top of page

24 Mayıs

  • Yazarın fotoğrafı: mutlunecmettin
    mutlunecmettin
  • 23 May
  • 8 dakikada okunur

ABD Başkanı Trump'tan nükleer enerji üretimini artırmaya yönelik yeni adım

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesindeki nükleer enerji üretimini artırmaya ve yeni nükleer santraller yapılmasına yönelik başkanlık kararnamelerine imza attı

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Trump, Oval Ofis'te düzenlediği basın toplantısı öncesinde nükleer enerjiyle ilgili bazı kararnameleri imzaladı.

ABD'nin enerji ihtiyacının çok fazla ve bu ihtiyacın karşılanmasında nükleer enerjinin çok önemli olduğunu belirten Trump, bu alana daha fazla yatırım yapmaları gerektiğini söyledi.

Trump, "Bugün nükleer enerji konusunda büyük bir duyuru yapıyoruz. Nükleer enerji güvenli ve çevrecidir, bugünkü kararnameler bizi bu sektörde gerçek bir güç haline getirecektir. Büyük nükleer tesislerden bahsediyoruz ve bu alanda teknoloji, güvenlik ve maliyet açısından uzun bir yol kat ettik" değerlendirmesini yaptı.

ABD Başkanı Trump, yeni nükleer santralleri çok hızlı şekilde inşa etmeleri gerektiğine işaret ederek, hem büyük tesisler hem de görece daha küçük tesisler yapacaklarını dile getirdi.

"Bunları çok hızlı ve çok güvenli şekilde yapacağız. 3 veya 4 tane daha küçük tesis yapıp bunları bir araya getirecekler. Fransa'nın yaptığı da buydu. Ayrıca büyük olanları da inşa edeceğiz. Bence bu konuda rakipsiz olacağız. Artık nükleerin zamanı geldi" diye konuşan Trump, imzaladığı kararnamelerle nükleerin önündeki bürokratik engelleri de kaldıracaklarını ifade etti.

Yeni teknolojilerde yapay zekayı daha fazla kullandıklarını da aktaran Trump, nükleer tesislerin inşası ve faaliyetlerinde de yapay zeka tabanlı uygulamalardan faydalanacaklarını ve bu konuda Çin'in gerisinde kalmayacaklarını vurguladı.


ABD'de federal yargıç Trump yönetiminin Harvard'ın uluslararası öğrenci kabulünü engelleme kararını durdurdu

ABD'de federal yargıç, Donald Trump yönetiminin, Filistin'e destek gösterileriyle öne çıkan Harvard Üniversitesinin uluslararası öğrencileri kabulünü engelleme kararını durdurdu

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Boston Bölge Yargıcı Allison Burroughs, ABD İç Güvenlik Bakanlığının Harvard'a dün ilettiği kararı geçici olarak durdurdu.

Yargıç Burroughs, Harvard Üniversitesinin uluslararası öğrencileri kabulünün engellenmesi kararını, "süreçle ilgili daha fazla bilgi ve belgeler temin edilene kadar" durdurdu.

Söz konusu karar, Harvard Üniversitesinin Trump yönetimine karşı dava açmasının hemen ardından geldi.

ABD'de Filistin'e destek gösterileriyle öne çıkan Harvard Üniversitesi, "ilgili yasalara uymadığı" gerekçesiyle bu üniversiteye uluslararası öğrenci kabul programını durduran Başkan Trump yönetimine dava açmıştı.

Harvard Üniversitesi tarafından Boston'daki federal mahkemede açılan davanın dilekçesinde, ABD yönetiminin üniversiteye uluslararası öğrenci kabulünü durdurmasının "anayasayı ihlal ettiği" belirtilmişti.

Trump ile Harvard arasındaki anlaşmazlık

Federal hükümet, aralarında Harvard'ın da olduğu birçok üniversiteyi, başta Filistin'e destek için düzenlenen kampüs protestoları ile çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programlarını gerekçe göstererek federal fonlarını dondurmakla tehdit etmişti.

Bu süreçte, Adalet Bakanlığı, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve Genel Hizmetler İdaresi (GSA) ortaklığıyla "Antisemitizmle Mücadele Görev Gücü" kurulmuştu.

Trump yönetimi, Harvard'a sağlanan 2,2 milyar dolarlık fonun ve 60 milyon dolarlık sözleşme bedelinin dondurulmasına karar vermiş, üniversite de federal hükümetin fonları dondurmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak, bu kararı engellemek üzere dava açmıştı.


İran ile ABD arasındaki 5. tur nükleer görüşmeler sona erdi

İran ile ABD arasında İtalya'nın başkenti Roma'da, Umman aracılığıyla yapılan görüşmelerin beşinci turu sona erdi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Umman’ın Roma Büyükelçiliğinde bir araya gelen taraflardan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, yerel saatle 16.00 civarında konuttan ayrıldı.

Bunun ardından görüşmelerin tamamlandığı iddiaları ortaya atıldı ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, taraflar arasındaki siyasi görüşmelerin ardından teknik görüşmelere geçildiğini belirtti.

Witkoff'un daha önce planlanan bir uçuşa yetişmesi için erkenden müzakerelerin gerçekleştirildiği konuttan ayrıldığını aktaran Bekayi, görüşmelerin "sakin ve profesyonel" bir havada gerçekleştiğini ve İran ile Umman Dışişleri bakanlarının da tekrardan bir araya geldiğini söyledi.

Witkoff'un çıkışından yaklaşık bir saat sonra da ilk olarak ABD heyetinin daha sonra İran heyetinin müzakere alanından ayrıldığı görüldü.

Görüşmeler yaklaşık 3,5 saat sürdü.

İran veya ABD tarafından görüşmelerin sonucuna ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

Görüşmelere aracılık yapan Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ise X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, şu ifadelere yer verdi:

"İran - ABD görüşmelerinin beşinci turu bugün Roma'da bir miktar ilerlemeyle sona erdi ancak kesin bir ilerleme olmadı. Önümüzdeki günlerde kalan sorunları netleştirmeyi umuyoruz. Böylece sürdürülebilir ve saygın bir anlaşmaya varma ortak hedefimize doğru ilerleyebiliriz"

Kaynak: AA


BM Genel Sekreteri Guterres: Gazze'deki Filistinliler çatışmanın en acımasız evresini yaşıyor

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze'deki Filistinlilerin, çatışmanın en acımasız evresini yaşadığını, İsrail'in 80 gün boyunca hayati önem taşıyan yardımları engellediğini söyledi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Guterres, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Gazze'deki son gelişmeler hakkında konuştu. "Gazze'deki Filistinliler, bu acımasız çatışmanın belki de en acımasız evresini yaşıyor." ifadesini kullanan Guterres, İsrail'in yaklaşık 80 gün boyunca hayati önem taşıyan uluslararası yardımların girişini engellediğini belirtti.

Guterres, uluslararası açlık değerlendirme kuruluşlarının tespitlerine atıfta bulunarak, Gazze'nin tüm nüfusunun kıtlık riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

İsrail'e, uluslararası insancıl hukuk kapsamında yerine getirmek zorunda olduğu "açık yükümlülüklerini" hatırlatan BM Genel Sekreteri Guterres, Tel Aviv yönetiminin sivillere insanca davranması gerektiğini söyledi.

"(Gazze'ye) sonunda, bir miktar yardım geçti" diyen Guterres, son günlerde, Kerem Ebu Salim (Kerem Şalom) Sınır Kapısı'ndan Gazze'ye yaklaşık 400 kamyonun girişine onay verildiği bilgisini paylaştı.

Guterres ayrıca, Gazze'nin abluka altındaki kuzey bölgesinde yaşayan Filistinlilere "hiçbir şeyin ulaşmadığını" ifade etti.

BM Genel Sekreteri, şunları kaydetti:

"Yeniden dağıtılan mallara katı kotalar uygulanıyor ve gereksiz gecikme prosedürleri uygulanıyor; yakıt, barınak, pişirme gazı ve su arıtma malzemeleri gibi diğer temel ihtiyaçlar yasaklanıyor. Bu arada, İsrail askeri saldırısı korkunç ölüm ve yıkım seviyelerinde seyrediyor. Uluslararası hukuka ve insani ilkelere, bağımsızlığa ve tarafsızlığa saygı göstermeyen hiçbir plana katılmayacağız"

BM, İsrail'in Gazze'ye girişine izin verdiği yardım miktarının ihtiyacın çok altında olduğunu duyurduÖte yandan BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNWRA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini de, sosyal medya hesabından İsrail'in uyguladığı insani yardım ambargosu nedeniyle Gazze'de yaşanan insani krize ilişkin açıklamada bulundu.​​​​​​​

Lazzarini, İsrail'in geçişine izin verdiği yardım tırlarının sayısına atıfla "Şu anda gelen yardım samanlıkta iğne aramaya benziyor" ifadesini kullandı.

İsrail'in uyguladığı insani yardım ambargosu nedeniyle Gazzelilerin 11 haftadan uzun bir süredir açlıkla mücadele ettiğini belirten Lazzarini, bölge halkının su ve ilaç gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını belirtti.

Gazze'de yaşlıların ilaca erişememesi nedeniyle yaşamını yitirdiğini, anne ve babaların çocuklarına yiyecek bulamadığını vurgulayan Lazzarini, Gazze'de yaşanan insani felaketin büyümesini engellemenin tek yolunun "anlamlı ve kesintisiz bir yardım akışı" sağlamak olduğunu kaydetti.

Kıtlığın eşiğindeki Gazze'de ihtiyaç duyulan günlük insani yardım miktarının 500 ila 600 tır olduğunun altını çizen Lazzarini, 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ve İsrail tarafından bozulan ateşkes esnasında Gazze'ye "yönlendirme veya yağmalama olmaksızın" günde ortalama bahsedilen sayılarda tırın girdiğini hatırlattı.

UNRWA Genel Komiseri, "Hayat kurtarmak askeri ve siyasi gündemlerin önüne geçmelidir. Gazze halkı daha fazla bekleyemez" ifadelerine yer verdi.

İsrail'in Gazze'ye insani yardım girişine izin vermemesi krizi derinleştirdi

İsrail, 2 Mart itibariyle Gazze Şeridi'ne türü ne olursa olsun insani yardım girişine izin vermeyerek krizin derinleşmesine neden oldu.

İsrail, yoğun uluslararası baskı nedeniyle 2 Mart'tan itibaren Gazze Şeridi'ne uyguladığı katı insani yardım ambargosunu gevşetmek zorunda kalmış, yardımların 19 Mayıs Pazartesi itibariyle ulaşmaya başlayacağını duyurmuştu.

İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılar ve uyguladığı abluka nedeniyle insanlık krizinin yaşandığı, günlük 500 tır yardım malzemesi ve 50 tır yakıta ihtiyaç duyulan Gazze Şeridi'nde, 3 günde sadece 87 tır insani yardım malzemesi dağıtıldı.


Güney Afrika'dan Trump'a yanıt: Bu yıl öldürülen 6 çiftçiden 5'i siyahi

ABD Başkanı Donald Trump'ın "beyaz çiftçilere soykırım" suçlamasında bulunduğu Güney Afrika'da, 2025'te çiftlik saldırılarında yaşamını yitiren 6 kişiden 5'inin siyahi olduğu duyuruldu

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

Güney Afrika Polis Bakanı Senzo Mchunu, Trump'ın iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Son birkaç günde, Güney Afrika'daki suçlarla ilgili konuşmaların ve endişelerin tamamen farklı bir yöne gittiğini gördük. 'Soykırım' terimi, yabancı ve garip bir şekilde barizce ve zorla sahneye sokuldu" dedi.

Mchunu, prensip olarak insanları ırka göre kategorize etmediklerini ancak beyazlara soykırım iddiaları bağlamında değerlendirildiğinde, 2025'te düzenlenen çiftlik saldırılarında hayatını kaybeden 6 kişiden 5'inin siyahi Güney Afrikalı olduğunu ifade etti.

Ülkedeki çiftlik cinayetlerinin tarihinin her zaman çarpıtılmış ve dengesiz şekilde rapor edildiğini belirten Mchunu, "Gerçek şu ki, çiftlik cinayetlerinde her zaman daha fazla sayıda siyahi Güney Afrikalı insan yaşamını yitirmiştir" ifadesini kullandı.

Güney Afrika'yı suçlamıştı: Trump'ın gösterdiği görüntü bambaşka bir ülkeye ait çıktı

Mchunu, Trump'ın, Güney Afrika'da beyaz çiftçilerin topraklarının gasbedildiği iddialarına karşı, hükümetin böyle bir politikası bulunmadığını, bazı topraksız Güney Afrikalıların çaresizce gerçekleştirdikleri "toprak işgali" eylemlerinin "toprak gaspı" ifadesinden çok farklı anlama geldiğini dile getirdi.

Trump'ın izlettiği mezarlık videosu gerçeği yansıtmıyor

Mchunu, Trump'ın, 21 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmede "soykırım kanıtı" olarak izlettiği video klipteki, yol kenarına dikilmiş yüzlerce haçın beyaz çiftçi mezarları olduğu iddia edilen görüntülerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Bu görüntülerin KwaZulu-Natal'da 2020'de yaşanan çiftlik cinayetinin ardından düzenlenen protestoya ait olduğunu kaydeden Mchunu, "Haçlar, yıllar boyunca çiftliklerde gerçekleşen cinayetleri sembolize etmektedir, mezar değillerdir. " bilgisini verdi.

Mchunu, "Ülke olarak ABD'ye, o ülkedeki insanlara ve Başkan Trump'a saygımız var ancak bu soykırım hikayesine hiç saygımız yok, hem de hiç. Tamamen asılsız ve kanıtsız." diye konuştu.

Günde yaklaşık 72 cinayet

Dünyada suç olaylarının en fazla görüldüğü ülkelerden Güney Afrika'da, 2024'te toplam 26 bin 232 cinayet işlendi. Bu, ülkede geçen yıl her gün yaklaşık 72 cinayet işlendiği anlamına geliyor.

Resmi istatistiklere göre, bu yılın ilk üç ayında toplamda 5 bin 727 cinayet işlenirken, 13 binden fazla cinsel saldırı, 50 binin üstünde soygun vakası kayıtlara geçti.

Güney Afrika, Trump'ın "beyazlara soykırım" iddiaları karşısında, suçun ırk ve etnik yapı ayırmaksızın ülkedeki herkesi etkilediğini savunuyor.


ABD Büyükelçisi Barrack: Yaptırımların durdurulması Suriye halkına daha iyi bir gelecek için bir şans

ABD Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, "Suriye'ye yönelik yaptırımların durdurulması, birincil hedefimiz olan IŞİD'in kalıcı olarak yenilgiye uğratılması hedefinin bütünlüğünü koruyacak ve Suriye halkına daha iyi bir gelecek için bir şans verecektir" dedi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Büyükelçisi Barrack, yazılı açıklama ile ABD Başkanı Donald Trump'ın, müreffeh bir Orta Doğu, kendisiyle ve komşularıyla barışık, istikrarlı bir Suriye vizyonunu net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek, "Başkan, 13 Mayıs'ta yeni hükümetin ülkede istikrarı sağlayabilmesi için ABD'nin Suriye'ye karşı uyguladığı yıkıcı yaptırımları kaldıracağını taahhüt etmiştir. Bakan Rubio, şimdi Başkan'ın vizyonunu hayata geçirme sorumluluğunu taşımaktadır ve yaptırımların kaldırılmasının bölgede her türlü barış ve güvenliğin sağlanması, çatışma ve savaşların sona ermesi için inanılmaz fırsatların önünü açacağını ifade etmiştir. Başkan Trump'ın Türkiye'deki temsilcisi olarak, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi rolünü üstlenmekten ve Başkan'ın vizyonunun hayata geçirilmesinde Bakan Rubio'ya destek vermekten gurur duyuyorum. Suriye'ye yönelik yaptırımların durdurulması birincil hedefimiz olan IŞİD'in kalıcı olarak yenilgiye uğratılması hedefinin bütünlüğünü koruyacak ve Suriye halkına daha iyi bir gelecek için bir şans verecektir. Bu şekilde, Türkiye ve Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere bölgesel ortaklarımızla birlikte Suriye hükümetinin barış, güvenlik ve refah umudunu yeniden tesis etmesini sağlamış oluyoruz. Başkan'ın ifadesiyle, birlikte çalışacağız ve birlikte başaracağız" ifadelerini kullandı.


Uluslararası öğrencilerin alımını durdurmuştu: Harvard'dan Trump yönetimine dava

Harvard Üniversitesi, Trump yönetiminin uluslararası öğrenci kabulünü durdurma kararına karşı dava açacağını duyurdu

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD'de Donald Trump yönetimi, Filistin'e destek gösterileriyle öne çıkan Harvard Üniversitesinin uluslararası öğrenci kabul programını "ilgili yasalara uymadığı" gerekçesiyle durdurdu. Harvard'dan Trump'ın kararına karşı hamle geldi. Üniversite, uluslararası öğrenci alımını durdurma kararının Anayasa’nın Birinci Değişikliği ve usule uygun yargılanma hakları da dahil olmak üzere birçok hakkını ihlal ettiğini belirterek dava açtı. 

Harvard Rektörü Alan Garber yaptığı açıklamada, “Bu yasa dışı ve gerekçesiz eylemi kınıyoruz. Bu adım, Harvard’daki binlerce öğrenci ve araştırmacının geleceğini tehlikeye atıyor ve ABD’de eğitim almak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen çok sayıda öğrenciye uyarı niteliği taşıyor” dedi.

Trump yönetiminin aldığı karar, Harvard’ın uluslararası öğrenci kaydını yapma yetkisini iptal etme kararı, binlerce öğrenciyi belirsizlik içine itti. Kararın ani biçimde, güz dönemi kabul mektuplarının gönderilmesinden ve diğer okullara geçiş başvurularının kapanmasından sonra alınması şok etkisi yarattı. 

New York Times yazdı: Uluslararası öğrenci kararının ardından Harvard'da şok

Mali baskıyı artıracak

Bloomberg'e göre uluslararası öğrenci kaydına konan engel, Harvard’ın üzerindeki mali baskıyı da artıracak. Trump yönetimi, üniversitenin kampüste iddia edilen antisemitizmle mücadelesi ve hükümet denetimine ilişkin talepler nedeniyle, Harvard’ın 2.6 milyar dolardan fazla fonunu dondurdu ve gelecekteki hibeleri de kesti.


ABD Başkanı Trump: AB ürünlerine 1 Haziran’dan itibaren yüzde 50 vergi koyalım

ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Birliği ürünlerine 1 Haziran’dan itibaren yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulanmasını önerdi

A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült

ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Birliği (AB) menşeli ürünlere 1 Haziran’dan itibaren geçerli olmak üzere yüzde 50 oranında doğrudan gümrük vergisi uygulanmasını önerdi. Trump, bu önerisini Cuma günü sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla duyurdu.

'Görüşmeler hiçbir yere varmıyor'

Trump paylaşımında, “Avrupa Birliği, esasen ABD’yi ticaret konusunda sömürmek amacıyla kuruldu ve bizimle müzakere etmekte son derece zor davranıyor,” ifadelerini kullandı. Görüşmelerin ilerlemediğini vurgulayan Trump, “Avrupa Birliği ile yaptığımız görüşmeler hiçbir yere varmıyor,” dedi.

Trump’ın önerisi, halihazırda gergin olan transatlantik ticaret ilişkilerini daha da zora sokabilecek nitelikte. ABD ile AB arasındaki ticaret dengeleri ve uygulanan tarifeler, Trump’ın başkanlık döneminde de sıklıkla tartışma konusu olmuştu.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
1710

1️⃣ COGAT ve Gazze Sonrası Plan İsrail’in COGAT birimi (Coordination of Government Activities in the Territories) Gazze sonrası “askeri-sivil geçiş modeli” kuruyor. • COGAT artık sadece “işgal koordin

 
 
 
410

Avrupa’nın aşırı sağcı partileri ekonomide solcu oldu Çünkü daha küçük devlet çağrısı, oylarının büyük bölümünü aldıkları işçi sınıfında...

 
 
 
4010

Trump, Hamas'ın Gazze Ateşkes Teklifine Yanıt Vermesi İçin Pazar Günü Son Tarihi Belirledi Anlaşma sağlanamazsa Trump, 'Daha önce hiç...

 
 
 

Yorumlar


©2023 copyright by MD all rights reserved

bottom of page