağı başlıyor: Çocukların olduğu dış mekanlarda içilemeyecek

Fransa Sağlık Bakanı Catherine Vautrin, çocukların bulunduğu park, plaj ve bahçe gibi dış mekanlarda 1 Temmuz'dan itibaren sigara içmenin yasaklanacağını belirtti


Harvard'a '30 gün süre veren' Trump yönetimine mahkemeden kötü haber

Trump yönetimi, Harvard'a uluslararası öğrenci kayıtları konusunda 30 gün itiraz süresi verdi. Bu açıklamanın hemen ardından mahkeme, Trump yönetiminin Harvard'ın uluslararası öğrenci kabulünü durdurma kararını bloke eden geçici kararını uzattığını duyurdu


İsrail basını: Netanyahu ABD'nin Gazze'de yeni ateşkes önerisini kabul etti

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Gazze'de ateşkes ve rehine takası için ABD'nin sunduğu teklifi kabul ettiği öne sürüldü. İsrail basınına göre, ABD'nin önerisi Gazze'de 60 günlük geçici ateşkesi kapsıyor

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, "ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Hamas ile Tel Aviv arasında esir takası ve Gazze Şeridi'nde geçici ateşkes için sunduğu son öneriyi kabul edeceğini söylediği" bildirildi. İsrail medyasında yayımlanan haberde, Netanyahu'nun İsrailli esirlerin aileleriyle bir araya geldiği belirtildi. Görüşmede Netanyahu'nun, ailelere Witkoff'un İsrail ile Hamas arasında esir takası ve Gazze Şeridi'nde geçici ateşkese varılması için sunduğu son öneriyi kabul edeceklerini söylediği ifade edildi.

Öte yandan Hamas, Witkoff'un esir takası ve Gazze'de geçici ateşkesi kapsayan taslağının ellerine ulaştığını ve incelediklerini bildirmişti. Söz konusu önerinin şu anda Hamas'ın ilgili birimlerince “sorumluluk bilinciyle” incelendiği ve verilecek cevabın, "Gazze’deki Filistin halkının çıkarlarını koruyacak, insani yardımların ulaşmasına katkı sağlayacak ve kalıcı ateşkesin sağlanmasına hizmet edecek şekilde olacağı" belirtilmişti.

60 günlük geçici ateşkes

İsrail basını, Witkoff'un Tel Aviv ile Hamas arasında esir takası ve Gazze'de geçici ateşkese varılması için sunduğu taslağın detaylarını yayımladı. Basının paylaştığı taslağa göre, Hamas elindeki İsrailli 10 sağ ve 18 esirin cenazesini iki aşamada serbest bırakacak. Bu esirlerin serbest bırakılması karşılığında Gazze'de 60 günlük geçici ateşkes ilan edilecek. Ayrıca, takas kapsamında İsrail hapishanelerindeki bazı Filistinli esirler de serbest bırakılacak.

Taslakta ABD, 60 günlük ateşkesin ardından Gazze'de kalıcı ateşkese varılmasına yönelik herhangi bir garanti vermiyor. Ateşkes süresince İsrail ile Hamas'ın Gazze'de kalıcı ateşkese varılması için müzakereler yürütmesi maddesi de taslakta yer alıyor. Ancak, bu müzakerelerin uzaması veya bir sonuç çıkmaması halinde 60 günlük ateşkesin uzatılacağına yönelik bir garanti de bulunmuyor.

Basına konuşan ve adı açıklanmayan İsrailli yetkililer, Witkoff'un önerdiği taslağın, İsrail ordusunun 18 Mart'tan sonra Gazze'de işgal ettiği bölgelerden çekilmesini de içermediğini savunuyor. Yerel basın, tüm bu şartlar göz önüne alındığında Witkoff'un esir takası ve Gazze'de ateşkes için sunduğu son taslağın İsrail'in lehine olduğu yorumunu yapıyor.

Hamas, dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile "kalıcı ateşkes ve İsrail ordusunun Gazze'den tamamen çekilmesi" gibi hususları, Gazze'de ateşkes için genel çerçeve üzerinde anlaştıklarını duyurmuştu. Witkoff ile uzlaşılan anlaşmanın, Gazze'de tutulan 10 İsrailli sağ esir ile çok sayıda cesedin teslim edilmesi karşılığında, arabulucuların teminatıyla üzerinde anlaşmaya varılan sayıda Filistinli esirin serbest bırakılmasını kapsadığı kaydedilmişti. Hamas'ın bu çerçeve anlaşmaya nihai bir yanıt beklediği belirtilmişti. Witkoff da "yakın zamanda yeni anlaşma taslağını göndereceklerini" duyurmuş ve "Geçici bir ateşkes ve uzun vadeli bir çözüm sağlanması; bu çatışmanın barışçıl bir şekilde çözülmesi konusunda çok iyi hislerim var" demişti.



Rusya'nın bazı bölgelerinde kripto madenciliği yasaklanacak

Rusya Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, fazla elektrik tüketimi nedeniyle ülkenin iki bölgesinde daha kripto para madenciliğinin yasaklanacağını bildirdi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Tsivilev, başkent Moskova'da hükümet yetkilileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, ülkedeki kripto para madenciliğine ilişkin konuştu.

Sibirya'nın güney bölgelerinde elektrik açığı yaşandığına işaret eden Tsivilev, bu nedenle Irkutsk'ta kripto para madenciliğinin yasaklandığının ve elde edilen sonuçlar neticesinde söz konusu kısıtlamaları 2031'e kadar uzatma kararı aldıklarını ifade etti.

Tsivilev, "Ayrıca Buryatiya ve Trans-Baykal bölgelerinde de yasak uygulanacak" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ağustos 2024'te kripto para madenciliğinin yasallaşmasını onaylamıştı. Bu kapsamda, Rus hükümetinin belirlediği kişi ve şirketler, belirlenen enerji tüketim sınırlarını aşmamak kaydıyla kripto para birimlerinin madenciliğini yapabiliyor.

Kaynak: AA


Avrupa Birliği yeni Karadeniz stratejisini açıkladı

Avrupa Birliği, ağır askeri teçhizatın taşınmasını kolaylaştırmak amacıyla Romanya ve Bulgaristan'daki limanlar, demiryolları ve havaalanları gibi bölgesel altyapılara yatırım yapacak. Ayrıca bu ülkelerde yer alan kilit tesislerdeki yabancı mülkiyet de inceleme altına alınacak

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Avrupa Birliği, yeni Karadeniz stratejisini açıkladı. Yeni plan, bölgenin ağır askeri teçhizat taşımada daha etkili olmasını hedefliyor.

AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas dün düzenlediği basın toplantısında, "Karadeniz'deki güvenlik, Avrupa güvenliği için de hayati öneme sahip" dedi. Kallas, Kremlin'in Ukrayna'da yürüttüğü savaş ve denizcilik altyapısına yönelik hibrit saldırılarının bölgedeki güvenliği şu anda zayıflattığını ifade etti.

AB Genişleme Komiseri Marta Kos ise, bu stratejinin aynı zamanda 'jeopolitik meydan okumalara' bir yanıt olduğunu belirtti ve "Dünyada artık bağımlılıklar silah haline getiriliyor" dedi. Kos, Karadeniz'in Güney Kafkasya ve Orta Asya'ya bir köprü olduğunu, ayrıca enerji ve gıda ticareti için hayati bir arter işlevi gördüğünü vurguladı.

Karadeniz bölgesi, Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle istikrarsızlık endişe edilen bir bölge haline geldi. Bölgede yoğun şekilde kullanılan mayınlar ve askeri faaliyetler, mal akışını ciddi biçimde engelliyor. Öte yandan, Doğu Avrupa ülkeleri Moskova'nın Ukrayna'nın ötesine geçerek daha fazla saldırganlık göstereceğinden endişe ediyor ve savunma kapasitelerini artırmak istiyor.

Karadeniz kıyısında yer alan AB ülkeleri Romanya ve Bulgaristan, birliğin yeni stratejisinin merkezinde yer alıyor. Avrupa Birliği, ağır askeri teçhizatın taşınmasını kolaylaştırmak amacıyla bu ülkelerdeki limanlar, demiryolları ve havaalanları gibi bölgesel altyapılara yatırım yapacak.

AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bu yatırımların "askerlerin, ihtiyaç duyulan zamanda, ihtiyaç duyulan yerde olabilmesini" sağlayacağını söyledi.

Avrupa Ulaştırma Komiseri Apostolos Tzitzikostas daha önce, Avrupa genelinde askeri amaçlarla ulaştırma altyapısının yenilenmesinin yaklaşık 75 milyar euroya mal olacağını söylemişti.

AB ayrıca Karadeniz'de bir Deniz Güvenliği Merkezi (Black Sea Maritime Security Hub) kurmayı planlıyor. Bu merkez, Avrupa'nın bölgedeki erken uyarı sistemi olarak görev yapacak. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bu merkezin durumsal farkındalığı artıracağını ve AB'nin kritik altyapısını korumasına yardımcı olacağını belirtti. Ancak merkezin nerede kurulacağı, nasıl işleyeceği ve maliyeti gibi detayların henüz netleşmediğini de ekledi.

Kallas ayrıca, güvenlik kapsamında limanlar ve diğer kilit tesislerdeki yabancı mülkiyetin daha sıkı denetleneceğini söyledi.

Ticaret alanındaysa, AB bölgesel ortaklarla birlikte yeni enerji koridorları, ulaştırma bağlantıları ve dijital altyapılar geliştirmeyi hedefliyor. Genişleme Komiseri Marta Kos'a göre, birliğin bu yatırımları aynı zamanda Karadeniz kıyısındaki ülkelerin savaşa bağlı çevresel zararlarla baş edebilmesi ve iklim değişikliği risklerine karşı dayanıklılığını artırması için de önemli olacak.

Marta Kos, "Dünya genelinde ülkeler artık güvenilir ve öngörülebilir ortaklarla işbirliği arıyor ve Avrupa Birliği böyle bir ortak Bu tür ortaklıklar bizi topluca daha güvenli hale getirecek ve herkes için ticari fırsatlar yaratacak" diye konuştu.

Avrupa Komisyonu, bu yeni strateji aracılığıyla Ukrayna, Moldova, Gürcistan, Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan ile daha yakın ilişkiler kurmayı hedeflediğini vurguladı.


2 milyondan fazla gizli belge sızdırıldı: Rusların en büyük nükleer füze üssü hakkında her şey biliniyor

Danimarka merkezli Danwatch ve Almanya’nın Der Spiegel dergisinin ortak haberine göre, kamuya açık bir veri tabanında bulunan 2 milyondan fazla belge, Rusya’nın son derece hassas nükleer silah altyapısına dair çarpıcı detaylar ortaya koyuyor

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Danimarkalı araştırmacı gazetecilik kuruluşu Danwatch ile Alman Der Spiegel dergisi, kamuya açık bir veritabanında bulunan 2 milyondan fazla belgeyi analiz ederek Rusya’nın stratejik nükleer tesislerini modernize etme ve genişletme çalışmalarını gün yüzüne çıkardı.

Sızdırılan belgeler, Orenburg bölgesindeki Yasny kasabası yakınlarındaki Stratejik Füze Kuvvetleri üslerinin detaylı planlarını içeriyor. Bu üslerde, Rusya’nın en gelişmiş nükleer taşıma sistemlerinden biri olarak kabul edilen hipersonik Avangard araçları bulunuyor.

Uydu görüntülerinin ötesine geçildi

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’nun Nükleer Bilgi Projesi Direktörü Hans M. Kristensen, “Şimdiye kadar bu üsleri yalnızca uydu görüntüleriyle izleyebiliyorduk. Ancak elimizdeki bu detaylı çizimler sayesinde ilk kez binaların içine ve yer altına kadar inebiliyoruz. Bu, eşi benzeri görülmemiş bir durum,” dedi.

Belgeler, son on yılda yüzlerce yeni kışla, kontrol merkezi, gözetleme kulesi ve yer altı tünellerinin inşa edildiğini gösteriyor. Ayrıca güvenlik sistemleri diyagramları, elektrik altyapıları, IT ağları, alarm ve sensör konumları gibi teknik bilgiler de sızıntıya dahil.

İstihbaratın zirvesi

Sızdırılan belgelerde yer alan detaylar arasında duvar yazıları (“Dur! Geri dön! Yasak bölge!”), askerler için spor salonu ekipmanları, satranç ve dama gibi masa oyunları bile yer alıyor. İngiliz ordusunda istihbarat subayı olarak görev yapmış Philip Ingram, “Bu tür bilgiler istihbarat açısından altın değerindedir. Elektrik ve su sistemlerinin işleyişini bilmek, bir tesisin zayıf noktalarını belirlemek için çok kritik,” diye konuştu.

Norveç Savunma Komutanlığı ve Kurmay Koleji’nden İstihbarat uzmanı Tom Røseth ise Rusya'nın nükleer altyapısındaki bu modernizasyonun kamuoyuna açıklanmasının önemli olduğuna dikkat çekti:“Avrupa, güvenlik politikası açısından temel bir dönüşüm içinde. Rusya'nın nükleer silahlarını yenilediğini görmek, bu yeni dönemin gerçekliğini kavramamız açısından kritik.”

Rusların tedbirleri işe yaramadı

Haberde, Rusya’nın savunma ihalelerinde gizliliği artırmak amacıyla yalnızca onaylı yerli yüklenicilerin erişebildiği kapalı bir veri tabanı oluşturmasına rağmen, birçok hassas belgenin kamuya açık ihalelere yanlışlıkla eklendiği ifade edildi. Danwatch ve Der Spiegel, 2024’ün ortalarına kadar bu tür belgelerin ihale dosyalarına iliştirilmeye devam ettiğini ortaya koydu.


İsviçre'de bir köy dağlardan düşen buzulla tamamen yok oldu

İsviçre Alpleri'nde yer alan Blatten köyü, dün bir buz kütlesinin dağlardan vadiye doğru çökmesiyle tamamen yok oldu

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

İsviçre'nin Blatten köyü, devasa bir buz kütlesinin vadiye çökmesi sonucu yaşanamaz hale geldi.

Birch buzulunun parçalanmasından endişe edildiği için köy birkaç gün önce tahliye edilmişti ancak bir kişinin kayıp olduğu ve birçok evin tamamen yıkıldığı bildirildi.

Blatten Belediye Başkanı Matthias Bellwald, “akla hayale gelmeyecek olan gerçekleşti” dedi, ancak köyün hâlâ bir geleceği olduğunu vurguladı.

Yerel yetkililer, İsviçre ordusunun afet yardım biriminden destek talep etti ve İsviçre hükümetinden bazı yetkililer olay yerine doğru yola çıktı.


Blatten’ı vuran felaket, Alpler’deki tüm yerleşim yerleri için en kötü senaryo oldu.

Bölgede incelemeler yapan jeologların buzulun dengesiz bir hale geldiği uyarısı üzerine, köydeki 300 kişi 19 Mayıs’ta evlerini terk etmek zorunda kaldı. Şimdi ise birçoğu evlerine asla geri dönemeyebilir.

Gözyaşlarını tutmakta zorlanan Belediye Başkanı Bellwald, “Köyümüzü kaybettik ama kalbimizi değil. Birbirimize destek olacak ve teselli vereceğiz. Uzun bir gecenin ardından yeniden sabah olacak” dedi.

İsviçre hükümeti, köylülerin en azından bölgeden uzaklaşmadan yaşamlarını sürdürebilmeleri için, köyde olmasa da çevresinde kalmalarını sağlayacak mali destek sözü verdi.

Ancak, İsviçre Doğal Afetler Bölge Ofisi Başkanı Raphaël Mayoraz, Blatten çevresindeki bazı yerleşimlerin de tahliye edilmesinin gerekebileceği uyarısında bulundu.

İklim değişikliği, birçoğunu donmuş nehirlerin oluşturduğu buzulların giderek daha hızlı erimesine neden oluyor. Ayrıca, yüksek dağları bir arada tutan yapıştırıcı gibi işlev gören kalıcı don tabakası (permafrost) da çözülmeye başladı.

Alpler'deki kasaba ve köyler risk altında

Çarşamba günü saat 15:30 civarında, Birch buzulunun büyük bir bölümünün çöküşü drone görüntülerine yansıdı. Blatten üzerinden geçen çamur seli, vadiden aşağıya inerken kulakları sağır eden bir uğultuyla yankılandı ve geride devasa bir toz bulutu bıraktı.

Buzulların erimesini izleyen buzulbilimciler, yıllardır bazı Alp kasaba ve köylerinin risk altında olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyordu. Üstelik Blatten, tahliye edilen ilk yerleşim yeri de değil.

İsviçre’nin doğusundaki Brienz köyünün sakinleri, iki yıl önce üzerlerindeki dağ yamacının parçalanması nedeniyle tahliye edilmişti. O günden bu yana köylerine sadece kısa süreli olarak geri dönmelerine izin veriliyor.

2017 yılında ise Bondo köyü yakınlarında, son yüzyılın en büyük toprak kayması meydana geldi; sekiz dağcı hayatını kaybetti, çok sayıda ev yıkıldı.

İsviçre’deki buzulların durumuna ilişkin en son rapor, küresel sıcaklık artışı sanayi öncesi seviyelerin 1.5°C üzerinde tutulamazsa, ülkedeki tüm buzulların bir yüzyıl içinde tamamen yok olabileceğini öngörüyor. Bu hedef, 10 yıl önce Paris İklim Anlaşması kapsamında yaklaşık 200 ülke tarafından kabul edilmişti.

Ancak birçok iklim bilimci, bu hedefin çoktan kaçırıldığını söylüyor. Bu da buzulların erimesinin hızlanmaya devam edeceği, sel ve toprak kayması riskinin artacağı ve Blatten gibi daha birçok yerleşimin tehdit altına gireceği anlamına geliyor.

Kaynak: Gazete Oksijen


Yaptırımlara rağmen Nvidia gelirleri rekor kırdı: Talep patlaması yaşandı

Yapay zeka çiplerine küresel talep patlaması Nvidia’nın gelirlerini uçurdu. Nvidia, Çin’e yönelik ihracat kısıtlamalarına rağmen beklentilerin üzerinde çeyrek gelir açıkladı.

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Yapay zeka çiplerine yönelik küresel harcama çılgınlığının merkezindeki teknoloji devi Nvidia, 27 Nisan’da sona eren mali çeyrekte gelirini yıllık bazda yüzde 69 artırarak 44,1 milyar dolara çıkardı. Şirketin bu performansı, Wall Street beklentisi olan 43,3 milyar doları aştı.

Ancak Nvidia, içinde bulunduğumuz çeyrek için gelir beklentisini 45 milyar dolar (yüzde 2 sapma payıyla) olarak açıkladı. Bu rakam, Bloomberg’in piyasa konsensüs tahmini olan 45,5 milyar doların biraz altında kaldı.

'Talep olağanüstü güçlü'

Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang, ürünlerine yönelik talebin “olağanüstü güçlü” olduğunu belirterek şirketin büyüme ivmesini sürdürdüğünü vurguladı. Şirket, Çin’e yönelik ihracat kısıtlamaları ve ABD’nin önceki başkanı Donald Trump döneminden bu yana süregelen ticaret savaşı gibi jeopolitik zorluklara rağmen yükselişini sürdürüyor.

ABD’nin nisan ayında devreye aldığı yeni ihracat kuralları, Nvidia’nın Çin pazarı için özel olarak tasarladığı yapay zeka çiplerinin satışını engellemişti. Buna rağmen, şirketin hisseleri açıklamanın ardından mesai sonrası işlemlerde yaklaşık yüzde 3 değer kazandı.

Net kar 18,8 milyar dolar oldu

Nvidia’nın net karı yüzde 26 artışla 18,8 milyar dolara yükseldi. Ancak bu rakam, analistlerin 19,5 milyar dolarlık beklentisinin biraz altında kaldı. Şirketin düzeltilmiş brüt kar marjı ise yüzde 71,3 ile beklentilere paralel gerçekleşti.

Yılın başlarında, Nvidia’nın daha karmaşık ve yüksek maliyetli Blackwell çip sistemlerine geçiş süreci nedeniyle kar marjlarında düşüş yaşanmıştı. Ancak şirket ve tedarikçileri, Blackwell sunucularındaki teknik sorunları çözüme kavuşturarak olası gecikmeleri önlemiş durumda.

Analistler, çeyrek sonuçları öncesinde Çin’e yönelik satış kısıtlamalarının şirketin marjlarını daha da aşağı çekeceği uyarısında bulunmuştu. Nvidia’nın ise bu gelişmeler ışığında Çin pazarı için yeniden tasarlanmış ürünleri değerlendirdiği belirtiliyor.

Kaynak: Gazete Oksijen


ABD mahkemesi Trump'ın gümrük vergilerini iptal etti

Trump'ın Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası (IEEPA) kapsamında Başkan'a tanınan yetkiyi aştığı belirtildi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın diğer ülkelere getirdiği tarifelerde yasal yetkisini aştığına hükmederek, bu tarifelerin uygulanmasını engelleme kararı aldı.

ABD Başkanı Trump'ın diğer ülkelerden ithal edilen mallara uyguladığı gümrük vergileri konusunda bazı özel şirketler ve eyaletler tarafından hükümet aleyhine açılan davada mahkeme kararını açıkladı.

Söz konusu kararda, karşılıklılık esasına dayalı tarifelerin, ithalatı gümrük vergileri yoluyla düzenleme konusunda Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası (IEEPA) kapsamında Başkan'a tanınan yetkiyi aştığı belirtildi.

Anayasa'nın ticareti düzenleme ve vergi koyma yetkisini yalnızca Kongre'ye verdiği aktarılan kararda, itiraz edilen tarife kararlarının iptal edileceği ve bunların uygulanmasının kalıcı olarak engelleneceği bildirildi.

ABD basınında yer alan haberlerde Trump yönetiminin mahkemenin kararına itiraz ettiği aktarıldı.

ABD Başkanı Trump, "Kurtuluş Günü" olarak tanımladığı 2 Nisan'da ABD'nin ticaret partnerlerine karşılıklılık esasına dayalı tarifelerin uygulanmasını öngören kararnameyi imzalamıştı.

Temel tarife oranının yüzde 10 olacağını açıklayan Trump, ülkelerin uyguladığı tarifeleri ve tarife dışı engelleri hesaba katarak ülkeye göre değişen gümrük vergisi oranlarını paylaşmıştı.

Kaynak: AA


Türkiye 800 milyar dolarlık projeye katılacak mı? Atina veto için 16. maddeyi işaret etti

AB'nin yeni savunma programı SAFE'e üçüncü ülkelerin katılımı için kapı aralanırken, Türkiye’nin dahil olabilmesi için tüm üye ülkelerin onayını gerektiren ikili anlaşmalar şart koşuluyor. Yunanistan’ın müdahalesiyle getirilen oybirliği şartı, Ankara'nın katılımını belirsiz hale getiriyor

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Avrupa Birliği Genel İşler Konseyi’nin dün gerçekleştirdiği oylamayla kabul edilen ve üye ülkelerin savunma sanayii yatırımlarını desteklemeyi amaçlayan yeni mali enstrüman SAFE (Savunma Sanayii Acil Destek Aracı) ile ilgili gözler, programın üçüncü ülkeleri kapsayan hükümlerine ve özellikle Türkiye’nin olası katılımına çevrildi. Yunan basınından To Vima ise Türkiye ile ilgili yayınladığı haberinde Ankara'nın katılımını inceledi.

İkili anlaşma ve oybirliği şartı

Diplomatik kaynaklara göre, SAFE kapsamında üçüncü ülkelerin programa katılımı teknik olarak mümkün olsa da, bu katılımın hayata geçmesi ikili anlaşmalara ve belirli şartların sağlanmasına bağlı.

Dışişleri kaynakları, her üçüncü ülke için özel olarak yapılacak bu ikili anlaşmaların, AB üyesi tüm ülkelerin oybirliğiyle onaylanması gerektiğini vurguladı. Yunanistan'ın müdahalesiyle, bu anlaşmaların sadece oybirliğiyle yürürlüğe girebileceği kuralının metne dahil edildiği belirtildi.

Türkiye'ye açılan kapı sınırlı iddiası

AB Komisyonu'nun resmi açıklamasında, SAFE programının üçüncü ülkelerle iş birliğinde "yeni bir sayfa" açtığı ifade edilirken, Ukrayna ve EFTA-EEA ülkeleri (İsviçre, İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç) üye devletlerle aynı şartlarda programa katılabilecek. Bu ülkeler sadece ortak alımlara değil, aynı zamanda kendi savunma sanayilerinden satışlara da dahil olabilecek.

Ayrıca aday ülkeler (Türkiye dahil), potansiyel adaylar ve AB ile güvenlik-savunma iş birliği anlaşması bulunan ülkelerin (örneğin Birleşik Krallık) de ortak alımlara katılmasının önü açılıyor.

Ancak diplomatik kaynaklar, bu ifadelerin pratikte otomatik katılım anlamına gelmediğini belirtiyor. Katılım, ancak güvenlik ve savunma çıkarları doğrultusunda yapılacak değerlendirmeler ve imzalanacak özel anlaşmalar sonrasında mümkün olacak. Bu süreçte her ülke için ayrı değerlendirme yapılacak.

Tehdit oluşturan ülkelere katılım engeli

AB Komisyonu’nun savunma konularından sorumlu sözcüsü Thomas Renier, Türkiye’nin olası katılımına dair yöneltilen sorulara yanıtında, “SAFE düzenlemesiyle bazı üye ülkelerin –özellikle Yunanistan ve Kıbrıs’ın– endişeleri dikkate alındı,” diyerek şu ifadeyi kullandı:

“Madde 16 açık. Bir üçüncü ülkenin katılımı, eğer bir AB üye devletine ya da AB’nin tamamına savunma ya da güvenlik tehdidi oluşturuyorsa, engellenebilir.” Bu açıklama, Türkiye’nin Ege'deki politikalarına doğrudan bir gönderme olarak değerlendirildi.

Renier ayrıca SAFE kapsamında yürürlükte olan “koruma maddesine” de dikkat çekti. Buna göre, ortak alımı yapılan bir savunma ürününün en az %65’lik kısmı AB, EFTA/EEA ülkeleri ya da Ukrayna menşeli olmak zorunda. Üçüncü ülkelerin katkısı ise en fazla %35 ile sınırlı kalacak.

Yunanistan yönetmenliği engelleyemezdi

Bazı çevrelerde SAFE oylamasında Yunanistan’ın karşı durarak düzenlemeyi engelleyebileceği yorumları yapılırken, diplomatik kaynaklar bu iddiaları şu sözlerle yanıtladı:“Yönetmelik nitelikli çoğunlukla kabul edildi. 27 üye devletten 26’sı, Kıbrıs dahil, düzenlemeye onay verdi. Yunanistan’ın veto hakkı yoktu.”

Öte yandan Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin katılımına dair koşulları düzenleyen 16. maddenin metne girmesinde Yunanistan’ın katkısı olduğunu ve ülkenin güvenlik çıkarlarının dikkate alındığını vurguladı.

SAFE Nedir, Ne Amaçlıyor?

SAFE, Avrupa Savunma Beyaz Kitabı'nın ilk ayağı olan ve Mart 2025’te Avrupa Komisyonu tarafından tanıtılan “ReArm Europe” hazırlık planının temel bileşenlerinden biri. Plan, toplamda 800 milyar Euro’yu aşan bir savunma harcamasını tetiklemeyi hedefliyor.SAFE aracı ise üye devletlerin savunma sanayiine yönelik ortak yatırımlarına destek amacıyla, 150 milyar Euro’ya kadar düşük faizli ve çok yıllı krediler sunacak. Bu kapsamda, Avrupa Savunma Teknolojik ve Endüstriyel Tabanı’nın (EDTIB) güçlendirilmesi, savunma ürünlerinin erişilebilirliğinin sağlanması ve yetenek boşluklarının kapatılması hedefleniyor. SAFE ayrıca, AB’nin Ukrayna’ya verdiği desteği artırması için de yeni olanaklar sunacak.

Sonuç: Türkiye'ye şartlı açık kapı

Sonuç olarak, SAFE Türkiye’nin programa katılımına hukuken engel koymasa da, katılım için Yunanistan başta olmak üzere tüm üye ülkelerin oybirliğiyle onay vereceği özel anlaşmalar gerekiyor. Bu da Ankara’nın AB ile olan ilişkilerinde özellikle savunma ve güvenlik bağlamında ciddi bir diplomatik sınavla karşı karşıya kalacağını gösteriyor.

Yunanistan Türkiye'nin katılımını engelleyebilir mi?

BBC'nin haberine göre Türkiye'nin Avrupa savunmasına katkı sağlamasına sıcak bakan ülkelerin sayısı az değil. Özellikle AB'nin büyük ülkeleri savunma alanında, mevcut konjonktürün de etkisiyle, Türkiye'yle ilişkileri geliştirme ve derinleştirmeye sıcak bakıyor.

İtalya, İspanya, Polonya ve Almanya bu alanda başı çeken ülkeler. Fransa da ilke olarak Türkiye'yle savunma işbirliğini geliştirme ve SAFE'e katılım konularında sorun çıkaran bir profil çizmiyor.

Savunma ve havacılık alanında Türkiye'nin üretim kapasitesi üst düzeyde. Avrupa'nın üretim kapasitesi ise daha sorunlu. Bu nedenle Türkiye'nin silah sistemlerinin hızlı bir şekilde üretilmesine katkıda bulunabileceği düşünülüyor.

Kaynak: Gazete Oksijen


ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Çinli öğrencilerin vizelerini iptal edeceğiz

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Çin Komünist Partisi’yle bağlantılı olduğu düşünülen ya da stratejik alanlarda eğitim gören öğrencilerin vizelerinin "agresif şekilde" iptal edeceklerini duyurdu. Çinli öğrenciler, ABD’deki uluslararası öğrenci nüfusunun ikinci en büyük grubunu oluşturuyor

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Çarşamba günü yaptığı açıklamada Çinli öğrencilerin vizelerinin "agresif biçimde" iptal edileceğini duyurdu. Bakanlık tarafından yayımlanan yazılı açıklamaya göre, İç Güvenlik Bakanlığı ile iş birliği içinde yürütülecek bu süreçte, özellikle Çin Komünist Partisi ile bağlantılı olan ya da “kritik alanlarda” eğitim gören öğrencilere odaklanılacak.

Rubio, Çin ve Hong Kong'dan yapılacak yeni vize başvurularının da daha sıkı bir denetim sürecine tabi tutulacağını belirtti. Ancak kaç öğrencinin etkileneceği ya da hangi alanların “kritik” olarak değerlendirileceği açıklanmadı.

Sosyal medya incelemesi genişletiliyor

Bu karar, Trump yönetiminin bir gün önce aldığı başka bir uygulamanın devamı niteliğinde. Yönetim, öğrenci vizeleri için yapılan tüm görüşmeleri durdurarak, başvuru sahiplerinin sosyal medya hesaplarının daha kapsamlı biçimde taranacağı yeni bir inceleme süreci başlatmıştı.

Çinli öğrenciler ABD için ne ifade ediyor?

Uluslararası Eğitim Enstitüsü’nün 2023-2024 verilerine göre, Çinli öğrenciler ABD’deki 1,1 milyon yabancı öğrenciden 277 bin 398’ini oluşturuyor. Bu oranla Çin, Hindistan’ın ardından ikinci sırada yer alıyor. Hindistan, bu dönemde 331 bin 602 öğrenciyle ilk sıraya yerleşmişti. Her ne kadar toplam sayıda Hindistan öne geçmiş olsa da, Çin hâlâ lisans ve kısa süreli programlara en fazla öğrenci gönderen ülke konumunda.

Ekonomik etki büyük

Uluslararası öğrenciler, yalnızca akademik değil ekonomik anlamda da ABD için büyük önem taşıyor. ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, bu öğrenciler 2023 yılında Amerikan ekonomisine 50 milyar dolardan fazla katkı sağladı.

Gerilim tırmanabilir

Washington ve Pekin arasındaki ekonomik ve teknolojik rekabetin gölgesinde alınan bu karar, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı olabilir. Eğitim alanındaki bu tür müdahaleler, hem öğrenci hareketliliğini hem de akademik iş birliklerini olumsuz etkileyebilir.


Elon Musk Beyaz Saray'daki görevine veda etti

Trump’ın isteğiyle hükümette geçici görev üstlenen Elon Musk, kamu harcamalarını kısmaya yönelik DOGE misyonunu tamamladı. Mayıs sonunda görevini tamamlayacak olan Elon Musk, sosyal medya hesabından açıklamada bulundu

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim kampanyasına verdiği desteğin ardından siyasette kritik bir konuma gelen dünyanın en zengin insanı Elon Musk, başına getirildiği, kısaltması DOGE olan Hükümet Verimliliği Departmanı'nın acımasız hamleleriyle çok sayıda insanın işsiz kalmasına, ülkelerin ABD'nin yardım fonlarından mahrum kalmasına yol açan kararlara yol açmıştı. Musk, yasal olarak 130 gün sürdürebileceği görevinin sonuna geldi. 

Mayıs sonunda görevini tamamlayacak olan Elon Musk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Özel Hükümet Memuru olarak görev sürem sona ererken, israfı azaltma fırsatı verdiği için Sayın Başkan'a teşekkür etmek istiyorum. DOGE zamanla hükümet çapında bir yaşam biçimi haline geldikçe daha da güçlenecektir" ifadelerini kullandı. 

Elon Musk'ın Trump kabinesindeki hamleleri dünya kamuoyu kadar kabine içinde de tartışılıyordu. Görevi nedeniyle yatırımları olumsuz etkilenen Musk, nisan ayında, "Başkan istediği ve faydalı olduğum sürece, hükümet işlerine haftada sadece bir ya da iki gün harcayacağım" demiş, "Hükümeti düzene sokma işi büyük oranda tamamlandı" ifadesini kullanmıştı. 

Avrupa'daki seçimler hakkında da girişimleri olan Musk, 20 Mayıs'ta Katar'da yaptığı konuşmada da siyasi bağışlarını sonlandıracağını söylemişti. Katar Ekonomik Forumu'nda konuşan Musk, yeterince yardım ettiğini belirterek, "Gelecekte siyasi harcama yapmak için bir sebep görürsem, yaparım" demiş ama şu an bunun için bir sebep de göremediğini söylemişti.  

Bir grup Tesla hissedarı da dün Yönetim Kurulu Başkanı Robyn Denholm’a bir mektup göndererek, CEO Elon Musk’ın, geçen yılın büyük bölümünü siyasetle geçirdikten sonra, haftada en az 40 saatini Tesla'ya ayırması yönünde güvence istemişti.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
1710

1️⃣ COGAT ve Gazze Sonrası Plan İsrail’in COGAT birimi (Coordination of Government Activities in the Territories) Gazze sonrası “askeri-sivil geçiş modeli” kuruyor. • COGAT artık sadece “işgal koordin

 
 
 
410

Avrupa’nın aşırı sağcı partileri ekonomide solcu oldu Çünkü daha küçük devlet çağrısı, oylarının büyük bölümünü aldıkları işçi sınıfında...

 
 
 
4010

Trump, Hamas'ın Gazze Ateşkes Teklifine Yanıt Vermesi İçin Pazar Günü Son Tarihi Belirledi Anlaşma sağlanamazsa Trump, 'Daha önce hiç...

 
 
 

Yorumlar


©2023 copyright by MD all rights reserved

bottom of page