top of page

Almanya'da Seçimler Ana Başlıklar: 23 Şubat

  • Yazarın fotoğrafı: mutlunecmettin
    mutlunecmettin
  • 23 Şub 2025
  • 14 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 25 Şub 2025

Almanya'da halk sandık başına gitti: Sonuçlar ekonominin geleceği için dönüm noktası olacak

Almanya'da bugün yapılan federal seçimler, ülkenin ekonomik refahına ve savunmasına yönelik ortaya çıkan riskler konusunda ciddi endişelerin yaşandığı bir ortamda gerçekleşti. Ülke tarihindeki en kritik seçimlerden biri olarak görülen bu seçim ABD ve AB tarafından da yakından izleniyor


Seçim kampanyasının başını çeken konular ekonomi ve göç oldu. Aşırı sağcı AfD Partisi'nin ciddi oy oranlarına ulaşması, geleneksel merkez sağ ve merkez sol partilerin gerilemesi siyasi dengeleri alt üst ederken, sandıktan nasıl bir koalisyon çıkacağı noktasında belirsizlik sürüyor.69 yaşındaki muhafazakar lider Friedrich Merz'in Almanya'nın yeni başbakanı olması bekleniyor. Merz, AfD ile yakınlaştığı düşüncesi ile bir kısım seçmenin tepkisini çekiyor.

Merz'in lideri olduğu Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) kazanırsa, en azından bir başka partiyle, büyük olasılıkla hükümeti geçen yılın sonlarında çöken Olaf Scholz'un Sosyal Demokratları (SPD) ile ittifak kurması gerekecek.

Merz, en fazla oyu alan ikinci parti olması beklenen aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) ile bir koalisyon kurmayacağını açıkladı, ancak parti ile yakınlaşma hamleleri tepki topladı.Seçimlerde 59 milyon 200 bin seçmen oy kullanacak. Anketler seçim gününden önce seçmenlerin yüzde 20'sinin kararsız olduğunu gösteriyordu.

Sandıklar TSİ 20:00'de kapandı

Anketler 18:00'de (TSİ 20:00) kapandı ve akşam saatlerinde sonuca dair ilk emarelerin gelmesi bekleniyor.

Almanya'nın yeni başbakanını dünya siyasetini etkileyebilecek önemli kararlar bekleyecek. Ayrıca yeni hükümet orduya daha fazla bütçe ayrılması için baskı altında olacak.Almanya Ukrayna'ya en fazla askeri yardım sağlayan ikinci ülke. Bir sonraki hükümet, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'yi "diktatör" olarak nitelendiren ve Rusya'ya karşı oluşturulan Batı bloğunu delen bir ABD başkanıyla karşı karşıya gelecek.

Alman siyasi liderleri ek olarak, AfD'nin başbakan adayı Alice Weidel ile görüşen ve aşırı sağla ittifak yapmama anlayışına son verilmesi çağrısında bulunan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ın tutumu karşısında şaşkınlığa uğradı.Almanya'da aşırı sağ ile ittifak, ülkenin Nazi geçmişinden ötürü bir tabu olarak görülüyor ve "güvenlik duvarı" olarak adlandırılıyor.Merz, geçen ay parlamentoda AfD tarafından desteklendiğinde, bu tabuyu yıkmak ve aşırı sağa göz kırpmakla suçlanmıştı.Sığınmacılar için aile birleşimini sonlandırmayı ve polisin sınır dışı kararlarında yetkilerini artırmayı öngören yasa tasarısıyla puan toplamak isteyen Merz, bu konuda aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden de destek almıştı.Ancak Alman Federal Meclisi'ndeki hararetli tartışmaların ardından yapılan oylamada Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) sunduğu tasarı, 338 evet oyuna karşı, 350 hayır oyuyla reddedildi.

Aşırı sağın alacağı oylar merak konusu

AfD özellikle ülkenin doğusundaki eyaletlerde ilgi görüyor, ancak batıda da hızla büyüyor ve özellikle TikTok aracılığıyla genç Almanlar arasında yayılıyor.

AfD lideri Weidel'in kampanya videosu dört milyon izlendi. Mesajı basit: "AfD'ye oy verin, güvenlik duvarını kırın ve Alman siyasetini değiştirin"Cumartesi günü pek çok şehirdeyse aşırı sağa karşı protestolar düzenlendi.


AfD, AB'yi yeniden yapılandırmayı, olmuyorsa Birlik'ten ayrılmayı, Rusya ile ilişkileri onarmayı, iklim değişikliği önlemlerini iptal etmeyi ve nükleer santraller inşa etmeyi vaadediyor.Mayıs 2024'ten bu yana gerçekleşen beş saldırının ardından sesi göç ve güvenlik konularında daha gür çıkıyor. Saldırılardan üçü Magdeburg, Aschaffenburg ve Münih'te, seçim kampanyaları sırasında gerçekleşti ve hepsinin göçmenler tarafından gerçekleştirildiği iddia ediliyor.Cuma gecesi Berlin'deki Holokost anıtında gerçekleşen bıçaklı saldırı konuyu yeniden manşetlere taşıdı. Saldırıya uğrayan İspanyol turist ağır yaralandı, polis saldırganın Yahudileri öldürmek isteyen Suriyeli bir mülteci olduğunu açıkladı.AfD, suç işlemiş göçmenleri sınır dışı etmek olarak tanımladığı "remigrasyon" (tersine göç) adı verilen tartışmalı bir politikayı hayata geçirmek istiyor. Ancak terim aynı zamanda göçmenlerin toplu sınır dışı edilmesi anlamında da kullanılıyor.

Başbakan nasıl seçiliyor?

Seçimlerde Federal Meclis'teki 630 sandalye için 4 bin 506 aday ve 29 siyasi parti yarışıyor.Seçimden önce siyasi partiler başbakan adaylarını ilan ediyor. Ancak seçmenler, genel seçimlerde aslında doğrudan başbakana oy vemiyor. Seçmenler oylarıyla Federal Meclis'e gidecek milletvekillerini seçiyor.Sandık başına giden her seçmen iki tercih yapacak. Seçim pusulasındaki "birinci oy" ile seçmen doğrudan kendi seçim bölgesindeki bir adaya oyunu verecek. "İkinci oy" ise seçmene istediği bir siyasi partiye oy verme imkanı tanıyor.Başbakanı ise Federal Meclis seçiyor.

Seçimlerden birinci parti çıkan partinin başbakan adayı, koalisyon ortağı ya da ortaklarıyla yürütülen müzakerelerde uzlaşı sağlaması halinde, daha çok törensel bir rolü olan cumhurbaşkanı bu adayı meclise öneriyor.Meclisteki oylamada mutlak çoğunluğun oylarını alması halinde başbakan yemin ederek görevine başlıyor.Ancak bu süreç zaman alabiliyor. Özellikle koalisyon görüşmeleri haftalar hatta aylar sürebiliyor.

Türk adaylar için son durum ne?

Seçimlerde çoğu Sosyal Demokratlar ve Yeşiller'de olmak üzere, Türkiye kökenli adaylar da yarışacak. Seçim bölgelerinde doğrudan seçilebilecekler ve listelerde ilk sıralarda olanların sayısı yaklaşık 50 civarında.Ancak yeni yasayla birlikte milletvekili sayısının azalacak olması, ayrıca SPD, Yeşiller'in oy oranının gerilemesinin de etkisiyle, yalnızca 15 kadar milletvekilinin seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor.Sol Parti ve BSW'nin barajı geçmesi durumunda, Türkiye kökenli vekillerinin sayısında artış bekleniyor.Sağcı popülist AfD'nin listelerinde yer alan az sayıdaki göçmen kökenli arasında, Türkiye kökenli iki isim de dikkat çekiyor. Bunlardan biri kendisini "Hristiyan, bir anne ve gururlu bir Alman" olarak tanımlayan 1981 doğumlu Bilge Leyla, diğeri de 1990 doğumlu Kerim Denis Erdem.

Son yıllarda Alman vatandaşlığına geçen yarım milyon kişi bu seçimlerde ilk kez oy kullanacak. Bunların büyük bir bölümünü de Suriyeliler oluşturuyor.Almanya'daki seçmenlerin yaklaşık yüzde 12'sini göçmen kökenliler oluşturuyor. Göçmen anne ve babanın çoğu olan ya da bizzat kendisi göçmen olan seçmen sayısı 7 milyon 100 bin, bunların yaklaşık 1 milyonu da Türkiye kökenli.

Almanya seçimleri ekonominin geleceği için dönüm noktası olacak

Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan ve Avrupa Birliğinin (AB) gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yaklaşık dörtte birini oluşturan Almanya, siyasi yapısının kıta genelinde ekonomik büyüme, ticaret ve yatırım fırsatları üzerinde önemli etkiye sahip olmasıyla biliniyor.

Almanya'nın 25 yıl aradan sonra bir kez daha "Avrupa'nın hasta adamı" olup olmadığı tartışması geri dönerken, seçimler, Alman ekonomisinin yapısal sorunlarının ağırlığı altında büyümekte ve rekabette zorlandığı bir ortamda yapılacak.

Ülkenin göç ve iltica politikalarıyla ilgili uzun süredir devam eden sorunları seçim kampanyalarında öne çıksa da Alman seçmenler için en ciddi endişenin "ekonomik refah" olması dikkati çekiyor.


Rusya-Ukrayna savaşı 4. yılına girerken, savunma da ABD'nin güvenilmezliğiyle diğer bir ciddi endişe kaynağı olarak görülüyor.

Almanya ekonomisi, geçen yıl Çin ile artan rekabetin ve yapısal sorunların ekonomiyi frenlemesiyle art arda ikinci yıl küçülme kaydederken, ülke 2025'e düşük büyüme beklentileriyle, yapısal sorunlarla ve uluslararası ticaret gerilimleriyle başladı.

Ekonomistler, ülkenin bu yıl da sanayileşmiş ülkeler arasında en zayıf performans gösterenlerden biri olacağını öngörüyor.

Ülkenin bel kemiğini oluşturan sanayi şirketleri, artan enerji fiyatları ve ihracata bağımlı Alman ekonomisinde özel sorun olan dış talepteki düşüşe bağlı sert makroekonomik rüzgarlarla mücadele etmekte zorlanıyor.

Yapısal sorunların da ekonomiyi frenlediği Almanya'da, bir zamanlar oldukça başarılı olan "Ucuz enerji ve ara malı ithal et, bunları işle ve yüksek kaliteye sahip mal olarak 'Made in Germany' algısıyla pahalı biçimde ihraç et" başlıklı iş modeli artık işe yaramıyor.

Kovid-19 salgını, tedarik zinciri kesintileri, Asya'daki rekabet, Rusya-Ukrayna savaşı gibi son dönemde yaşanan çok sayıda kriz, Alman ekonomisinin zayıf yönlerini su yüzüne çıkarırken, ülke, jeopolitik sorunlar, iklim değişikliği, durgun ekonomi ve demografik zorlukların üstesinden gelme konusundaki birtakım sorunlarla karşı karşıya.

Alman ekonomisi, "Çok az yatırım, çok fazla bürokrasi ve aşırı yüksek lokasyon maliyetleriyle" sıkışırken, iç ve dış siyasi çalkantıların ortasında Avrupa'da ve uluslararası alanda geride kalarak zemin kaybediyor.

Tarihsel olarak küreselleşme ve ucuz enerji girdilerine dayanarak ücretlerin ve yaşam standartlarının yükselmesini sağlayan Alman büyüme modeli, yapısal zorluklarla ve jeopolitik risklerle karşı karşıya.

Bu kasvetli durum, ekonomisi diğer büyük ekonomilere göre daha fazla sanayi ve ihracata dayanan ülkenin ekonomik modeli hakkında varoluşsal soruları gündeme getirirken, seçimden sonra kurulacak koalisyon hükümetinin inovasyonu ve rekabet gücünü artırmak için piyasa odaklı reformlar yapmasını ve yatırımları baskılayan "borç frenini" terk etmesini zorunlu kılıyor.

Yapısal sorunlar ve reformlar

Almanya'nın hala "kendi ürettiği bürokrasi, kurallar ve prosedürler altında da ezildiği" belirtiliyor.

"Aşırı bürokrasi, vasıflı iş gücü eksikliği, artan enerji maliyetleri ve demografik değişim" Alman ekonomisinin uzun süredir mücadele ettiği yapısal sorunlar olarak öne çıkarken, piyasa odaklı reformların acilen hayata geçirilmesi önem taşıyor.

Bürokrasinin azaltılması, tüm partiler için önemli konu olmaya devam ediyor.

Sanayisizleşme

Sanayi üretimindeki düşüş ve ihracatın zayıflaması da yeni hükümeti bekleyen kritik riskler arasında. Bir zamanlar küresel büyümenin güç merkezlerinden biri olan Almanya'nın sanayi sektörü artık can çekişiyor.

İhracata bağımlı olan ve ülkenin GSYH'nin neredeyse yüzde 30'unu oluşturan Alman sanayisi, küresel ekonomideki yavaşlamadan, artan Çin rekabetinden ve Rusya-Ukrayna savaşından sonra yüksek enerji fiyatlarından olumsuz etkileniyor.

Özellikle otomotiv sektörü, elektrikli araç pazarındaki durgunluk ve Çin rekabeti nedeniyle krizle karşı karşıya bulunuyor. Tüm bunlar Alman ekonomisinin temel taşı olan sektörü içten yanmalı motorlu araçlardan elektrikli araçlara geçirmeye başlamasını daha da zorlaştırdı. Almanya'nın en önemli ürünü olan otomobilleri üreten otomotiv sektörü, ABD'li ve Çinli rakiplerine karşı zemin kaybediyor.

Enerji maliyetleri

Elektrik ve gaz fiyatları, geleneksel olarak enerji yoğun olan Alman ekonomisi için çok yüksek kalırken, enerji maliyetlerinin düşürülmesi konusu da tüm partilerin sözleri arasında yer alıyor.

Angela Merkel döneminde ekonomi Rusya'dan ucuz enerji ithalatına aşırı bağımlı hale gelirken, 2022'de Rusya-Ukrayna savaşıyla enerji fiyatları yükseldi. Ülkede son nükleer santralin 2023'te kapanması, enerjide mevcut seçenekleri sınırlandırdı.

Artan enerji maliyetleri, özellikle enerji yoğun sektörlerde Alman sanayisinin rekabetçi kalmasını zorlaştırırken, 2017 sonunda sanayi üretiminde başlayan net düşüşü daha da ivmelendirdi.

Seçimden sonra kurulacak hükümetin, yenilenebilir enerji altyapısına yatırım yapmak, enerji maliyetlerini azaltmak gibi seçenekleri değerlendirerek Alman sanayisinin rekabet avantajını yeniden kazandırması gerekiyor. Bu zorlukların, ABD Başkanı Donald Trump'ın potansiyel gümrük vergisi tehditleriyle ortaya çıkan ticari gerilimlerin hedefinde de ele alınması gerekecek.

Donald Trump'ın etkisi

Trump'ın gümrük tarifeleri küresel ticaret savaşı riskini artırırken, Donald Trump'ın eleştirdiği Almanya'nın ABD ile ticaret fazlası geçen yıl 70 milyar avroyla rekor seviyeye ulaştı.

Bu fazlanın yaklaşık dörtte biri otomotiv sektöründen gelirken, dijital ürünler söz konusu olduğunda Almanya, ABD'ye karşı ticaret açığı veriyor.

Trump, Amerikan ekonomisine zarar verdiği gerekçesiyle Almanya'nın ticaret fazlası elde etmesini eleştirerek, ülkeyi Alman otomobillerine ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etmişti.

Söz konusu ticaret fazlasının Başkan Trump'ın gümrük vergisi tehdidini uygulamaya koyması halinde riske girebileceği hesaplanıyor.

Analistler, Trump'ın AB ithalatına gümrük vergileri yoluyla daha fazla korumacı politika uygulamasının ihracata dayalı Alman ekonomisi için iyiye işaret olmadığını belirtiyor.

ABD ve Avrupa arasında kısasa kısas ticaret savaşında ise Almanya'nın sanayisinin daha zor durumda kalacağı öngörülüyor.

Trump'ın, ülkesinin Alman sanayisi için önemli satış pazarı olarak işlev görmeye devam etmesine izin vermeyeceğini vurgulayan analistler, ABD Başkanı'nın, Almanya'dan, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve askeri ekipman gibi Amerikan mallarını daha fazla ithal etmesini talep edeceğini öngörüyor.

Borç freni

Küresel finansal krizin ardından 2009'da yürürlüğe giren ve bütçe açığını ülkenin GSYH'nin yüzde 0,35'i ile kontrol ederek hükümetin borçlanmasını sınırlayan bir mali kural olan Almanya'nın "borç freni" de tartışmaya sebep oluyor.

Borç freninin muhafaza edilmesi ya da gevşetilmesi konusundaki görüşler potansiyel koalisyon partileri arasında farklılık gösterirken, analistler, Alman ekonomisini canlandırmak ve daha yüksek savunma harcamalarının finansmanı için anayasal el freninin gevşetilmesinin uzun sürmeyebileceğini tahmin ediyor.

Çin etkisi

Almanya'nın diğer büyük Avrupa ekonomilerine kıyasla Çin'e daha fazla bağımlı olması dikkati çekiyor.

Çin'in 2001'de Dünya Ticaret Örgütüne (WTO) katılmasıyla hızlanan ekonomik büyümesi, "Made in Germany" sanayi mallarına büyük talep getirirken, Almanya emeğin yoğun olduğu Çin ekonomisinde dış kaynak kullanımından büyük fayda sağladı.

Almanya'nın Çin'e bağımlılığı; dış ticaret, tedarik zincirleri veya "büyük pazar" konusunda dikkati çekerken, Çin'in Almanya'dan satın aldığı malları giderek daha fazla üretebilmesi Alman ekonomisinin büyümesini zorlaştırıyor. Çin'in kalite basamaklarını ve teknoloji basamaklarını hızlıca tırmanması, bu ülkeyi Almanya için zorlu rakip haline getiriyor.

Alman sanayisinde kullanılan ara ürünlerin çoğunluğu Çin'den gelirken, bu ülkenin Alman ekonomisi için önemini vurgulayan Alman iş dünyası da "Çin olmadan yapamayacakları" uyarısında bulunuyor.

 

"Avrupa'nın hasta adamı" olup olmadığı tartışması sona erecek mi?

1990'da iki Almanya'nın yeniden birleşmesi ekonomi için yüksek maliyetler getirirken, 10 yıl boyunca ihracat talebinin yavaşlaması çift haneli işsizlik oranlarına katkıda bulundu ve 1990'ların sonunda Almanya "Avrupa'nın hasta adamı" olarak nitelendirilmeye başlandı.

Almanya'nın 25 yıl sonra bir kez daha "Avrupa'nın hasta adamı" olup olmadığı tartışması geri dönerken, "Almanya toparlanamaz ve Avrupa'nın hasta adamı haline gelirse bunun Avrupa için sonuçları ne olur?" sorusu tartışılmaya başlandı.

Rekor düzeyde yüksek istihdamı, istikrarlı ticaret fazlasını ve sağlam kamu maliyesini Almanya'nın hala birçok güçlü yanları olarak gösteren ekonomistler, pazar günkü seçimlerin ardından "Avrupa'nın hasta adamı" olup olmadığı tartışmasını sona erdirmek için gereken reformları hayata geçirmenin yeni hükümetin görevi olacağını belirtiyor.



Cenazelerin stadyuma girişinden kısa bir süre sonra İsrail'e ait 4 savaş uçağı törenin yapıldığı bölge üzerinden uçuş yaptı. Cenazeye katılanlar "İsrail'e ölüm" sloganıyla tepki gösterdi.

İsrail ordusu 27 Eylül'den Lübnan ile 27 Kasım'da yapılan ateşkes anlaşmasına kadar, Dahiye'ye şiddetli saldırılar düzenlemişti.


Hizbullah Genel Sekreteri Nasrallah, 27 Eylül'de yine Dahiye bölgesinde İsrail ordusunun düzenlediği şiddetli bombardımanla hedef alınmıştı.

Nasrallah'ın kuzeni ve halefi olarak bilinen Haşim Safiyyuddin ise 3 Ekim'deki İsrail saldırısına hedef olmuştu.



The Korea Herald'ın haberine göre, Güney Kore'de okul çağındaki nüfusun azalmasının etkileri sürüyor. Eğitim Bakanlığının açıklamasında, eğitime devam edilmesi için yeterli öğrencinin bulunmaması nedeniyle farklı bölgelerde yer alan 49 okulun kapatılacağı belirtildi.

Aralarında ilkokul, ortaokul ve liselerin de bulunduğu söz konusu okulların büyük çoğunluğunun ise kırsal kesimde yer aldığı ifade edildi.

Ülkede 2023'te kapatılan okul sayısı 22 iken, bu sayı 2024'te 33 olarak kaydedilmişti.

Güney Kore, 2017'de 65 yaş ve üzeri kişiler, nüfusun yüzde 14'ünü oluşturduğu için "yaşlı toplum" kategorisine girmişti.

2023'te 0,72 ile en düşük doğum oranına sahip ülkeler arasında yer alan Güney Kore'de, sosyoekonomik nedenlerle doğum oranları geriliyor.


Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: Barış için gerekirse görevden ayrılabilirim

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, barış için gerekirse görevden ayrılabileceğini ancak ABD'ye Başkan Donald Trump'ın savunduğu miktarda bir borçları bulunmadığını söyledi


Zelenskiy, düzenlediği basın toplantısında, ABD ve NATO'ya ilişkin açıklamalarda bulundu. Ukrayna'da barışın sağlanması için devlet başkanlığı görevinden ayrılmaya hazır olduğunu belirten Zelenskiy, eğer böyle bir imkan varsa "NATO üyeliği" karşılığında istifa edebileceği mesajını verdi.

Zelenskiy, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin barış görüşmelerine Ukrayna'nın yanı sıra, ABD, Rusya ve Avrupa ülkelerinin katılması gerektiğini söyledi.

Kiev'de yarın bir zirve düzenleneceğini aktaran Zelenskiy, 13 ortağın Kiev'e geleceğini, 24'ünün ise görüşmeye çevrim içi olarak katılacağını ifade etti.

ABD yardımı

ABD'ye Başkan Donald Trump'ın savunduğu miktarda borçları bulunmadığını vurgulayan Zelenskiy, Ukrayna'nın ABD'den 350 milyar dolar değil 100 milyar dolar yardım aldığını belirtti.

Zelenskiy, "(Eski ABD Başkanı Joe) Biden'ın bu (ABD yardımının) bir hibe olduğu konusundaki görüşüne katılıyorum. Hibe bir borç değildir. Ortaklarımıza saygımız sonsuz ama biz 500 milyar dolarlık borcu kabul etmiyoruz." diye konuştu.

Barış görüşmeleri

Hem ABD hem de Ukrayna ve halkı için kazançlı bir anlaşma imzalanması gerektiğini söyleyen Zelenskiy, güvenlik garantilerinin sadece ABD'nin sözleriyle değil, anlaşmada açıkça yer alması gerektiğinin altını çizdi.

Zelenskiy, "Trump sonsuza kadar kalmayacak ve uzun yıllar boyunca barışa ihtiyacımız var." dedi.


İngiltere Dışişleri Bakanı Lammy: Rusya'ya karşı en büyük yaptırım paketini açıklayacağız

İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, Rusya'ya karşı en büyük yaptırım paketini açıklayacaklarını belirterek, bunun, Rusya'nın askeri kabiliyetini azaltacağını duyurdu


Lammy, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın dördüncü yılına girmesi dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, İngiltere'nin Ukrayna'ya her alanda sarsılmaz destek verdiğini belirtti.

Rusya'nın emperyalist hedeflerle Avrupa güvenliğini tehdit ettiğini savunan Lammy, "Ukrayna, İngiltere ve Avrupa tarihinin kritik bir dönemindeyiz. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in işgalinin yankıları cephe hattının ötesinden bile duyuldu. İngiliz ailelerini sarsan artan enerji fiyatları da buna dahildir. İngiltere'ye, kurumlarımıza ve yaşam şeklimize yönelik tehditler ise bunun çok daha ötesinde. Güvenliğimizi asla hafife alamayız" değerlendirmesini yaptı.

Lammy, Avrupa'nın Ukrayna'ya destekleri ikiye katlaması gerektiğini de vurgulayarak, ülkesinin yıllık 3 milyar sterlin askeri yardım sözünün arkasında olduklarını kaydetti.

Ukrayna'da barışın korunması için İngiliz birliklerini gönderme sözünde de kararlı olduklarının altını çizen Lammy, "Savaş alanı dışında, sürdürülebilir ve adil barış için ABD ve Avrupalı ortaklarımızla çalışacak, bunu yaparken Ukrayna olmadan Ukrayna hakkında hiçbir şeyin yapılamayacağı konusundaki açıklığımızı koruyacağız" ifadelerini kullandı.

Bakan Lammy, Rusya'ya baskıyı sürdüreceklerini belirterek, "Savaşın ilk günlerinden bu yana Rusya'ya karşı en büyük yaptırım paketini açıklayacağız. Bu, onların savaş makinesini aşındıracak, Ukrayna'daki yıkım ateşini körükleyen gelirlerini azaltacaktır" açıklamasını yaptı.


İngiliz yetkililer Starmer'ın Trump'a İngiltere'nin Ukrayna'ya ek askeri yardım yapmayı düşündüğünü ve kendi savunma harcamalarını artırmayı planladığını söyleyeceğini belirtti. Darroch, Starmer'ın İngiltere'nin askeri harcamalarını belirli bir tarihe kadar ekonomik çıktının %2.5'ine çıkarma sözü vermesi gerektiğini söyledi. (Starmer bu eşiğe ulaşma sözü verdi ancak bir son tarih belirlemedi).


Bazı uzmanlar liderlerin Trump'ın diğer önceliklerine, özellikle de Amerika'nın Çin ile rekabetine hitap etmeleri gerektiğini savunuyor. Onlara göre Putin'e çok fazla taviz vermek Çin'i Tayvan'a karşı planlarında cesaretlendirebilir. Bu aynı zamanda Çin'i ABD'ye karşı bir koalisyonda Rusya ile yakınlaşmaya teşvik edecektir.


İran'da elektrik krizi büyüyor: Okullar ve kamu kurumları tatil edildi

İran'ın bir çok eyaletinde soğuk hava ve enerji tasarrufu amacıyla okullar ve devlet kurumları pazartesi günü tatil edildi


Brüksel'de aynı bölgede bu ay içinde 5. kez silahlı saldırı düzenlendi

Belçika'nın başkenti Brüksel'de bu ay içinde 5. kez aynı bölgede silahlı saldırı düzenlendi


Yeni Papa için gizli görüşmeler başladı

Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis'in sağlık durumunun kritik olduğu açıklandıktan sonra Papa'nın yerine geçecek ismi belirlemek için gizli görüşmelerin başladığı bildirildi




IKBY, Bağdat ile petrol ihracatında anlaşmaya vardı

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), petrol ihracatının yeniden başlatılması konusunda Irak ile anlaşma sağlandığını açıkladı


IKBY hükümetinden, petrol ihracatının yeniden başlatılması konusunda yazılı açıklama yapıldı. Buna göre, IKBY Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Irak Petrol Bakanlığı, IKBY’de üretilen petrolün ihracatının yeniden başlatılması konusunda anlaşma sağladı. Ayrıca, taraflar petrol boru hattının incelenmesi amacıyla ortak teknik ekip kurdu.

Irak Petrol Bakanlığı dün, IKBY’de üretilen petrolün Ceyhan Limanı üzerinden ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik prosedürlerin tamamlandığını duyurmuştu.

2023 yılında durdurulmuştu

Paris merkezli Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin Türkiye ile Irak arasındaki petrol ihracatı konusunda verdiği karar sonrası 25 Mart 2023'te Irak'tan Ceyhan Limanı'na petrol akışı durmuştu.

Türkiye'ye petrol ihracatının durmasının Irak'a 23 milyar dolardan daha fazla ekonomik zarara neden olduğu tahmin ediliyor.


Elon Musk'ın Kanada vatandaşlığının iptali için imza kampanyası başlatıldı

Kanada'da "ülkenin ulusal çıkarlarına aykırı faaliyetlerde bulunduğu" gerekçesiyle ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Elon Musk'ın vatandaşlığının iptali için imza kampanyası başlatıldı


Trump-Musk ikilisinden 'medya' paylaşımları: MSNBC, Reuters ve AP hedef tahtasında

ABD Başkanı Donald Trump ile yakın müttefiki ve danışmanı Elon Musk, bazı medya kuruluşlarını hedef aldı. İki ismin paylaşımlarında MSNBC, Reuters ve Associated Press (AP) taraflı ve yalan haber yapmakla suçlandı


ABD ile Ukrayna arasında bu kez 'karar tasarısı' krizi: Taraflar içerikte uzlaşamadı, Washington alternatif metin hazırlıyor

WSJ, Rusya-Ukrayna savaşının 3. yıl dönümünde Kiev yönetiminin BM'ye sunmaya hazırlandığı ve Rusya'yı savaşın tek suçlusu olarak gösteren karar tasarısına ABD'nin karşı çıktığını ve Washington yönetiminin alternatif bir metin üzerinde çalıştığını yazdı


'Papa'nın sağlık durumu kritik' açıklaması

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus'un sağlık durumunun kritik olduğu belirtilerek, bu sabah astım krizi geçirdiği, dolayısıyla oksijen desteği aldığı ayrıca trombosit düşüklüğü sebebiyle kan nakli yapıldığı bildirildi



■ REHİNELER/ATEŞKES: Başbakan Netanyahu'nun ofisi, İsrail'in Cumartesi günü serbest bırakılacak Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını " Hamas'ın tekrarlanan ihlalleri - rehinelerimizi onursuzlaştıran aşağılayıcı törenler de dahil - nedeniyle erteleyeceğini" duyurdu. Açıklamada, tutukluların bir sonraki rehine serbest bırakma turunun garanti altına alınması ve " aşağılayıcı törenler olmadan " gerçekleştirilmesinin ardından serbest bırakılacağı da belirtildi.


  • Hamas, tutukluların serbest bırakılmasının ertelenmesi kararının anlaşmanın " açık bir ihlali " olduğunu söyledi ve arabulucuları derhal harekete geçmeye çağırdı. Hamas sözcüsü Abdul Latif el-Kanu, Pazar günü Katarlı El Arabi kanalına yaptığı açıklamada, arabulucularla yapılan görüşmelerin " [Filistinli] tutukluların serbest bırakılması için olumlu işaretler " gösterdiğini söyledi. El-Kanu'ya göre Hamas, arabuluculara İsrail ile anlaşmanın 2. Aşaması için müzakerelere başlamaya hazır olduğunu söyledi.



  • Yaklaşık 600 tutuklu şu anda Ofer ve Ktzi'ot hapishanelerinde serbest bırakılmayı bekliyor. İsrail Hapishane Hizmetleri kaynağına göre, Ktzi'ot'tan 470 tutuklu Gazze'ye, 97 tutuklu ise Mısır üzerinden yurtdışına sınır dışı edilecek. Ofer Hapishanesi'nden otuz sekiz tutuklu Batı Şeria'ya, beş tutuklu ise Doğu Kudüs'e sınır dışı edilecek.



  • Hamas , Cumartesi gecesi rehineler Guy Gilboa-Dalal ve Evyatar David'in, etkinliğin karşısındaki bir arabanın penceresinden İsrailli rehineler Omer Shem Tov, Eliya Cohen ve Omer Wenkert'in serbest bırakılma 'törenini' izlediğini gösteren bir video yayınladı . Videoda ikili, Netanyahu'dan onları eve getirmesini isteyerek " Yalvarıyoruz, lütfen, tek istediğimiz bu, bizi kurtarın ." dedi.



  • Rehine Evyatar'ın annesi Dalia David, ailenin "tüm dünyanın bunu görmesi gerektiğine karar verdiğini çünkü 'yaşayan rehine yok' diyen sesler olduğunu" söyledi. Birçok aile esaretten tanıklık aldı ve çocukları hayatta. Yani hayat olmadığını iddia eden herkes için - hayat var. Ve onları kurtarmalıyız ."



  • ABD Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff, CNN'e ABD'nin ateşkes anlaşmasının 2. Aşamasının " ilerlemesini " beklediğini söyledi ve " 1. Aşama için bir uzatma almamız gerektiğini " ve bu hafta sonu bölgeye gelip bu konuda görüşmelerde bulunacağını ekledi. Witkoff, kendisinin, Netanyahu'nun ve şu anda rehinelerin serbest bırakılması müzakere ekibine liderlik eden Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer'in "insanları eve getirmeye odaklandıklarını" söyledi.



  • Witkoff, 2. Aşama tamamlandıktan sonra Hamas'ın Gazze'nin yönetimine dahil olamayacağını vurgulayarak, " Hamas gitmeli, fiziksel olarak gitmeli. " dedi. Gazze'nin " muhtemelen en az 15 yıl boyunca güvenli bir ortam olmayacağını... insanların şu anda orada yaşamaya layık olmadığını" söyledi.

"Hamas'ın ihlalleri ve otobüslere yönelik terör saldırılarına geri dönme yönündeki iddialı girişim, Netanyahu'ya anlaşmanın uygulanmasını durdurması için kolay bir gerekçe sağlayacak, eğer isterse. Bu arada, IDF Gazze'yi tekrar işgal etme olasılığına hazırlanıyor ve bir sonraki genelkurmay başkanı Eyal Zamir (10 gün içinde göreve başlayacak) özellikle saldırı odaklı olarak tanımlanan bir plan oluşturuyor. Netanyahu'nun, İsrail'in anlaşmanın bir parçası olarak taahhüt ettiği tutukluların serbest bırakılmasını erteleyerek yeni krizi daha da kötüleştirmeyi düşündüğü izleniminden kurtulmak zor " – Amos Harel



■ LÜBNAN: On binlerce kişi, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney semtlerinden birinde İsrail hava saldırısında öldürülen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın cenazesine katılmak üzere pazar sabahı Beyrut'ta toplandı. Nasrallah, yaklaşık beş ay önce Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyindeki bir semtte İsrail hava saldırısında öldürülmüştü.


  • Cenaze töreni sırasında İsrail hava kuvvetleri jetleri Beyrut'un üzerinde uçtu ve IDF, Nasrallah'ın öldürüldüğü Eylül 2024 operasyonuna ait görüntüleri paylaştı. Savunma Bakanı Katz, savaş uçaklarının " açık bir mesaj iletmek için" tasarlandığını söyledi: " İsrail'i tehdit eden ve saldıranlar aynı kaderi paylaşacak."



  • Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Nasrallah'ın cenaze töreni öncesi İran heyetiyle yaptığı görüşmede, " Başkalarının savaşlarından bıktık. Lübnan, Filistin davası için ağır bir bedel ödedi ve iki devletli çözümü destekliyor ." dedi.



  • Suudi haber kanalı Al Hadath ve Lübnan'daki haberlere göre, IDF'nin kamyonu Pazar günü güney ve doğu Lübnan'da birkaç kez vuruldu . IDF daha sonra güney Lübnan'daki Hizbullah roketatarlarına ve askeri tesislerine saldırdığını doğruladı.

■ BATI ŞERİA: İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, Batı Şeria'daki Cenin, Tulkarim ve Nur el-Şams mülteci kamplarından 40.000 Filistinlinin "tahliye edildiğini" ve IDF'ye önümüzdeki yıl orada kalmaya hazırlanmaları ve sakinlerin geri dönmesine izin vermemeleri talimatını verdiğini duyurdu.


  • IDF, Batı Şeria'daki operasyonunun genişletilmesinin bir parçası olarak bir tank müfrezesinin Cenin'de faaliyete geçeceğini söyledi. Bu , 2002'den beri ilk kez İsrail tanklarının şehre konuşlandırılması anlamına geliyor. IDF, bunun mülteci kampında "caydırma ve savunma amaçlı" faaliyet gösteren üç tankı içereceğini ve "saldırı amaçlı" olmadıklarını vurguladı.



  • İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Cumartesi günü Batı Şeria'da 26 aranan kişiyi tutukladığını ve üç silaha el koyduğunu bildirdi.

"Anaokulundan en yakın arkadaşı Ariel Bibas olan beş yaşındaki Yoav Avital'in annesi Yamit: 'Hepimiz gözyaşlarına boğulduğumuzda hissettiği acıyı içinde tutamadı. Yemekhanede bana baktı ve hıçkırarak bağırdı, 'O ölmedi, anne. Yaşıyor! Odasında ve sen sadece [otel odası] numarasını bilmiyorsun.' Ne diyeceğimi bilemedim, sadece ona sarıldım ve ağladım... [Cesedinin teşhis edildiği] haberi geldiğinde, sorular başladı: Neden ve nasıl öldü? Neden onları öldürsünler? Hiçbir şey yapmadılar,' dedi anne " – Nir Hasson



■ İSRAİL: Bibas ailesi , Shiri, Ariel ve Kfir'in cenazelerinin Çarşamba günü düzenleneceğini ve cenaze alayının güzergahının "sevdiklerine son yolculuklarında eşlik etmek isteyen herkese" izin vermek için duyurulacağını söyledi.


  • İsrail Yüksek Adalet Divanı, hükümetin 7 Ekim katliamıyla ilgili soruşturma komisyonu kurulması konusundaki tutumunu güncellemesi gereken son tarihi 11 Mayıs'a uzattı. Aralık ayında Netanyahu, Başsavcı Gali Baharav-Miara'nın tutumuna aykırı olarak tartışmayı üç ay ertelemeye karar verdi.

■ SURİYE: Askeri mezuniyet töreninde konuşan Netanyahu, "yeni" Suriye ordusunun İsrail sınırlarından ve Şam'ın güneyindeki bölgeden uzak durması gerektiğini söyledi ve güney Suriye'deki Dürzi topluluğuna yönelik tehditler konusunda uyardı. IDF güçlerinin topluluklarımızı korumak ve herhangi bir tehdidi engellemek için "sınırsız bir süre " Hermon Dağı bölgesinde ve tampon bölgede kalacağını ekledi.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
1710

1️⃣ COGAT ve Gazze Sonrası Plan İsrail’in COGAT birimi (Coordination of Government Activities in the Territories) Gazze sonrası “askeri-sivil geçiş modeli” kuruyor. • COGAT artık sadece “işgal koordin

 
 
 
410

Avrupa’nın aşırı sağcı partileri ekonomide solcu oldu Çünkü daha küçük devlet çağrısı, oylarının büyük bölümünü aldıkları işçi sınıfında...

 
 
 
4010

Trump, Hamas'ın Gazze Ateşkes Teklifine Yanıt Vermesi İçin Pazar Günü Son Tarihi Belirledi Anlaşma sağlanamazsa Trump, 'Daha önce hiç...

 
 
 

Yorumlar


©2023 copyright by MD all rights reserved

bottom of page