10 nisan
- mutlunecmettin
- 11 Nis 2025
- 22 dakikada okunur
Husilerden İHA saldırısı: Kızıldeniz'deki ABD savaş gemileri hedef alındı
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, Tel Aviv'de bir askeri hedef ile Kızıldeniz’in kuzeyinde USS Truman uçak gemisi başta olmak üzere ABD’ye ait savaş gemilerinin çok sayıda İHA ile hedef alındığını açıkladı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Yemen’deki İran destekli Husiler, İsrail’in Tel Aviv kentinde bir askeri hedefi ve Kızıldeniz’de ABD savaş gemilerini vurduklarını açıkladı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada, "İşgal altındaki Filistin'in Yafa bölgesinde (Tel Aviv) İsrail'e ait bir askeri hedefi 'Yafa tipi' insansız hava aracıyla vurduklarını" belirtti.
Husi liderden ABD'ye 'daha ağır ve rahatsız edici' misilleme tehdidi
Seri ayrıca, Kızıldeniz’in kuzeyinde USS Truman uçak gemisi başta olmak üzere ABD’ye ait savaş gemilerinin çok sayıda İHA ile hedef alındığını ifade etti. Açıklamada, "Gazze’de soykırıma uğrayan Filistin halkına destek ve Yemen’e yönelik Amerikan saldırganlığına karşılık olarak operasyonların süreceği" vurgulandı.
Seri daha önceki açıklamasında, ABD'nin dün Yemen'e düzenlediği saldırılarda çok sayıda ölen ve yaralanan olduğunu ve sivil yerleşim yerlerinin zarar gördüğünü ifade etmişti. Seri, sabah saatlerinde ABD'ye ait MQ-9 tipi insansız hava aracını (İHA) düşürdüklerini, bunun son 10 günde düşürülen üçüncü MQ-9 olduğunu belirtmişti. Husilerin Askeri Sözcüsü Seri, saldırıların başlangıcından bu yana düşürdükleri MQ-9 İHA sayısının 18'e yükseldiğini söylemişti.
Yemen'e hava saldırıları
Yemen'de İran'ın desteklediği Husiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023'ten bu yana Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırıyor.
Husiler, 7 Mart'ta yaptıkları açıklamada, İsrail'e Gazze'ye yardımların girişine izin vermesi için 4 gün süre tanıdıklarını, aksi takdirde İsrail'e karşı deniz operasyonlarını yeniden başlatacaklarını duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump ise Truth Social platformundan 15 Mart'ta yaptığı paylaşımda, orduya Yemen'deki Husilere karşı "büyük bir saldırı" başlatma talimatı verdiğini açıklamıştı. Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi de ABD'ye ait uçak ve savaş gemilerinin Husilerin hedefi olacağını belirterek, saldırılarını sürdürdüğü sürece deniz seferlerindeki engellemelerin Washington'ı da kapsayacağını söylemişti.
Kaynak: AA
Almanya'nın göç politikasında 'yeni rota': Tedbirler sıkılaştırılıyor
Almanya'da yeni hükümetinin başbakanı olması beklenen Merz "Düzensiz göçe büyük ölçüde son vereceğiz. Sınırlarda kontroller olacak ve iltica başvuruları reddedilecek. Gönüllü kabul programlarına son vereceğiz, aile birleşimini askıya alacağız ve güvenli ülke sayısını önemli ölçüde arttıracağız" dedi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Almanya'da koalisyon hükümetini kurulması konusunda anlaşan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ile Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) üzerinde mutabakat sağladığı koalisyon protokolü tanıtıldı. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkanı Friedrich Merz, Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Markus Söder ile SPD’nin eş başkanları Lars Klingbeil ve Saskia Esken, koalisyon protokolünü tanıtmak için Federal Meclis'te basın toplantısı düzenledi.
Almanya'da CDU/CSU ile SPD koalisyon hükümeti kurmak için anlaştı
Yeni hükümetin başbakanı olması beklenen Merz, burada yaptığı konuşmada, koalisyon anlaşmasının Almanya için güçlü bir işaret olduğunu belirterek, "Önümüzde yapılacak çok iş var, ancak ülkemizi birlikte yeniden ileriye taşımamızı sağlayacak güçlü bir planımız var" dedi. Merz, göç politikasında yeni bir rota belirleyeceklerinin altını çizerek, "Göçü daha iyi organize edip yöneteceğiz ve düzensiz göçe büyük ölçüde son vereceğiz. Ulusal sınırlarda kontroller olacak ve iltica başvuruları reddedilecek. Gönüllü kabul programlarına son vereceğiz, aile birleşimini askıya alacağız ve 'güvenli ülke' sayısını önemli ölçüde arttıracağız" ifadelerini kullandı.
Daha önceki hükümetin kabul ettiği Vatandaşlık Yasası'nda değişikler yapacaklarını kaydeden Merz, Almanya'da üç yıl kalan ve iyi entegre olanlara verilen vatandaşlığın artık gerçekleşmeyeceğini bunu hak edebilmek için en az 5 yıl ikamet şartı olacağını belirtti.
"Bu dönemden güçlenerek çıkma potansiyeline sahibiz"
SPD Eş Genel Başkanı Klingbeil ise Almanya ve Avrupa’nın dünyanın yeniden şekillendirilmesinde nasıl bir rol oynayacağına karar verileceğini belirterek, bunun müzakereler boyunca ana konu olduğunu belirtti.
Klingbeil, koalisyon sözleşmesini müzakere edenlerin Almanya için sorumluluk taşıdığını belirterek, "Bunun (sözleşmenin) ülkemizi birlikte ileriye götürmemizle ilgili olduğunun bilincindeyiz. Harika bir ülkede yaşıyoruz ve bu dönemden güçlenerek çıkma potansiyeline sahibiz" ifadesini kullandı.
Koalisyon sözleşmesinde Almanya'nın göç ülkesi olduğunu ifade ettiklerini belirten Klingbeil, "Göçmen kökenlilerin haklarını koruyacağız. Burada yaşayan, çalışan, uyum sağlayan herkes buraya aittir ve Alman vatandaşlığını da alabilmelidir." şeklinde konuştu. Klingbeil, düzensiz göçle mücadele edileceğini kaydederek, "Düzensiz göçle mücadele de dahil olmak üzere göçü net kurallarla ve tutarlı eylemlerimizle düzenliyoruz ve yönetiyoruz. Ancak temel sığınma hakkının dokunulmaz olduğu her zaman açıktır" değerlendirmesinde bulundu.
Koalisyon protokolü onaya sunulacak
SPD, tarafların üzerinde anlaştığı koalisyon protokolünü üyelerinin oylamasına sunacak. CDU ise koalisyon protokolünü, düzenleyeceği "küçük kurultayda" delegelere oylatacak. Almanya'da 7 Mayıs'ta Federal Meclis'te başbakanın seçilmesi ve daha sonra bakanların yemin etmesi bekleniyor.
Almanya göçmen
Fransa’da Le Pen'in yolsuzluk davasında hakimi tehdit eden kişiye ertelenmiş hapis cezası verildi
Fransa’da siyasetçi Marine Le Pen’in yolsuzluktan suçlu bulunduğu davada karar veren yargıçlardan birini tehdit eden kişi için 8 ay ertelenmiş hapis cezası verildi
ABD 75 ülkenin yeni vergi oranlarını 90 gün erteledi, Çin'e yönelik vergileri %125'e yükseltti
ABD Başkanı Donald Trump Çin’e yönelik vergileri yine yükseltti. Gümrük vergisi derhal geçerli olmak üzere %125 oldu. Trump ayrıca, misilleme kararı almayan 75 ülkenin yeni vergi oranlarının 90 gün ertelendiğini duyurdu. Trump insanların korkmaya başlamasından dolayı bu kararı verdiğini söyledi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni gümrük vergisi bugün itibarıyla yürürlüğe girerken, Çin Maliye Bakanlığı, yeni bir misilleme kararına daha imza atarak ABD mallarına ek tarife uygulanacağını duyurmuştu. Bakanlığın açıklamasında, ABD mallarına uygulanacak ek tarifenin oranı yüzde 84 olarak açıklandı. Çin'den daha önce yapılan açıklamada, bu oran yüzde 34 olarak belirtilmişti. Bakanlık, ABD mallarına yönelik ek tarifenin 10 Nisan itibarıyla yürürlüğe gireceğini bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump ise Çin’e yönelik vergileri akşam saatlerinde yaptığı açıklamayla yine yükseltti. Trump, Çin'e yönelik gümrük vergisinin derhal geçerli olmak üzere yüzde 125 olduğunu duyurdu.
Trump paylaşımında şu sözlere yer verdi:
"Çin'in küresel piyasalara gösterdiği saygısızlığa dayanarak, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Çin'e uygulanan gümrük vergisini derhal geçerli olmak üzere %125'e yükseltiyorum. Bir noktada, umarım yakın gelecekte, Çin, ABD'yi ve diğer ülkeleri kazıklama günlerinin artık sürdürülebilir veya kabul edilebilir olmadığını anlayacaktır.
Yeni gümrük vergilerine 90 gün ara
Öte yandan, ticaret, ticaret engelleri, gümrük tarifeleri, para birimi manipülasyonu ve parasal olmayan tarifeler gibi konularla ilgili çözüm arayışı doğrultusunda, Ticaret Bakanlığı, Hazine Bakanlığı ve ABD Ticaret Temsilciliği dahil olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri temsilcileriyle müzakere yapmak için 75’ten fazla ülke bizimle temasa geçmiş bulunuyor.
ABD Hazine Bakanı Bessent: Tarifelere misilleme yapmayanlar ödüllendirildi
Bu ülkelerin hiçbirinin, güçlü tavsiyeme uyarak, Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı hiçbir şekilde misilleme yapmamış olması nedeniyle, 90 günlük bir ARA verilmesini ve bu süre boyunca önemli ölçüde düşürülmüş karşılıklı bir gümrük vergisi — %10 — derhal geçerli olacak şekilde onayladım"
ABD Başkanı Trump, bu yazılı açıklamasının ardından Beyaz Saray'ın bahçesinde düzenlenen bir etkinlikte, tüm dünyanın gündemini belirleyen gümrük tarifelerine ilişkin yeni değerlendirmelerde bulundu.
Trump, kendileriyle anlaşmak isteyen herkese kapılarının açık olduğunu ve adil olmak kaydıyla herkesle gümrük ve ticaret anlaşması yapabileceklerini, ancak Çin gibi misilleme yapan ülkelerin yanlış yaptığını söyledi.
ABD Başkanı, "Çin Devlet Başkanı Şi gururlu bir adam. Onu çok iyi tanıyorum. Bir anlaşma yapmak istiyorlar ancak bunu nasıl yapacaklarını tam olarak bilmiyorlar, ancak bunu çözme sürecinde anlayacaklar." dedi.
Çin'in mevcut küresel ticaret sistemini tarihte en fazla suistimal eden ülke olduğunu savunan Trump, "Birileri benim yaptığımı yapmak zorundaydı. Onları durdurmak zorundaydılar çünkü bu sürdürülebilir değildi" diye konuştu.
Trump, Çin de dahil birçok ülkenin ABD ile gümrük anlaşması yapmak istediğini belirterek, "Henüz hiçbir şey bitmiş değil, Çin de dahil olmak üzere birçok ülkeden muazzam bir talep var. Çin de anlaşma yapmak istiyor. Gümrük konusunda AB ile de bir anlaşma yapabiliriz, adil olduğu sürece herkesle anlaşma yapabiliriz" ifadesini kullandı.
ABD'ye misilleme yapmayan ülkelere 90 günlük duraklama getirdiklerini söyleyen Trump, "Bize misilleme yapmayan ülkelere 90 günlük duraklama getirdik. Buraya gelip gümrük müzakereleri yapmak isteyen birçok ülke var" dedi.
"İnsanlar biraz heyecanlanmış ve korkmuşlardı"
Trump, neden 75 kadar ülkeye gümrük vergisi uygulamasının 90 gün askıya alındığıyla ilgili soruya, "İnsanlar biraz çizginin dışına çıkıyordu, biraz heyecanlanmış ve korkmuşlardı çünkü yapmamız gereken büyük bir iş var." karşılığını verdi.
Bununla beraber Çin'in uluslararası ticaret düzeninde yaptıklarına artık göz yumamayacaklarını ve bu yüzden bu adımı attıklarını dile getiren Trump, adil olması kaydıyla Çin dahil herkesle anlaşma yapmaya hazır olduklarını yineledi.
Trump 90 gün ara verdi, piyasalar coştu
ABD hisse senetleri, Trump'ın bazı ülkeler için 90 günlük bir tarife duraklamasına izin verdiğini açıklamasının ardından keskin bir sıçrama yaptı.
Dow Jones, neredeyse 3.000 puanlık bir sıçrama yaparak bir gün içindeki en yüksek değerine ulaştı.Nasdaq ve S&P 500 de rekor düzeyde bir günlük en büyük puan kazançlarını elde etti. Nasdaq son 24 yılın, S&P 500'ün son 16 yılın en iyi gününü yaşadı.Ön verilere göre Dow 2,962.86 puan ya da %7.9 artışla 40,608.45 seviyesinden kapandı. Bu, 24 Mart 2020'de görülen 2.112,98 puanlık kazancı aştı.S&P 500 474,13 puan ya da %9,5 artışla 5.456,90 seviyesine yükselerek dört seanslık kayıp serisini sonlandırdı. Bu, 28 Ekim 2008'den bu yana en büyük yüzde kazancı oldu.Nasdaq 1,857.06 puan ya da %12 artışla 17,124.97 seviyesine yükseldi. Bu, 3 Ocak 2001'den bu yana en büyük yüzde kazancı oldu.
Apple ve teknoloji devlerinin hisseleri fırladı
Trump'ın gümrük vergilerine 90 günlük ara verme kararı teknoloji devlerinin hisselerinde sert yükselişe yol açtı. Çin'den yapılan ithalata uygulanan gümrük vergisinin artmasına rağmen Apple hisseleri %15 oranında yükseldi.
Nvidia %18 yükselirken, Tesla %22, Amazon %12, Meta %14, Alphabet (Google) %10, Microsoft %10 yükseliş kaydetti.
"Yolsuzluk yapanlar için büyük bir gün"
90 gün erteleme kararının ardından özellikle sosyal medyada piyasalarda çöküşe neden olan hamlelere yoğun eleştiri vardı. The Atlantic yazarı David Frum yaşananları "Yolsuzluk yapanlar için büyük bir gün" ifadesiyle yorumladı ve Trump ve yakın çevresini hedef aldı.
Bitcoin yükselişte
Analiz şirketi Coinmarketcap'in verilerine göre, Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri 2 trilyon 630 milyar dolara ulaştı.
En büyük kripto para birimi olan Bitcoin'in fiyatı, son 24 saatte Trump'ın Çin hariç diğer ticaret ortakları için ek tarifelerin 90 gün süreyle durdurulduğunu duyurmasıyla yüzde 7’den fazla artarak 82 bin doların üzerine çıktı.
TSİ 21.31 itibarıyla 82 bin 662 dolardan işlem gören Bitcoin'in haftalık değer kaybı ise yüzde 5’in altında geriledi.
Beyaz Saray: ABD'ye bir yumruk attığınızda Trump daha sert karşılık verecek
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Çin'in ABD'ye misilleme yapmaya devam etmesi halinde Başkan Donald Trump'ın daha sert karşılık vereceğini belirtti
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan Donald Trump'ın Çin'e gümrük vergilerini yüzde 125'e çıkaran duyurusunun ardından basın mensuplarına konuyla ilgili açıklama yaptı. Sözcü Leavitt, "Başkan az önce açıklama yaparak Çin'e ek gümrük vergisi getirildiğini duyurdu. Çin'e uygulanan gümrük vergisi yüzde 125'e yükseltiliyor çünkü Çin tedbirsizce ABD'ye karşı misilleme yapmaya karar verdi. ABD'ye bir yumruk attığınızda, Başkan Trump daha sert şekilde karşılık verecektir" değerlendirmesini yaptı.
ABD 75 ülkenin yeni vergi oranlarını 90 gün erteledi, Çin'e yönelik vergileri %125'e yükseltti
ABD'li sözcü, Çin'in misilleme adımına karşılık 75'ten fazla ülkenin ABD ile gümrük tarifelerini müzakere etmek için Beyaz Saray ve Ticaret Bakanlığı ile irtibata geçtiğini vurguladı. Leavitt, "Dün bahsettiğim ülkeye özel müzakerelere devam edeceğiz. Bu müzakereler sürerken karşılıklı tarifelerde 90 günlük bir duraklama olacak ve tarife seviyesi alt limit olan yüzde 10 seviyesine indirilecek." şeklinde konuştu.
Trump'ın ağır gümrük vergilerini getirmesinin perde arkasında ne var?
ABD Başkanı Trump, TruthSocial hesabından bugün yaptığı açıklamada, Çin menşeli ürünlere uygulanan gümrük vergisini derhal geçerli olmak üzere yüzde 125'e yükselttiğini duyurmuştu. Trump, açıklamasında, "Umarım Çin, ABD ve başka ülkeleri istismar ettiği dönemin artık kabul edilemez olduğunu yakın zamanda anlar" ifadesini kullanmıştı.
75’ten fazla ülkenin temsilcisinin ABD’yi arayarak gümrük tarifeleri konusunda çözüm için müzakere yürütmek istediğini aktardığını kaydeden Trump, ABD’ye misilleme yapmayan bu ülkelere iyi niyet göstergesi olarak, ek tarifeleri 90 günlüğüne durdurduğunu ve bu süre zarfında karşılıklı tarife oranının alt limit olan yüzde 10 olarak uygulanacağını açıklamıştı.
Kaynak: AA
Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Filistin devletini gelecek aylarda tanıyabiliriz
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gelecek aylarda Filistin devletini tanıyabileceklerini ve bunun haziran ayında eş başkanlık edeceği iki devletli çözüme ilişkin uluslararası konferans kapsamında olabileceğini açıkladı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Macron, Mısır’a yaptığı 2 günlük ziyaretin ardından France 5 kanalına verdiği röportajda Filistin devletini tanıma konusuna değindi.
"(Filistin’i) tanımaya doğru ilerlemeliyiz ve önümüzdeki aylarda buna varabiliriz." ifadelerini kullanan Macron, tarih olarak haziranda Suudi Arabistan ile eş başkanlığını yapacakları iki devletli çözüme ilişkin uluslararası konferansı işaret etti.
Macron, Filistin’i tanıma meselesini konferansta nihayete erdirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı, 6-7 Nisan’da Mısır’a yaptığı resmi ziyarette iki devletli çözüme ilişkin Suudi Arabistan ile eş başkanlık edecekleri bir uluslararası konferans düzenleyeceklerini duyurmuştu.
Macron, 2024’te yaptığı açıklamada Filistin devletini tanımanın Fransa için bir "tabu" olmadığını belirtmişti.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Fransa’da muhalefet, Filistin devletinin derhal tanınması çağrılarını artırmıştı.
AB-Ukrayna ortak bildirisi: Rusya kabul ederse ABD'nin teklifi barış için önemli bir adım olabilir
Avrupa Birliği (AB)-Ukrayna Ortaklık Konseyi, ABD'nin önerisinin Rusya tarafından da kabul edilmesi halinde barış yolunda önemli bir adım olabileceğini açıkladı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
AB-Ukrayna Ortaklık Konseyi'nin 10. toplantısı Brüksel'de AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Komisyonunun Genişlemeden sorumlu üyesi Marta Kos ile Ukrayna Başbakanı Denis Şmigal'ın katılımıyla yapıldı.
AB tarafı, toplantının ardından kabul edilen ortak bildiriyle ilgili yazılı açıklama yaptı.
Açıklamaya göre taraflar, Rusya'nın saldırılarını kınayarak Ukrayna'nın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve özgürlüğünü savunma mücadelesindeki cesaretini takdir etti.
Taraflar, Rusya-Ukrayna Savaşı için ABD'nin ateşkes anlaşması önerisi de dahil olmak üzere Suudi Arabistan'daki ABD-Ukrayna görüşmelerinin sonucunu memnuniyetle karşıladı.
Rusya'nın kabul etmesi halinde ateşkes önerisinin bu yönde önemli bir adım olabileceğinin altını çizen taraflar, Rusya'nın barışı sağlama isteğini göstermesi gerektiğine işaret etti.
Taraflar, Ukrayna'nın savunma sanayisini daha fazla desteklemek, geliştirmek ve AB savunma sanayisiyle işbirliğini derinleştirmek için çalışmaları yoğunlaştırmanın stratejik önemini vurguladı.
Taraflar ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı saldırganlığını sonlandırana ve bu savaşın yol açtığı zararı telafi edene kadar Rus varlıklarının dondurulması gerektiğine dikkati çekti.
AB, taahhütlerini yineledi
AB, Ukrayna'nın kendini savunma hakkını kullanmasına, barışçıl, demokratik ve müreffeh bir gelecek inşa etmesine yardımcı olma konusundaki kararlılığını vurguladı.
Mühimmat ve füze teslimatı da dahil olmak üzere Ukrayna'nın acil askeri ihtiyaçlarını karşılamaya kararlı olduğunu ifade eden AB, ABD ve diğer ortaklarla birlikte atılacak adımları desteklemede üstüne düşeni yapmaya hazır olduğunu yineledi.
Kaynak: AA
İsrail'den yeni işgal ve sürgün planı: Refah kenti 'tampon bölgeye' dönüştürülecek
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazze'nin güneyindeki Refah kentini işgal ederek 'tampon bölgeye' dönüştüreceklerini açıkladı. Katz, ABD Başkanı Donald Trump’ın şubatta duyurduğu Gazze planını uygulamak için adımlar attıklarını söyledi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, 18 Mart’ta ateşkesi bozarak saldırıları başlattığı Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentini işgal ederek bütün Filistinlileri sürgün edeceklerini duyurdu. Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, Gazze'deki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayırmak ve parçalara bölmek için oluşturduğu 'Morag Koridoru'na düzenlediği ziyarette, "Geniş alanlar ele geçiriliyor ve İsrail'in güvenlik bölgelerine ekleniyor, bu da Gazze'yi daha küçük ve daha izole hale getiriyor” açıklamasında bulundu.
Bakan Katz, İsrail ordusunun Morag Koridoru ile Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru arasındaki bölgede "tam kontrol sağlayacağını" ve Refah'ı 'tampon bölgeye' dönüştüreceklerini açıkladı. Katz, ABD Başkanı Donald Trump’ın şubat ayında duyurduğu Gazze’deki Filistinlileri zorla yerinden etme planını uygulamak için adımlar attıklarını da öne sürdü.
Haaretz: İsrail Refah kentini işgal etmeyi planlıyor
İsrail ordusu, 18 Mart'a kadar geçerli ateşkeste tampon bölge olarak ilan ettiği Gazze Şeridi'nin çevresinde yüzde 18'lik bir alanı işgal ediyordu. Ateşkesi 18 Mart'ta bozarak Gazze Şeridi'ne yeniden saldırılarına başlayan İsrail ordusu, çok sayıda kent ve mahallede Filistinlileri "tahliye emirleri” tekrar zorunlu göçe tabi tutmaya başladı. Gazze Şeridi çevresinde tampon bölge olarak açıkladığı alanda da hakimiyetini genişleten İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ni ortadan ikiye ayıran Netzarim Koridoru'nu yeniden işgal etti. İsrail ordusu bunun yanı sıra Gazze'nin güneyindeki Refah ve Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran 'Morag' isimli yeni bir koridor inşa ettiğini açıkladı.
Kaynak: AA
Fransa'dan vatandaşlarına 'İran'a seyahat etmeyin' uyarısı
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, "keyfi tutuklanma riskine karşı" vatandaşlarını İran'a seyahat etmemeleri yönünde uyardı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Barrot, Fransız Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, tüm Fransız vatandaşlarına, "keyfi olarak gözaltına alınma veya rehin alınma riskine karşı" İran'a gitmeme ve İran'ı terk etme uyarısı yaptı.
Fransız vatandaşları Cecile Kohler ve Jacques Paris'in hala İran'da tutuklu bulunduğunu hatırlatan Barrot, İran'ı bu kişileri "rehin almakla" suçladı.
Barrot, İran'da tutuklu bulunan Fransızların salıverilmesi için çalıştıklarını belirterek, "Onların serbest bırakılması için İran rejimi üzerindeki baskıyı artıracağız. Gelecek pazartesi Lüksemburg'da İran devletinin rehin politikasından sorumlu olanlara karşı ek Avrupa yaptırımları uygulayacağız" dedi.
Barrot, ayrıca "rehin alınan" Fransız vatandaşlarının "konsolosluk korumasına ilişkin haklarının ihlal edildiğini" ve Uluslararası Adalet Divanına (UAD) İran'ı şikayet edeceklerini açıkladı.
İran'ın nükleer programına da değinen Barrot, bu ülkeyle nükleer müzakerelerin başarısız olması halinde "askeri bir çatışmanın neredeyse kaçınılmaz" olduğunu ve bunun bölgeyi "ciddi şekilde istikrarsızlaştıracağını" belirtti.
2 Fransız vatandaşı İran'da tutuklu
Ekim 2022'de İran'ın güneyindeki Şiraz kentinde tutuklanan Fransız vatandaşı Olivier Grondeau, 20 Mart'ta serbest bırakılmıştı.
Grondeau, İran'a karşı casusluk ve komplo suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Fransız vatandaşları Cecile Kohler ve Jacques Paris ise Mayıs 2022'de tutuklanmıştı. Kohler ve Paris, ülkedeki protestoları kışkırtmakla suçlanmıştı.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski: Bize karşı savaşan Çinlilerden haberdarız
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rus ordusunda Ukrayna'ya karşı savaşan Çinlilerden haberdar olduğunu söyledi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Zelenski, başkent Kiev'de düzenlediği basın toplantısında, Rusya-Ukrayna savaşındaki yeni gelişmeleri değerlendirdi. Donetsk bölgesinde, Rus ordusunda ülkesine karşı savaşan iki Çin vatandaşının esir alındığını hatırlatan Zelenski, onları daha sonra Ukraynalı esirlerle takas etmeyi düşündüklerini kaydetti.
Zelenski, bu iki esiri gazetecilerle bir araya getirmeyi planladıklarını ifade ederek, "Gazetecilere onlarla konuşma fırsatı vereceğiz ve bunun uygun olacağını düşünüyorum." diye konuştu
Ukrayna'da, daha fazla Çinlinin savaştığına dair bilgisi bulunduğunu ve Pekin yönetiminin de bundan haberdar olduğunu aktaran Zelenski, "Çin konusu ciddidir. Ukrayna topraklarında, pasaportları ve soyadları belli olan ve Ukraynalılara karşı savaşan 155 Çin vatandaşı bulunuyor. Pekin, resmi olarak bunu biliyor. Ruslar, Çin'in sosyal medya ağları üzerinden işe alım ilanları dağıtıyor" ifadesini kullandı.
Zelenski, Ukrayna'ya karşı savaşan Çin vatandaşlarının önce Moskova'da sağlık kontrolünden geçirildiğini belirtti.
Çin vatandaşlarının Ukrayna'ya karşı cephede savaştıklarına ilişkin ABD'ye bilgi verdiklerini aktaran Zelenski, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha'nın ise Çin tarafıyla temasta olduğunu bildirdi.
ABD-Ukrayna heyetleri haftaya bir araya gelebilir
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, ABD Başkanı Donald Trump'a Ukrayna'da ateşkes sağlanması konusunda verdiği sözü yerine getirmediğini savunan Zelenski şunları kaydetti:
"Sanırım Trump, Putin'in kendisine verdiği sözleri yerine getirmemesinden sinirli. Konuştukları her şeyi bilmiyoruz ama çok şey biliyoruz. O zaman gerçekten bir tepki olacağını bekliyoruz."
Zelenski, savaşın sona erdirilmesine yönelik konuları ele almak üzere ABD-Ukrayna heyetlerinin haftaya bir araya gelebileceğini ifade etti.
ABD'den 30 ile 50 milyar dolar değerinde silah satın almak istediklerini belirten Zelenski, bunun için gereken kaynakları ayarlamaya çalıştıklarını ve bunu Trump'a ilettiklerini bildirdi.
Trump İran'la askeri bir seçenek gündeme gelirse İsrail'in de buna dahil olacağını söyledi
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşma yapmalarının mümkün olduğunu, ancak askeri bir seçeneğin gündeme gelmesi halinde buna İsrail'in de dahil olacağını belirtti
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te başkanlık kararnamelerine imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Trump, ABD olarak cumartesi İran'la doğrudan müzakereler yapacaklarını ve buradan olumlu bir sonuç çıkmasının herkes için daha iyi olacağını söyledi.
ABD Başkanı, İran'da insanların çok akıllı ve zeki olduklarını ve mevcut durumun gayet farkında olduklarını dile getirerek, İran'la anlaşma konusunda "fazla bir şey istemediğine" değindi.
İran'ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olamayacağını ifade eden Trump, Tahran'la anlama yapamamaları durumunda ne olacağı sorusuna, "Eğer askeri müdahale gerekiyorsa, askeri müdahalede bulunacağız. İsrail'in de buna dahil olacağı aşikar. Ancak bunun lideri biz oluruz, kimse bize liderlik edemez. Biz istediğimizi yaparız" diye yanıt verdi.
Trump ayrıca, Rusya ile Ukrayna'nın mutlaka bir anlaşmaya varacaklarını umduğunu ve bunun için çok çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Çin'den vatandaşlarına ABD'ye seyahat uyarısı
Çin hükümeti vatandaşlarına ABD'ye seyahatlerinde güvenlik risklerine karşı dikkatli olmaları uyarısında bulundu. İki ülke arasında karşılıklı tarife artışı nedeniyle gerilim tırmanmaya devam ediyor
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Çin Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamada, "Çin ile ABD arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin bozulması ve ülkedeki güvenlik durumu nedeniyle Çinli turistler ABD'ye seyahatin risklerini değerlendirmeli ve seyahatlerinde dikkatli olmalıdır" ifadesine yer verildi.
Çin Eğitim Bakanlığı da ABD'nin Ohio eyaletinde Temsilciler Meclisinde kabul edilen yasa tasarısında yer alan; Çin vatandaşı öğrencilere yönelik negatif hükümlere işaret ederek "Yurt dışındaki öğrencilere, ABD'deki söz konusu eyalette öğrenim görmeyi seçerken güvenlik riski değerlendirmesini yapmalarını hatırlatıyoruz" denildi.
Ohio Temsilciler Meclisinde görüşülüp kabul edilen yasa, eyalet bütçesinden fon alan üniversitelere, Çin'in faaliyetlerine işaret ederek "yabancı etkisini kısıtlamaya yönelik önlemler" alma zorunluluğu getirilmesini öngörüyor.
Trump'ın tarife artışı ve Çin'in misillemesi
ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan'da "karşılıklı tarifeler" kapsamında Çin'e yüzde 34 ek gümrük tarifesi getireceğini açıklamıştı.
Çin, ABD'nin tarife artışına tepki göstermiş, yüzde 34'lük tarife artışına karşı aynı oranda ek tarife uygulayacağını duyurmuştu.
Başkan Trump da buna karşılık, Çin'in, karşılıklı tarifelere misilleme olarak getirdiği yüzde 34 ek tarife artışını geri çekmediği takdirde yüzde 50 ek tarife daha getireceğini ve Çin ile planlanan görüşmeleri iptal edeceğini bildirmişti.
Yeni tarife artışıyla ABD'nin Çin'den ithal ürünlere uyguladığı asgari gümrük tarifesi yüzde 104'e çıkmıştı.
Çin, Trump'ın ek tarife tehdidine de aynı oranda karşılık vererek ABD'den ithal ürünlere gümrük tarifesini yüzde 84'e yükselttiği ilan etmişti.
Trump da buna karşılık gümrük tarifesine yüzde 125'e çıkardığını duyurmuştu.
ABD, İran merkezli 5 kuruluşu yaptırım listesine aldı
ABD yönetimi, İran'ın nükleer programlarını destekledikleri gerekçesiyle İran merkezli 5 kuruluş ve 1 kişiyi yaptırım listesine aldı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, söz konusu kuruluşlara ve kişiye, İran Atom Enerjisi Kurumuna (AEOI) bağlı İran Santrifüj Teknolojisi Şirketi (TESA) de dahil olmak üzere, ülkenin nükleer programını yöneten ve denetleyen kurumları desteklediklerinden dolayı yaptırım uygulandığı bildirildi.
Açıklamada, "Thorium Power Company" (TPC), "Pars Reactors Construction and Development Company" (Satra Pars), "Azarab Industries Co."nun (Azarab), doğrudan veya dolaylı olarak AEOI'ye ait olmaları nedeniyle yaptırım listesine alındığı belirtildi.
İran merkezli "Atbin Ista Technical and Engineering Company"nin (AIT) ise TESA'yı desteklediği kaydedilen açıklamada, hem şirkete hem de şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Majid Mosallat'a yaptırım uygulanacağı aktarıldı. Açıklamada, "Pegah Aluminum Arak Company"nin (Pegah) de TESA için alüminyum ürünler ürettiği gerekçesiyle listeye alındığı ifade edildi.
Rusya ve ABD heyeti İstanbul'da görüşüyor: Masada neler var?
Rusya ve ABD arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi kapsamında, büyükelçilik faaliyetlerinin ele alındığı 2'nci toplantısı Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nda başladı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) heyetleri, diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik yürütülen temaslar kapsamında İstanbul'da ikinci kez bir araya geldi.
Toplantı bu sabah saat 10.00'da Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nda başladı. Görüşme için Rus heyeti konsolosluğa 09.27'de, ABD heyeti ise 09.44'te giriş yaptı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, toplantıya iki ülkenin dışişleri bakanlıklarından yetkililer de katılacağını söyledi. Rus haber ajansı TASS'da yer alan habere göre Zaharova, "Taraflar, diplomatların çalışmalarını engelleyen çeşitli, özellikle teknik engellerin kaldırılmasına yönelik çabalarını ele alacak" dedi.
Rus heyetine yine Aleksandr Darçiyev başkanlık ediyor. Şu anda Rusya’nın ABD Büyükelçisi olan Darçiyev, Şubat ayında Dışişleri Bakanlığı’nın Kuzey Amerika Departmanı direktörüydü. ABD heyetine ise ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Rusya ve Orta Avrupa’dan sorumlu yardımcısı Sonata Coulter liderlik ediyor.
Şubat ayındaki yine İstanbul'da yapılan ilk görüşme, ABD’nin İstanbul Başkonsolosunun konutunda yapılmıştı. Bu seferki görüşme ise Rusya’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda gerçekleşiyor.
Masada neler var?
TASS'daki habere göre heyetlerin konuşacağı konular şu şekilde,
ABD tarafından el konulan diplomatik mülklerin iadesi
Diplomatların seyahat özgürlükleri, vize ve finansal kısıtlamalar
İki ülke arasındaki doğrudan uçuşların başlatılması
Darçiyev, TASS'a verdiği demeçte görüşmelere ilişkin, “Bu, önceki ABD yönetiminin uyguladığı ve Rus diplomatik misyonlarının faaliyetlerini ciddi şekilde kısıtlayan 'zehirli mirasın' ortadan kaldırılmasına yönelik bir çabadır,” dedi.
'Ukrayna kesinlikle gündem dışı'
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce ise heyetlerin "ikili misyonların faaliyetlerinin daha da istikrara kavuşturulması konusunda ilerleme kaydetmeye çalışacaklarını" söyledi. Bruce, "Gündemde siyasi ya da güvenlik konuları yok ve Ukrayna kesinlikle gündem dışıdır" diye ekledi.
İkili ilişkilerin yürütüldüğü İstanbul Moskova ve Washington hattının tek temas noktası değil. Donald Trump göreve geldikten sonra taraflar en üst düzeyde temaslarını sürdürüyor: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Trump ile iki kez telefon görüşmesi yaptı. Her iki ülkenin üst düzey yetkilileri, Riyad’da bir araya gelerek ikili ilişkilerin geniş bir yelpazesini görüştü. Ayrıca Karadeniz tahıl girişiminin yeniden başlatılması konusunda da Riyad’da temaslar kuruldu.
İletişim başka formatlarda da sürdürülüyor.
İlk toplantı 27 Şubat'ta yapılmıştı
Taraflar, ilk görüşmelerini 27 Şubat'ta ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'na ait Arnavutköy'deki rezidansta gerçekleştirmişti. O toplantı yaklaşık 7 saat sürmüş, büyükelçilik faaliyetlerini etkileyen sorunlar görüşülmüştü.
Moskova ile Washington arasındaki ilişkilerin yeniden canlandırılmasına ilişkin çabalar, 18 Şubat'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da heyetler arası bir toplantıyla başladı. Taraflar, ikili işbirliğinin tam olarak yeniden başlaması için koşullar yaratma, büyükelçiliklerin çalışmalarına yönelik kısıtlamaları kaldırma ve Ukrayna'daki durumu çözme sürecini başlatma konusunda mutabık kaldı.
Trump yeni kararnameyi bu sözlerle duyurdu: Duşlarımızı yeniden harika yapacağız
ABD Başkanı Donald Trump, duş başlıklarında su basıncını dakikada 9,5 litreyle sınırlayan düzenlemenin kaldırılacağını duyurdu
Türkiye, İsrail ve Suriye üçgeni: Azerbaycan'da ilk teknik görüşme yapıldı
MSB'de haftalık basın bilgilendirme toplantısı yapıldı. Toplantıda, "Suriye'de istenmeyen olayların yaşanmaması için bir çatışmasızlık mekanizması kurulması konusunda dün Azerbaycan'da ilk teknik görüşme yapılmıştır" denildi
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Milli Savunma Bakanlığınca (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
İsrail ve Suriye gerginliği için Azerbaycan'da teknik görüşme
Tuğamiral Aktürk, İsrailli yetkililerin son açıklamaları ve kutsal mekanlardaki kışkırtıcı davranışlarının bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdığına dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarını ve Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerini sürdürmesinin yanında bölge ülkelerine yönelik saldırılarını durdurmaması bölgemizin istikrar ve barışına zarar vermektedir. Kendisine yönelen bir tehdit veya saldırı bulunmadığı halde yersiz ve temelsiz gerekçelerle Suriye'nin egemenlik ve toprak bütünlüğüne zarar vermeye, güvenlik ve istikrarını bozmaya yönelik provokasyon amaçlı saldırılarını sürdüren İsrail'in bu saldırıları bir an önce sonlandırılmalıdır. İsrail'i iyi komşuluk prensiplerine uygun hareket etmeye ve Suriye’nin istikrar ile güvenliğine katkı sağlamaya davet ediyoruz. Bölge güvenliğinin tesisi için; İsrail’in yayılmacı ve işgalci tavrından vazgeçmesi, uluslararası toplumun ise İsrail'in bu hukuksuzluğuna engel olma sorumluluğunu üstlenmesi gerekmektedir."
Açıklamada, İsrail ile ilgili, "Suriye'de istenmeyen olayların yaşanmaması için bir çatışmasızlık mekanizması kurulması konusunda dün Azerbaycan'da ilk teknik görüşme yapılmıştır" vurgusu da yapıldı.
Terör operasyonları
Türk Silahlı Kuvvetlerinin beka ve güvenlik için terörle mücadelesini ve hudut güvenliğinde etkin tedbirler almayı kararlılıkla sürdürdüğüne vurgu yapan Aktürk, "Son iki haftada Irak ve Suriye'nin kuzeyinde icra edilen terörle mücadele operasyonları ile 18 terörist etkisiz hale getirilmiş, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 1 PKK'lı terörist teslim olmuş, bölgede yapılan arama tarama faaliyetlerinde tespit edilen mağaralarda teröristlere ait çok sayıda silah, mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirilmiştir" ifadelerini kullandı.
Aktürk, hudutlarda ise 8'i terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 209 kişinin yakalandığını, 4 bin 43 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini belirtti.
Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar Irak ve Suriye'nin kuzeyi dahil etkisiz hale getirilen terörist sayısının 555 olduğu bilgisini veren Aktürk, hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1372, engellenen kişi sayısının da 21 bin 358 olduğunu söyledi.
Aktürk, ayrıca son iki haftada gerçekleştirilen operasyonlarda yaklaşık 10 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğinin bilgisini de verdi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin, uluslararası platformlarda üstlendiği sorumluluklar ile ikili ilişkiler çerçevesinde bölgesel ve küresel güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sunmaya devam ettiğine dikkati çeken Aktürk, şunları kaydetti:
"Bu vesileyle, 1952 yılından bu yana aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olduğumuz NATO'nun 76'ncı kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyoruz. Türkiye, İttifak'a katıldığı günden bugüne kadar olduğu gibi üstlendiği tüm görev ve misyonları başarıyla yerine getirmeye devam edecek, NATO'ya önemli ve belirleyici katkılarda bulunmayı sürdürecektir. 107 yıl önce Taşnak ve Bolşevik çeteleri tarafından Azerbaycan Türkü kardeşlerimize karşı gerçekleştirilen mezalimde hayatını kaybedenleri bir kez daha rahmetle anıyor, kardeş Azerbaycan halkının acısını gönülden paylaşıyoruz. Diğer yandan, Milli Mücadelemizin başladığı süreçte ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bugün dünyanın önde gelen haber ajansları arasında yer alan Anadolu Ajansının 105'inci, ülkemizin huzur ve güvenliği için kahramanca ve fedakarca görev yapan Türk Polis Teşkilatımızın 180'inci kuruluş yıl dönümlerini kutluyoruz."
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in faaliyetlerine ilişkin bilgiler de veren Tuğamiral Aktürk, "Sayın Bakanımız bugün, Sayın Cumhurbaşkanımızın Endonezya Cumhurbaşkanı ile gerçekleştireceği görüşmeye refakat edecek, yarın da Antalya Diplomasi Forumuna katılacaktır." bilgisini paylaştı.
ABD'de Demokrat kongre üyelerinden kampanya: Yasa açık, Elon Musk'ı kovun
ABD Temsilciler Meclisinde 77 Demokrat üye, koordineli "Musk karşıtı" kampanya başlattı. Demokratlar, Elon Musk'ın yasa gereği 130 günden fazla hizmet veremeyeceğini savunuyor
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD'de Temsilciler Meclisindeki Demokrat üyelerin, Başkan Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Elon Musk'ı "yönetimden ayrılmaya zorlayacağı" bildirildi.
Amerikan Axios haber portalının haberine göre, ABD Temsilciler Meclisinde 77 Demokrat üye, koordineli "Musk karşıtı" kampanya başlattı.
Demokrat üyeler, ABD Başkanı Trump'a yazdıkları mektupta "Yönetiminizden Musk'ın 30 Mayıs'a kadar istifasını, yasa gereği tüm karar alma yetkisini devredeceğini açıkça belirten acil kamu açıklaması talep ediyoruz." ifadesini kullandı.
Mektupta Musk'ın, "Tesla ve SpaceX dahil şirketlerinden çekilmeden bir yıl boyunca "özel hükümet çalışanı" olarak geri dönmesine izin verilmeyeceği vurgulandı.
Haberde, başlatılan kampanya için "özel hükümet çalışanlarının 130 günden fazla hizmet vermemesi yönündeki yasal gerekliliğin" dayanak gösterildiği belirtildi.
"Zaman geçiyor, yasa açık"
Temsilciler Meclisinin Demokrat üyesi Greg Casar, sosyal medya hesabı X'ten, "Yasa gereğince Elon Musk, 30 Mayıs'a kadar görevden alınmalı." paylaşımında bulunarak Trump'a net mesaj gönderdiklerini bildirdi.
Casar, "Zaman geçiyor, yasa açık. İnsanlar izliyor. Elon Musk'ı kovun." ifadelerini kullandı.
ABD basınına açıklamasında Cumhuriyetçiler üzerindeki kamuoyu baskısının 30 Mayıs'a kadar artacağını ileri süren Casar, Demokratların "emre amade yasal ve politik araçlarla kamuoyu baskısının tüm gücüne" sahip olduklarını savundu.
ABD ve Rusya heyetlerinden İstanbul'da 6 saatlik görüşme
ABD ve Rusya heyetlerinin İstanbul'da düzenlediği toplantıların ikincisi sona erdi. Görüşme yaklaşık 6 saat sürdü
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD ve Rusya heyetleri, büyükelçilik faaliyetlerini görüşmek üzere Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğunda yaklaşık 6 saat süren görüşme gerçekleştirdi.
Büyükelçilik faaliyetlerine ilişkin konuların ele alındığı görüşme, Beyoğlu'ndaki Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nda saat 09.45'te başladı ve 15.35'te sona erdi.
Görüşmenin ardından ABD heyeti, Rusya'nın İstanbul Başkonsolosluğu rezidansından ayrılırken, konuya ilişkin açıklama yapılmadı.
Rus heyetine Rusya'nın Washington Büyükelçisi Aleksandr Darçiyev, ABD heyetine ise Dışişleri Bakanlığı'nın Rusya ve Orta Avrupa'dan sorumlu Müsteşar Yardımcısı Sonata Coulter başkanlık etti.
Görüşmeye, Türk ve yabancı çok sayıda basın mensubu yoğun ilgi gösterdi.
Ana gündem "büyükelçilik operasyonları"
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, İstanbul'daki ikinci görüşmede yalnızca "büyükelçilik operasyonlarına" odaklanılacağını, Ukrayna'nın güvenliği ya da herhangi bir siyasi veya güvenlik konusunun gündemde olmayacağını belirtmişti.
Bruce, "ABD ve Rus heyetleri, ikili misyonlarımızın operasyonlarını daha da istikrara kavuşturmak için ilerleme kaydetmeye çalışmak üzere 10 Nisan'da, İstanbul'da ikinci kez bir araya gelecek." demişti.
İlk olarak 18 Şubat'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya gelen Rusya ve ABD heyetleri, ikili ilişkilerin yeniden tesisi ve Ukrayna'daki savaşa son verilmesi gibi başlıkları ele almıştı.
Taraflar, büyükelçilik faaliyetlerini ele almak üzere İstanbul'daki ilk görüşmeyi ise 27 Şubat'ta ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu rezidansında gerçekleştirmişti. Arnavutköy'deki görüşme yaklaşık 6,5 saat sürmüştü.
Türkiye, hem barışa katkı sağlama hem de görüşmelere ev sahipliği yapma konusundaki kararlılığını sürdürüyor.
Rusya'ya e-vize ile gelenlerin ülkede kalma süresi uzatıldı
Rusya'ya e-vize ile gelen yabancı uyrukluların ülkede kalma süresi 16 günden 30 güne çıkarıldı. E-vize'nin geçerlilik süresi de 60 yerine 120 gün olacak
ABD Temsilciler Meclisi oy kullanmak için vatandaşlığın kanıtlanmasını zorunlu kılan tasarıyı kabul etti
ABD'de Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın önceliklerinden biri olan, oy kullanmak için vatandaşlığın kanıtlanmasını zorunlu kılan tasarıyı kabul etti
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada, Cumhuriyetçilerin oylarıyla kabul edilen tasarı, Amerikalıların oy kullanma sürecinde vatandaşlıklarını kanıtlamasını zorunlu kılıyor.
Söz konusu tasarı, Başkan Trump'ın seçimle ilgili en önemli önceliklerinden biri olarak dikkati çekerken, tasarının yasalaşması halinde artık tüm seçmenler vatandaş olduklarını kanıtlayan belgeleri ibraz ederek oylarını kullanabilecek.
Tasarıya karşı çıkan Demokratlar ise uygun belgelere erişimi olmayan milyonlarca Amerikalının oy kullanma hakkından mahrum bırakılması riskini taşıdığı uyarısında bulundu.
Tasarının yasalaşması için Senato'da da onaylanması ve Trump tarafından imzalanması gerekiyor.
ABD Başkanı Trump, seçim sürecindeki açıklamalarında vatandaşlığını kanıtlayamayan birçok kişinin seçimlerde oy kullandığını ve bunun seçim sonuçlarını etkilediğini savunuyordu.
Kaynak: AA
Beyaz Saray açıklık getirdi: Çin'e uygulanacak toplam gümrük vergisi oranı yüzde 145
Beyaz Saray, fentanil krizi nedeniyle halihazırda uygulanan yüzde 20 oranındaki vergiyle birlikte Çin'den ithal edilecek ürünlere yönelik toplam gümrük vergisinin yüzde 145'e ulaştığını açıkladı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün yüzde 125'e yükseltileceğini duyurduğu Çin'e yönelik gümrük vergisi oranının yalnızca karşılıklı tarifeleri kapsadığını belirterek, toplam gümrük vergisi oranının fentanil krizi dolayısıyla uygulananlar dahil edildiğinde yüzde 145'e ulaştığını bildirdi.
Apple'dan Trump'a karşı Hindistan hamlesi: ABD'ye 6 haftada 1.5 milyon adet iPhone ithalatı
Beyaz Saray yetkilisi, konuya ilişkin AA muhabiriyle bilgi paylaştı. Trump'ın yüzde 125'ten bahsederken, yalnızca karşılıklı vergilere atıfta bulunduğunu aktaran yetkili, yüzde 20'lik fentanil tarifeleri dahil edildiğinde toplam oranın yüzde 145'e çıktığını kaydetti.
Mahfi Eğilmez'den gümrük vergisi değerlendirmesi: 'Türkiye'nin de avantajı elinden alınmış oldu'
ABD Başkanı Trump, Truth Social sosyal medya hesabından dün yaptığı paylaşımda, ticaret, ticaret engelleri, gümrük vergileri, kur manipülasyonu ve parasal olmayan tarifeler gibi konularda çözüm bulmak için 75'ten fazla ülkenin kendileriyle iletişime geçtiğini bildirmişti.
Bu ülkelerin ABD'ye karşı hiçbir şekilde misillemede bulunmadığını belirten Trump, ek gümrük vergilerinin 90 gün süreyle durdurulmasını, bu sürede yüzde 10'luk temel vergi oranının uygulanmasını onayladığını kaydetmişti. Ancak Trump, Çin'e uyguladığı gümrük vergisini ise yüzde 125'e çıkardığını açıklamıştı.
Kaynak: AA
Kriz beyaz perdeye taşındı: Çin, ABD'den film ithalatını azaltacak
Çin, ABD ile karşılıklı gümrük vergisi artışlarıyla tırmanan gerilim nedeniyle bu ülkeden film ithalatını azaltacağını duyurdu
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
Çin'de vizyona girecek yabancı filmlerin seçilmesi ve uygulanan kotalardan sorumlu Çin Film İdaresi (CFA), gümrük vergisi artışlarının sinema sektöründeki alışverişi nasıl etkileyeceğine dair açıklama yaptı. Açıklamada, ABD'nin Çin'e karşı gümrük vergilerini istismar ederek 'yanlış tercih' yaptığı, bu durumun "Çinli izleyicilerin ABD filmlerine ilgisini kaçınılmaz olarak azaltacağı" belirtildi.
Beyaz Saray açıklık getirdi: Çin'e uygulanacak toplam gümrük vergisi oranı yüzde 145
CFA'nın piyasa kurallarına uygun hareket ederek izleyicilerin tercihine saygı duyacağının ifade edildiği açıklamada, ABD filmlerinin ithalatının 'makul ölçüde azaltılacağı' bilgisi verildi. Açıklamada, Çin'in dünyanın en büyük ikinci sinema pazarı olduğu belirtilerek, piyasadaki talebi karşılamak üzere kaliteli yabancı yapımların seyirciyle buluşturulmaya devam edileceği vurgulandı.
Mevcut ticaret anlaşmaları uyarınca Çin'de her yıl 34 yabancı film gösterime giriyor. Gelir paylaşımı esasına göre yapılan gösterimlerde filmin sahibi olan stüdyo bilet gelirlerinin yüzde 25'ini alıyor.
Apple'dan Trump'a karşı Hindistan hamlesi: ABD'ye 6 haftada 1.5 milyon adet iPhone ithalatı
ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan'da aralarında Çin'in de olduğu ticaret ortaklarına 'karşılıklı tarifeler' kapsamında ek gümrük vergileri açıklamıştı. Çin'in karşılık vermesiyle iki ülke arasında başlayan restleşme sonunda ABD, Çin'e uyguladığı gümrük vergisini yüzde 125'e kadar çıkarmış, Çin de ABD'ye yüzde 84 gümrük vergisi getirmişti. Washington yönetimi, diğer ülkelerde getirdiği ek vergileri 90 gün ertelerken, Çin'e yönelik ek vergiler yürürlüğe girmişti.
Kaynak: AA
Apple'dan Trump'a karşı Hindistan hamlesi: ABD'ye 6 haftada 1.5 milyon adet iPhone ithalatı
Trump'ın gümrük vergilerine karşı ana üretim merkezi Çin olan Apple'dan Hindistan hamlesi geldi. Reuters'a göre Apple, Hindistan üzerinden mart ayından bu yana ABD'ye yaklaşık 1,5 milyon adet iPhone ithal etti
Hamas'a destekle suçlanan Filistinli iş insanı Harvard yönetiminden ayrıldı
'Hamas’a yardım ve destek ' suçlamasıyla 7 Nisan’da hakkında dava açılan Filistinli iş insanı Bashar Masri, Harvard Üniversitesi Kennedy Hükümet Okulu Dekan Konseyi'ndeki görevinden istifa etti
ABD’nin Ukrayna Büyükelçisi Brink istifa etti
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’nin Ukrayna Büyükelçisi Bridget Brink’in görevinden istifa ettiğini açıkladı
A+ Yazı Boyutunu BüyütA- Yazı Boyutunu Küçült
ABD-Ukrayna ilişkilerinde yeni gelişme yaşandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’nin Ukrayna Büyükelçisi Bridget Brink’in görevinden istifa ettiğini açıklayarak, "Büyükelçi Brink görevinden ayrılıyor. Üç yıldır bir savaş bölgesinde görev yapıyordu ve bu uzun bir süre" dedi.Görevden kendi isteğiyle ayrıldığı aktarılan Brink, ABD’nin eski Başkan Joe Biden tarafından Mayıs 2022’de söz konusu göreve atanmıştı.Brink’in yerine kimin geleceği henüz belli değil fakat adı açıklanmayan kaynaklar, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşleri Bürosu’nda Doğu Avrupa’dan Sorumlu Bakan Yardımcısı Vekili Christopher Welby Smith’in adının ön plana çıktığını ifade etti.
Zelenski, Brink’i eleştirmişti
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, memleketi Krivoy Rog’da 9’u çocuk toplam 20 kişinin öldüğü Rus saldırısı sonrası Brink’i yaptığı paylaşımda saldırıdan açıkça Rusya’yı sorumlu tutmaması nedeniyle eleştirmiş, "Bu kadar güçlü bir ülke, bu kadar güçlü bir halk, ama bu kadar zayıf bir tepki. ’Rus’ kelimesini söylemekten bile korkuyorlar" demişti.


Yorumlar